aslında allah'ı kabul etmek yani iman etmek mantıklı ve kolay olandır. inkar etmek daha zor ve mantıksızdır. iman gözünüzü açar ve allah'ın nizamının nasıl da işlediğini hayretler içinde izlersiniz. inkar zordur. çünkü fıtratta olan bir şeyi inkar etmek için beyninizin bir sürü sebepler-nedenler uydurması gereklidir. buda zahmetli bir iştir. zordur.
islam dini çerçevesinde bizi Var ederken yine bize soruduğunu düşündüğüm yaratıcıdır. Yoksa öyle kafasına göre yaratıp iyi davran yoksa cehenneme atarım he gibi bir çocukluk yapmaz herhalde.
Kısacık hayata ona kulluklarını kanıtlamak için gelen insanların kiminin sanki bu dünyada yaşamak için gelmiş gibi olumsuzluklar karşısında anlamsızca konuşacağını da bilen, her şeyi en doğru şekilde bilen ve her işi şu an belki de anlayamayacağımız şekilde üstün bir hikmetle yapan, kullarına sonsuz mutluluk verecek olan rabbimiz.
inşallah kulu olmayı güzellikle başarır, bir ömür sürdürürüz.
Keşke yukarıda iyi bir tanrı gerçekten var olsaydı. Keşke insanlar iddia ettiği gibi gerçekten ona inanıp kötü bir şey yapacak olduklarında ondan korksalardı. Keşke bize bu dünyayı cennet yapacak bir kitap hediye edilmiş olsaydı. insan olmak Allah olmaktan çok daha zor bu yüzden çok daha onurludur.
Allah, devlet gibi bir şeydir güzel kardeşlerim.
islam inanışı içinde tasavvuf bakış açısı ve alevi kültürü incelemeye değer bulurum.
zor anlarımda sığındığım böyle bir şey olmasaydı ne yapacaktık biz. her şeye ver herkese rağmen sıradanlığın ötesinde bir yüce olması insanı ferahlatıyor. ateistler şimdi gelip işte zaten bu yüzden allahı siz yarattınız demeyin ırzınızı sikerim benim entrym üzerinden günah yazdırmayın bana sağdaki meleği salarım üzerinize bak.
insanların yarattığı yüzlerce tanrıdan biridir. inanç sistemlerinin tek tanrıya evrilmesinin ardından, islamiyetten önceki arap paganlığında diğer tanrıların başı olarak kabul edilen ve kabedeki en büyük putu temsil eden tanrının biçim değiştirmiş halidir.
insanların kendi iradesiyle yaptığı kötülük ve sapıklığı Allah'a fatura etmek ,cehalet yobazlık ve dangalaklıktır.alemlerin rabbine hamdolsun,yeri göğü yaratana şükürler olsun,zerreden kürreye emrini veren ilahımıza hamdusenalar olsun.
Söylemek istediğim birkaç şey daha var. Ben inanmayı aşık olmaya benzetirim hep. Neden bilmiyorum ama bence çok benziyorlar.
Mesela aşık olup olmamak sizin elinizde değildir. Birisini görürsünüz, o andan itibaren uzun bir süre sürekli olarak onu düşünürsünüz ve böylelikle ona aşık olursunuz. Sonra vakit geçer geçer hislerinizin eskisi kadar yoğun olmadığını fark edersiniz. Onu görünce eskisi kadar heyecanlanmazsınız mesela.
iman etmek de tam olarak böyle olmasa bile bence biraz böyledir.
Bir an geliyor, her işi bırakıp sadece Allah'a yönelmek istiyorsunuz. Tüm kalbinizi yalnızca o'na açıyorsunuz. Sonra bir olay veya bir düşünce kafanızı yemeye başlıyor ve sonra fark ediyorsunuz ki eskisi gibi hissetmiyorsunuz...
Keşke hep hissedebilsem. Ama o zaman da dünyada olmanın bir anlamı olmazdı heralde. Tasavvuf ehline sormak gerek.
Sen doğruyu aradıkça doğru da seni arar.
Sen iyi olmaya çalıştıkça tüm iyilikler de mutlaka seni bulmaya çalışacaktır.
Bence yapacağın şeyler güzel şeyler. Yolun ve kalbin açık olsun.
inanmak isteyen bir ateist olarak, şu ana kadar anladıklarımdan yola çıkarak şöyle bir şey düşündüm: Şu an inanamıyorum çünkü çok fazla kötülüğün içerisindeyim. Örneğin kibirlilik, haz peşinde olma, az ile yetinmeme, yanlış hayaller peşinde olma, sürekli daha çok şey isteme gibi. Bunlarla başa çıkmaya başlayacağım. Belki bu sayede inanamama durumu allah tarafından kaldırılır.