allah'ın yarattığı bir beyinle allah'ın nasıl var olduğunu anlamaya çalışmak çok komiktir. ergen işte kendi daha dün ortalıkta yokken bir anadan doğmuş ben bir anadan doğduğuma göre allah da öyle olmalı zannediyor.
allah'ın kendisi yaratıcıdır yaratılan bizizdir. allah tektir doğurmamıştır doğurulmamıştır. hiç bir şey ona denk olmamıştır olamaz.
az biraz düşünülse işin içinden cikilacagi sorudur. bu soru erkek arkadasin dogum yapti cocuk kiz mi erkek mi kadar sacmadir.
allah i yaratan olsaydi onu kim yaratti sorusunu akla getirir bu dusunce de sonsuza kadar boyle devam eder hududu fazla zorlamamak gerek.
ateistleri bir şeylere yanıt verememekle itham etmek gerçekten komiktir. böyle düşünenler öncelikle şapkalarını önlerine koyup sordukları sorulara kendi dogmalarının ne cevap verdiğine bir baksınlar. yaptım oldudan öteye gitmez şeyler...
soru. kimin kimi yarattığını sorgulayan bir soru.
mitoloji hocam sormuştu en son hiç unutmam "ben yarattım" demiştim, öyle bi baktı ki kadın suratıma
dalga mı geçiyorum yoksa ciddi miyim anlayamadı.
sonra anlattım boşverin kitapları, karşımdaki bilim insanı olduğu için benden iyi bildiğine yorumladığına emindim zaten.
boşverin dedim kitapları onların amacının nasıl çıktığının hepimiz farkındayız, hiç değilse sorgulayan insanlar farkında.
yazılanlarla bilimin ters düştüğünü vesaire. sonra birinin bi inancını anlattı, bilimsel olarak açıkladı, pek anlamadım proteindir,
odur budur. fakat olay şuydu, uzaydan bi yerden düşen bir gök taşı taşıdığı mineraller, proteinler derken dünyaya hayatı taşımış,
inanç bu yöndeydi. şu kitapları gönderene inanmaktan daha inanılır geldi bana.
ben hep tanrıyı kendim yarattığıma eminim, çünkü tanrı,din vicdandır benim için.
tanrıya yakın olmak için en yakındaki ibadethaneye gitmek yetiyosa eğer, odanda tek başına da yakınsın tanrıya bence.
kötüyü günah, iyiyi sevap olduğu için yapma zaten sen yarat tanrını, yap iyiliğini kendin için. kötülük de öyle.
tavuk yumurtaya dönüyo ne zaman tartışsam bunu. ama eski yunanda da tanrılar vardı hem de tonlarca.
demem o ki zaman geçiyor, teknoloji bilim ilerledikçe inanışlar değişmiş, yarın bir gün başka birşey olacağını kimse bilemez.
hele elden ele geçerken şekil değiştiren kitaplardan hiç.
eğer yaratılan her şeyin bir yaratıcı olmak zorundaysa, yada varlık bir yaratıcı gerektiriyorsa o zaman var olan her şeyin bir tanrısı olması lazımdır. bu ya kendi dışında ya da kendi içinde olması lazım. yani ben varsam ya ben tanrıyım ya da benim bir tanrım var. allah varsa o zaman o kendi kendinin tanrısıdır oluyor bu. ayrıca insanların da tanrısıdır da oluyor.
ama mesele burada bitmiyor, eğer allah kendi kendini var ettiyse o zaman sonsuz olmuyor, varlık zamanı varsa zaman kavramı içine girer ve bu sonsuzluktan onu kurtarır.
bu da tanrının varlığının sonsuzluğunu yok eder.
ha bunların dışında zaten vardı yaratılmadı görüşü var. ( bu aslında daha mantıklı)
ama bu da var olmanın yaratılma gerekmediğini ortaya koyar ve var olanın zaten var olduğunu.
yani sonuç olarak iki türlü de tanrının bir yaratıcı olmasının gereksiz bir soru olduğu karşımıza çıkıyor bence.
efem baslangıcı ve sonu olan ebedi ve ezeli olanı anlayamaz.
artı zaman kavramı yaratılanlar için vardır.
beyni calıştırmaya %1 kısmından baslanılmalıdır.
aklı gözü olan sadece maddeyi görür maneviyatta kördür.
- Tanrı zamandan evrenden bağımsızmış. Evreni yada zamanı her şeyi o yaratmış... Peki iyi de tanrı bunları yaparken sen yanında mıydın ? Nereden biliyorsun be kardeşim ?
- Bilmiyorum ama öyle işte, kitapta yazıyo, inanıyorum hissediyorum.
- Tabi mesela bende sayısal bana çıkar diye hissetmiştim ama olmadı...
Eğer allah sonsuzsa şöyle bir durum ortaya cikiyor. Sonsuz denen şey bir zaman birimidir ancak yalnızca insanlara gore bize gore de allah sonsuzsa allaha gore onun sonsuzluk biriminin ucundaki alla kafam yandi sabah sabah anlatmaya calistigim şeyi anlayan vardır inaniyorum