Allahın ne evveli vardır ne sonu vardır. Allahın harici ise ezeli değil, ebedi değildir. Allah nerededir dediğimiz zaman yer bir mekandır. Mekan ise evveli olan sonu olan hadis olandır. Allan ebedi ve ezeli olması hasebiyle mekan yokkende var olması sebebiyle Allah için bir mekan söz konusu değildir. Ezeli olan bir zata hadis olan bir şeyin bitişmesi mümkün değil.
Allah nerededir sorusuna verilecek cevap ise;
"Allah mekandan münezzehtir."
Allah her yerdedir ifadesi kudretiyle, bilgisiyle bu manada denilecekse doğrudur. Eğer Allah zatı itibariyle her yerde denilirse bu bir mekan isnat etmektir dogru ifade olmaz.
Her yerde. Yönsüzlük. Mekan pusulası şaşar durur, dört bir yönde döner durur. Doğu da batı da onun olduğu gibi, kuzey ve güney de onun ve yönlerden münezzehtir. Kimisi için eski bir evin küpçe olan ve beytullah olarak bilinen mekanın içinde, kimisi için küpçe evin attığı kalpte. Şah damarında... Bize bizden daha yakın olduğunu söyler. Uçsuz bucaksız devran ile biz arası bir yerde.
O, mekandan, beşeri zihin örgüsünden, algılardan münezzehtir.
Sema'da değildir, sema da var olduğu yerler arasındadır.
Nerede kelimesi zaman ve mekan bildirir. Ben tanrının bütün bu şeylerden noksan olduğunu düşünüyorum. Ama yahudilere göre kudüste, müslümanlara göre kabede aslında müslümanlar burada çelişiyor. Madem Allah zamandan ve mekandan münezzeh o halde neden her sene gidip bir kare taşın etrafında dönüyorsun. Yok bu bir ritüelse o zaman senin hindulardan ne farkın var?
Şah damarında atıyor. Şah damarından daha yakın olduğunu söylüyor. Şah damarı atışı damardan daha yakındır. Ne gökte ne de yerdedir, ne doğuda ne kuzeyde, ne yücelerde ne derinlende. Mütevazı kudret yakınında. Atışa odaklan.
Tanrı varsa, her yerdedir. Kafamızdaki tanrı varlıgından farklı olarak bi simulasyonun içerisindeysek ve tanrımız gelişmiş bir uygarlıgın içerisinde yaşayan üst düzey bir bilim insanı ise, belki de şu an evinin havuzunda güneşleniyor olabilir. tanrı yoksa, o zaman zaten sorunun muhattabı da yok.
başlık, şu sözlerle açılmış: “allah insanın kendi içindedir.
allah her yerde değildir. bende allah yok”
sözlükte bu ve benzer başlıkları sıkça görüyoruz. hadisenin özü düşünen insan için gayet basittir:
“senin itirazın nerede ve nasıl bir yerdedir? dilde değildir, ağızda değildir, göğüste değildir; bu cümleyi eş, parça parça ve zerre zerre et, bak, bu itiraz ve düşünceyi bunlarda tamamıyla bulur musun?
o hâlde senin düşüncenin yerini bilemedin; düşünceyi yaratanın yerini nasıl bilirsin? sana o kadar, binlerce düşünce ve hâller ârız oluyor ve bu senin elinde, kudretin ve hükmün altında değildir. eğer bunun çıktığı yerin neresi olduğunu bilseydin ona ilâve ederdin. bütün bu şeylerin sende bir yol geçidi var ve sen nereden geliyor, nereye gidiyor, ne yapacaktın; bunlardan habersizsin. kendi durumunu bilmekten âciz olduğun hâlde, yaradanını nasıl bilirsin?”
Kısa ve öz tanım isteyenler için:
“Allah o kadar zahirdir ki, zuhurunun şiddetinden gaiptir”
Allah içimizdedir ve allah dışımızdadır. Evrendir her yerdedir. Ve eğer müdahale ediyorsa yaşadıklarımıza bir nefes kadar uzakta olduğunu bilmek belki yapmakta olduğunuz ve yapacağınız kötülüklere engel olur. Dini bir kenara bırakın da yaratıcı varsa eğer sizi görüyor. Ona göre davranın.