-ali gel.
+geldim oya buyur.
-ali ata bak.
+oya ata baktım.
-ali topu tut.
+oya topu tuttum.
-ali okul açıldı.
+oya okul ne güzel.
-ali okula koş.
+oya okula koştum.
-ali bayrak as.
+oya bayrak astım.
-ali ılık süt iç.
+oya ılık süt içtim.
-ali su getir.
+al oya bu su.
-ali çay demle.
+peki oya peki.
-ali çamaşırları as.
+hıhı oya hıhıı.
-ali iki yumurta kır.
+tabi oya tabi.
-ali camları sil.
+olduu oya ooldu.
-ali bakkala git kısa samsun al.
+yuhh oya yuh.
-ali bana diklenme.
+oya çeneni kapat.
-ali bir dediğimi iki etme.
+oya az ye de bir hizmetçi tut.
-ali canımı sıkma.
+oya ayağını denk al.
-ali beni tehdit etme.
+oya canıma yetirme.
-ali fişine itaat et.
+oya beni oraya getirtme.
-ali fişten kovuldun.
+sen kovmadın ben istifa ettim beleşçi oya. yıllardır ne bu senden çektiğim çilem. ali koş, ali düş, ali amuda kalk. yetti canıma artık. uşağın mı var senin burda.
-ali kısa kes.
+yok canım öyle kısa cümleler artık yok. çoluk çocuk okuma yazma öğrencek diye yıllardır anam ağladı.
muhtemelen çocukluğunda kara çizgilere sahip olan kişilerdir. hemen hemen her fişte adı geçince insan paranoyaya bile bağlayabilir nitekim. tanıştığınız ali ler ile çocukluklarına inmeye kalkmayınız karşınızda ağlayan bir adam bulabilirsiniz.
muhammed ali nin hayatını anlatan ali rolünde will smith in oynadığı micheal mann filmi. boks filmi olarak izlemeye başladığım film izlediğim en güzel film olmuştur belki de olayların gerçek olması bir etkendir. olağan şüphelilerden sonra replikleri ezberlenmesi gereken ikinci filmdir.
entarisi nin al olması anlaşılabilen ama şeftalisinin nasıl olurda bal olduğu bir türlü anlaşılamayan kişi. aliye olmasın o diyeceğim entari ne alaka o zaman.*
Mahallemizin sevimli kardeşlerindendir.. Bu kardeşimizin emrinde olan, sınıf kapısına ve okul kapısına diktiği adamları vardır. Önümüzdeki eğitim döneminde 2. sınıfa gidecek. Hayal gücü çok geniş olan bu kardeşimiz, her okuldan geldiğinde bi hikaye anlatır fakat hepsini sonradan unutur. Bir keresinde okulda bi arkadaşını dövdüğünü anlatmıştı. Çocuğun kafasına 14 dikiş atılmış ama gelin görün ki bizim ali'ye bişe olmuyor çünkü çocuk korkudan annesine söyliyemiyor durumu. Geçende arkadaşlarla takılırken ali yanımıza geldi ve bu olayı bir daha anlatmasını istedim. Aramızda şöyle bi diyalog gelişti.
- Ali olm şu geçen bi çocuk dövmüşsün ya kafasına 14 dikiş atmışlar anlatsana onu.
+ yoo ben öyle bişe anlatmadım ki abi.
- geçen anlattın ya ali, bankta beraber oturuyoduk, osman (bir numaralı kankası, beraber okula yazıldılar, ilk günden birisini dövmüşler sınıflarını ayırdılar.) da vardı.
+ haa hatırladım o çocuğu ben dövmedim ki arkadaşım dövdü. Çocuğa 79 dikiş attılar. çocuğun ailesi okula geldi. sonra ben arkadaşımı kaçırdım.
- Onu boşver ali. Sen hiç uzaylılarla savaştın mı? onu anlat bakalım.
+ yok savaşmadım.
- Peki çetelerle savaştın mı onu anlat?
+ onu anlatcaktım işte abi konuşturmuyosun ki.
- ehehe yavşağa bak anlat bakalım hadi.
+ Şimdi dayak yiyen çocuğun ailesi geldi işte bende arkadaşımı aldım hemen arka bahçeye kaçtım. Bi baktılar ki çocuk yok. Aradılar bulamadılar. Bi baktılar ki ben de yokum. Benim annemede haber verdiler. Benim annemide çağırdılar. Panik oldular. Okulda her tarafta bizi aradılar. Biz arka bahçede saklanıyoduk. Oraya bakmaya gelirken arkadaşla demirlerden yukarı doğru tırmandık. Kapalı bi kapı vardı. Bi tahta bulduk kapıya tak bi koyduk kapı açıldı. Sonra merdivenlerden çatıya çıktık. Bi baktım çatıda 50 kişilik bi çete. Arkadaşa dedim dur ben hepsini hallederim.
Sonrası bildiğiniz klasik hikaye ona bi tekme, buna kafa, şuna yumruk. herşeyi anladıkta 50 kişilik çete neden çatıda takılıyor. Semtteki aydınlara açtık konuyu, tüm semt sabah akşam bunu düşünüyor fakat hala çözemedik.
Anlat be dostum Ali!
insanları daha tanımadığım belli
Anlat bana şu insanları dostum, anlat
Ne yapsam, vazgeçemiyorum, sevmekten
Kurtulamadım, aşk ile çarpan şu yürekten
Anlat be Ali anlat!
Suç mu sevmek gerçekten
Ne kara günler gördüm ben, ne acılar
Bir başıma yaşadım, aylar, yıllar
iyi günde çoktur dostlar
insanı çok severler
Ah be Ali!
Düşmeye gör, bırakır gider şerefsizler
Ama göğsümüzü germek kalır bize yine, gururla
Övünürüz, şahlanırız, yıkılmadığımız acılarla
Anlat be dostum Ali
Bugünlere geldim ne zorluklarla
Kalbimdeki her acı
Alnımdaki her çizgi
Bir madalyadır, hayattaki savaşlarla
Anlat be dostum Ali
insan sevince en büyük yanlışı mı yapıyor sence
Ah be dostum Ali ah!
Oysa sevmek en güzel, en hoş duygu bence
Canım dostum, Ali’m
Nefretten vazgeçelim, gel yine sevelim
Anlat demiyorum bak aşkı, sevgiyi
Onlar anlatılmaz, yürekte yaşanır
Sevdiğin yanın da olmasa da
Ömür boyu aranır
insanın bir dert ortağı, sırdaşı
Kalbinde biri olmalı
Yoksa bu hayata nasıl katlanır
Anlat be dostum Ali anlat
Sevmeyi ben biliyorum
Sen bana insanları anlat
ikiyüzlüleri, yalancıları anlat
Benim yüreğim sevgi dolu
Sen bana vicdansızları anlat
Madem, çok insanlar gördüm, diyorsun
Madem ki biliyorsun
Anlat be dostum
Anlat be Ali anlat...