ali taran ve selma hanım ile yapılan röportajı okuyunca tüylerim diken diken oldu. neden derseniz işte şu cümlelerden ve o başkaları için söylenen terk etme olayının gerçek olmasından.
A.T: Onkoloğumuz Selma'ya, 'Siz en güzel iki hastamdan birisiniz, ama öbür güzel olan hastamın kocası, kanser oldu diye terk etti,' dedi.
- S.T: Böyle şeyler çok yaşanıyormuş. ilk gördüğümde Ali'ye çok âşıktım. Şimdi daha çok âşığım. Benimle kanserin her aşamasını yaşadı. Hastanede, karşımdaki yatakta uyudu, dikişlerime kendi elleriyle pansuman yaptı. Birlikte kuşları besledik pencereden...
kemoterapideki eşini bırakıp hülya avşar'la yakınlaşmış. şimdi de ayşe özyılmazel'le evleniyormuş.
bi taraftan sövesim var diğer taraftan da kadınlar tarafından ağzına sıçılan hayatlara bakıyorum, helal olsun kuralına göre oynuyor diyesim de geliyor.
eski eşine reva gördüklerinden sonra bununla evlenecek kadın başına gelecekleri peşin peşin haketmiş zaten.
çok ayıp. en çok destek olması gereken zamanda, eşinin en çok morale ihtiyacı olması gereken zamanda, psikolojisinin hiç bozulmaması gereken zamanda insanın eşini yalnız bırakması gerçekten o kişinin insanlığından şüphe duyduruyor. hülya avşar'ı da ali taran'ı da kınıyorum!
cool ve oturaklı duruşu sebebiyle kadınlara seksi ve çekici gelen ,hülya avşarla gizli ve yasak ** bir aşkın içinde oldukları kulislerde konuşulan; kendisi kadar çekici ve cool olmasa da çok yakışıklı bir erkek evlat sahibi olan; kanser hastası eşine acil şifalar dilediğim; tam anlamıyla reklamcı tabirine cuk oturan; kimisine göre ukala, kimisine göre akıllı , kimisine göre snob, ama kim ne derse desin türkiye toprakları içindeki aklını kullanarak ve arz talebe en başarılı yöntemlerle dahiyane çözümler getirerek yaratıcılığını konuşturan;akıl ile para kazanma ve kazandırma dehasına sahip yegane canlıdır. **
herhangi bir yakışıklılık yada sempati belirtisi bulundurmadığı halde nedense seksi olan reklamcı. esprileri gülünmeyecek gibi olsa bile kahkahayı bastırtır.