öldürenleri kahraman ilan edenlerin nasıl hesap vereceklerini düşündükçe daha bir sarıldığımız, sanki 19 yıldır tanıyormuşuz gibi sahiplendiğimiz insan.
Fenerbahçe tribünlerinde adına beste yapılan kişidir. Beste şöyledir: daha 19 yaşında düşlerinde özgür dünya, öptügü çubuklu forma yaşayacak anısına, ali ismail korkmaz fenerbahçe yıkılmaz.
canlı canlı polisin neler yapabileceğinin, aslında ne olduğunun kanıtı bu çocuk.
farzedin ki hata yaptı. ama 19 yaşında lan 19. döve döve adam öldürmek, pusu kurmak, bir anneyi evlatsız, bir genci hayatının baharında yok etmek ne demek?
sadece sokaklarda propoganda amaçlı adı anılan rahmetli. madem çok sevdiniz değer verdiniz gidinde bir kabrini sulayın bir dua okuyun bir kuran okutun bu dünya da olan oldu biten bitti ahiretine yardım edin bari tabi şayet ahirete imanınız varsa.
şehitleri önemsemeyenlerin ağızlarından düşürmedikleri kişi. her şehide ali ismail kadar üzülseydiniz ikiyüzlü olmadığınız ortaya çıkardı. ya da direnişi siz yaptınız diye kendinizi bir halt sandınız. teröristlerle savaşmak daha önemsiz tabi !
devletin polisine karşı gelmiş de ölmüş diye bik bik öten armutlar neden mısır da orduya kafa tutup öldürülen rabiacılar için aynı şeyi söylemiyor, devletin askerine karşı gelenlerdi onlar demiyor. bak şu başlığı sizler için açmıştım.
terörist.
yalnız, solcu dallamalar, mısır'daki direnişçilerle bir tutuyor. gerizekalı değiller ama kötü niyetliler, herkesi angut sandıkları için böyle bir kıyaslama yapıyorlar. o zaman anlatmak farz oldu.
mısır'dakiler, demokrasi yoluyla seçtikleri hükümeti ordu devirdi. şimdi demokrasinin geri dönmesini istiyorlar.
gezici teröristler ise, seçilmiş hükümete isyan ediyor. amaçları askeri diktatörlüğün ve komünizmin gelmesi. çoğunluğun seçtiği meşru hükümete, bira azınlık darbesi indirmeyi planlıyorlar.
ne alakas varsa bu ikisini kıyaslamak. ama solcu hainliği nerden geleceği belli olmuyor ki...