18. ayeti:
"Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."
bu surede allah'ın da o'ndan başka ilah olmadığına şahitlik ettiğinden söz etmektedir. burada aklı karıştıran "allah o'na şahitlik ediyorsa o kimdir?" sorusu olmuştur. çünkü allah kainatı meydana getiren bir varlıktır, eğer evrenin ötesi de varsa, ki pararel evrenler bilim adamlarının araştırma konusudur, o halde başka evrenler de mi var ve oranın da başka yaratıcıları mı var? o halde bu kainat yaratıcılarını yaratan da mı var?
bunun gibi soruları çoğaltmak mümkündür ancak, dünyada henüz tanrı'nın varlığı ya da yokluğu konusunda fikir birliğine varılamadığı için, bu sorular bir süre uzak kalacağa benzemektedir.
not: ayet meali, diyanet işleri'nin sitesinden aynen aktarılmıştır.
39,45,46,55. ayetleri tamamen Hz.Isa ve onun cocuk iken konusmasi, yukselisi ve olmesini ayrintili anlatmaktadir. Hristiyan arkadaslarimin farkli tanrilara inaniyoruz biz dediklerinde gosterdigim ayettir.
7.ayet bir çok yorumlayıcıya göre o nu anlamak için anahtar vazifesi gören bir ayettir.
kuran da birden çok anlam ve yorum götürmeyen muhkem denilen ayetler ve okuyanlarının niyetlerine göre yorumlayacağı müteşabih(sembolize edilmiş) ayetlerin varlığından bahseder. tam bir kavrayış isteyenlerin, bu sembolik ayetlerde anlatılanlara yaklaşım niyetleri önemlidir der.
ilahi kelamın özü olan açık ve kesin hükümlü mesajlar ile müteşabihleri kapsayan bu ilahi kelamı sana bahşeden o dur. kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar, sırf kafaları karıştıracak şeyler bulmak için ve o na keyfi anlamlar yüklemek amacıyla ilahi kelamın müteşabih(1) olarak ifade edilen kısımlarına uyarlar; oysa ondan başka kimse onun kesin anlamını bilemez. bu yüzden bilgide derinleşenler şöyle derler:"biz o na inanırız: tümü ondandır(rab); derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan ders almasa da."
Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen "Âl-i imrân" tamlamasından almıştır. imrân, Hz.Mûsâ ile Hz.Hârûn'un babasıdır. Âl-i imrân, imrân ailesi demektir.