türkiye süper ligi, 1. ligi her ne derseniz diyin türkiye futbol çöplüğünün gelmiş geçmiş en baba horozudur. keklediği tavuklar bunu kabullense de kabullenmese de bu gerçeği gözardı etmemek gerekir.
ve bu öyle bir futbolcu ki, "edirne'den çıkınca başarısı yok" deniliyor hakkında.
ayıptır, günahtır.
biraz bilgilenin, biraz maç izleyin, biraz alex'i tanıyın. daha sonra yorum yapın.
hiç olmadı, vikipedi'ye girip alex de souza'yı aratın. ve sonra istatistiklerine bakın.
ya da durun hiç yorulmayın;
süper lig'de alex de souza;
2004-05 sezonu: 31 maç - 24 gol - 16 asist
2005-06 sezonu: 31 maç - 15 gol - 24 asist
2006-07 sezonu: 32 maç - 19 gol - 12 asist
2007-08 sezonu: 28 maç - 14 gol - 12 asist
2008-09 sezonu: 26 maç - 11 gol - 12 asist
2009-10 sezonu: 26 maç - 11 gol - 11 asist
2010-11 sezonu: 6 maç - 4 gol - 3 asist
şampiyonlar ligi'nde alex de souza;
2004-05 sezonu: 8 maç - 1 gol - 2 asist
2005-06 sezonu: 4 maç - 3 gol - 2 asist
2006-07 sezonu: 12 maç - 1 gol - 7 asist
2007-08 sezonu: 12 maç - 4 gol - 6 asist
2008-09 sezonu: 9 maç - 2 gol - 0 asist
2009-10 sezonu: 8 maç - 3 gol - 2 asist
2010-11 sezonu: 4 maç - 0 gol - 0 asist
cl, süper lig, türkiye kupası toplamı: 270 maç - 129 gol - 116 asist.
fenerbahçe'den ayrılacağı günü düşünmek bile her fenerbahçeliyi hüzünlendirir. çünkü bu adam her ne kadar kendine bağımlı bir takım yaratmış olsa da gerek kişiliği gerek oyun anlayışıyla herkesten farklı bir duruş sergilemektedir.
bir kere fenerbahçe'de istikrar sağlamış en nadir yabancı oyuncudur kendileri. ve koşmuyor belki ama futbolun sadece koşarak değil, yeri geldiğinde kendini saklayıp ölümcül darbeyi vurmak/vurdurmak için ön plana çıkılarak kazanılacağı bir oyun olduğunu hatırlatan adamdır.
kendisininde dediği gibi o bir fenerbahçe taraftarıdır ve bu takımdan ayrılsa bile bu renkleri kalbinde taşıyacak olandır.
***
bu renklerden ayrılacağın gün o statta olup ellerim patlayana kadar seni alkışlayacağıma emin ol kaptan.
dünya tarihinin bir daha göremeyeceği en büyük futbolcudur. istatisik onunla doğmuş, kimse onun rakamlarına yetişememiştir. guti, hagi vs futbolcuların 70-80 katı istatistiği olduğu iddia edilmektedir. pele, zidane gibi futbolcular bunun yanında bok yemiştir o derece büyük futbolcudur. ne şanslıyız ki tanrı bu futbolcuyu türk futbolseverlerine bahşetmiş ve izleme şansı bizim olmuştur.
büyüklüğü tartışılmayacak futbolcudur. şimdi orda burda bu adama bok atıp aldıkları her futbolcuyu bu adamla kıyaslayan taraftarların içindeki acıyı bilen birisi olarak kafam rahat. ben derbileri rakip takım taraftarlarıyla kalabalık ortamlarda izliyorum. alex topun başına geldiğinde kafasını sandelyenin altına sokup kulaklarını tıkayan taraftarlar gördüm, yayın önünde topla buluşunca içlerinin nasıl çekildiğini gördüm. hay sikicem durduramıyoruz şu herifi diye ağlayanları gördüm.
bu acıyla yaşamak size yeter, istediğiniz kadar bok atıp eğlenin, derbilerde ağlıyosunuz zaten.
gitmesi rakip takım taraftarlarınca dört gözle beklenen, "koşmuyor yeaaa" nidalarıyla kuyusu kazılan, değil kendisi yarısını bulsalar takımın başına geçirecekleri fenerbahçe ve ligimze gelmiş en iyi orta saha oyuncusu. takımın başından eksik olmasın.
bir kere de takımınızı falan unutup, formanızı çıkarıp öyle yorumların şu olayları..
alex türk futbolu için çok büyük bir değerdir. istatistik olarak -bakın sadece istatistik olarak diyorum, futbolcu özellikleri değil- türkiye ligi'ne gelmiş en büyük yabancı futbolculardan birisidir, belki de en büyüğüdür. gerek zekası gerek tekniğiyle herkesi kendine hayran bırakmıştır. kim unutabilmiş ki psv maçında golden önce anelka'yla yaptığı verkaçı ya da samsunspor'a attığı röveşatayı?
ancak öbür taraftaki adam ise guti. guti ya! adamı yıllar yılı hayranlıkla izledik, şimdi gelmiş beşiktaş'ta top oynuyor. sonuna kadar fenerbahçeliyim, ancak bizim maçta orta sahada yaptıklarını da gördüm. tek başına orta sahayı yönettiğini, belki de tek başına beraberliği sağladığını da gördüm.. guti. ben bu adı yıllarca real madrid'te büyük bir zevkle işittim, şimdi alex'ten küçük topçudur diye bok atacak değilim. dünya üzerinde futbolla ilgilenen 10 kişiden 2'si alex'in adını biliyorsa, geri kalan 8'i guti'yi tanıyordur..
biz bu tartışmaları bırakalım da biraz zevk almaya bakalım, bakalım ki daha sonra "futbolumuz neden geriye gidiyor?" diye sormayalım kendimize..
türkiye'nin süper liginin tartışmasız en yararlı, en başarılı oyuncularından biri. fenerbahçe'deki performansı ve kariyeri her anlamda övgüyü hakediyor etmesine ancak uluslararası anlamda üst düzey bir futbolcu da olmadığı çok açık.
öte yandan son dönemde aykut kocaman ile girdiği tartışma dünyanın hiçbir ülkesinde mazur görülemez. iyidir kötüdür hatta yanlış kadro da sürmektedir ve belki de fenerbahçe'nin başarısız bir sezon geçirmesine neden olacaktır ama bir futbolcu teknik direktörüyle tartışmaya giremez ve şu ya da bu şekilde ona karşı kendi grubunu oluşturmaya kalkmaz. bu davranışlarından ötürü kadro dışı bırakılmıyor ya da gönderilmiyorsa bu fenerbahçe'ye karşı hizmetlerinden ötürü sağladığı iyiniyet ve hoşgörüdendir. ama bu sınırı da artık zorlamaması gerekir.
muhteşem bir kariyere, kovulurcasına gönderilen bir alex yakışmaz.
not: galatasaraylıyım ama corintias'a da sempatim var.
mesut özil'in rüyasında dahi olamayacağı futbolcu. götümüzden element uydurmayalım.
bir futbolcunun ne kadar iyi olup olmadığı; koşması ile, veyahut real madrid'te oynaması ile kıyaslansaydı, real madrid'te oynayan her futbolcunun kesintisiz her sene altın krampon ödülünü alması lazım gelmez miydi?
neyle neyi kıyaslıyoruz. alex kendini ispat etmiş, brezilya milli takım forması giymiş bir futbolcu zaten.
mesut'un oyun zekası ve hücumdaki pozisyon bilgisi alex'in sağ ayağı ile aynı seviyededir. Aynı zamanda mesut'un sağ bacağının hızı çevikliği ve kondisyonu da alex'in seviyesindedir.
taraftarla arasına perde koymaması, samimiyeti ile rakip takım futbolcusu bile olsa sevilendir.
sırf şu twitter'daki muhabbeti bile adamı tanımaya yeter aslında, komplekssiz.