brezilya milli takımında kaptanlık yapmış, aynı zamanda bu takıma copa america'yı kazandırmış olan adam. bazıları onun hakkında brezilya'da bile tanınmaz diyorlar. sen aldanma kralex...
sarı kart sınırında bulunan futbolcumuz.antep maçında sarı kart görmesi halinde 10. hafta oynayamayacaktır.bu yüzden tff cüneyt çakır vb. gibi hakemleri atamaması gerekir.
brezilyalara gitmedim, sormadım, bilen biliyor zaten ama şu bir gerçek ki tüm galatasaraylılar onu yakından tanır* hatta ve hatta büyük bir ekseriyeti haftaya sarı kart görmesi için dua etmektedir.
sanırım futbolla ilgili 5 entry'im ya vardır ya yoktur ama bu adamla ilgili söylemek istediğim bir şeyler var. sarı kart sınırında olduğunu okuduktan sonra aklıma geldi, bu adam türkiye'de 1 kere bile kırmızı kart görmedi. avrupa kupalarında da yediğini hatırlamıyorum. bir futbolcuyu değerlendirirken bu da gercekten cok önemlidir bence. bu capta bir oyuncunun bu kadar baskılı bir ortamda, bunca senedir, 1 kere bile kırmızı kart yememiş olması gercekten güzel bir şeydir.
hatırladığım farklı bir örnek daha var mesela... yanılıyorsam mutlaka düzeltin, biraz aradım ama kesin bir bilgi edinemedim... buna benzer bir başarıya popescu yaklaşmak üzereydi, hatta onun ki daha ilginç, profesonel spor hayatı boyunca hiç kırmızı kart görmemişti . galatasaray'a gelene kadar. tabi ben yanlış da hatırlıyor olabilirim ama bu tip sporcular ayakta alkışlanması gereken oyunculardır... yoksa ne vinnie jones'lar ne materazzi'ler futbollarıyla anılacaktır.
rakamlara göre türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi yabancı.
ha tüm bunlara rağmen alex'i beğenmiyorsanız, avrupa kupalarında işe yaramıyor diyorsanız, koşmuyor mücadele etmiyor diyorsanız eleştirinizi yanlış yere yapıyorsunuz.
bu durumda eleştirilecek olan alex değil, türkiye ligi ve onun çok düşük standartlarıdır.
adam sonuçta geldiği günden beri bu takımı sırtlayıp götürmekte, aldığı paranın hakkını sonuna kadar vermektedir. varsın küçük maçların büyük oyuncusu olsun. zaten bu ligde büyük maç dediğiniz kaç maç var allahaşkına?
başarısız olarak anlatılan parma macerasında 5 maçta 2 gol 7 asist yapan futbolcu. ailevi sorunlar yüzünden brezilya'ya dönmüştür. edirne dışında da fenerbahçe tarihinin en çok gol atan futbolcusu. ayrıca fenerbahçe'nin şampiyonlar liginde çeyrek final oynadığı sene 3 maç eksiği olmasına rağmen ligin asist kralı. hala bıkmadan , usanmadan avrupa'da bir icraatı olmadığını aciz edirne esprileriyle dile getiren yazarlara tebessümü borç bilirim.
o geldi onunla kıyaslandı bu geldi bunula kıyaslandı, diğerleri bir şekilde silinirken o hala burada. oyun zekasının yarısı kadar fizik gücü olsa dünya üzerinde her takımda oynayabilir. tipik bir 10 numara, tekniği mükemmel, çalım yeteneği çok iyi, uzaktan iyi vuruyor, duran toplarda her zaman büyük tehlike, kafa golleri atabiliyor, ara pasları tek kelimeyle mükemmel. maçı tek başına alıp götürebiliyor. bu adamı eleştirmek için önce takımdaki diğer oyunculara bakmak lazım değil mi? yeteneğinin yanında karakterli bir insan ve kendisi için değil takım için oynuyor. bir futbolcu çok yetenekli olabilir ama takım için kesinlikle verimli olacak diye birşey yoktur. fenerbahçe alex'ten aldığı verimi hiçbir oyuncudan alamamıştır kanımca. ben bir galatasaraylı olarak alex'i izlemekten büyük keyif alıyorum.
brezilya teknik direktörü kendisi için '' 2,3 frikik atacak diye kendisini takıma alamam'' demiş.
burdanda anlaşıldığı gibi alex ancak türkiye ligi gibi vasat liglerde göze batan biriyken avrupa arenasında balon olan bir futbolcudur. bu sefer ben demiyorum dunga diyor. ben balon dedim inanmadınız dunga da dedi e daha kim desin ?
kendisi türk futbolunda altın para standardı gibidir. her türlü oyuncu karşılaştırmasında kullanılır. ancak maalesef türk kulüpleri bir türlü dogru karşılaştırma oranlarını bulamaz.
bu bakımdan diger kulüp futbolcularının degeri acısından bir karşılaştırma aracı olmasından ötürü diger takımlar tarafından hiçbir zaman etkin kullanılamamıştır.
burada bazı karşılaştırma oranları ve yapılan hataları göstermekte fayda var:
yanlış: 1 ricardinho = 5 alex
dogrusu: 1 ricardinho = 0,2 alex
yanlış= 1 lincoln = 10 alex
dogrusu= 1 lincoln = 0,1 alex
dikkat ederseniz kulüplerimizin uygulamalarıyla tamamen ters işleyen bir mekanizma vardır. bu konuda güzide kulüplerimizin yönetimlerini uyarmayı kendime bir borç bilirim. bir daha transfer sezonunda almayı düşündükleri oyuncuyu bana söylerlerse bahsi gecen oyuncunun o günkü çapraz kurlarda kaç alex yaptıgını kendilerine bildirebilirim. hem de ücretsiz.
brezilya'lı oyun kurucular içinde belki frikik atma özelliği en düşük olanlardandır. iyi orta yapar lakin frikik atma konusunda son dönemde bazı sorunları var.
saha içinde lider özelliği düşük ama karşı kalede bitirici özellikleri hem golcü hem de pasör olarak çok yüksektir. ara pasları nettir, golcü gibidir, son vuruşları ustadır, kısa boyuna rağmen akıllıca hamlelerle onlarca kafa golü atmıştır....
sol ayaklıdır lakin sağ ayağıyla da kolay kolay affetmez...
goal.com'un yaptığı istatistiğe göre, dünyada haftanın karmasına girmiştir. daha doğrusu haftanın başarılı 4 futbolcusundan biri olmuştur.
--spoiler--
Takım Kaptanımız Alex de Souza, 22 ayrı edisyonla Dünyanın dört bir yanında ve çok sayıda dille yayınlanan Goal.com adlı internet sitesi tarafından, geçtiğimiz hafta oynanan Gençlerbirliği maçında gösterdiği performanstan ötürü, Dünyada haftanın en başarılı isimleri arasında gösterildi.
Goal.com'un Dünyadaki spor editörlerinin oylarıyla her hafta belirlenen "Dünyada haftanın futbolcusu" unvanını, bu hafta Arsenalli Cesc Fabregas elde ederken, 'Başarılı performanslar' kategorisinde yer alan 4 futbolcudan birisi de Takım Kaptanımız Alex de Souza oldu. Romalı Francesco Totti, Boca Juniorslı Martin Palermo ve Palmeiraslı Diego Souza ile Dünyada haftanın başarılı performanslarına imza atan 4 başarılı futbolcusu arasında gösterilen Alex de Souza için yapılan değerlendirmede, "Brezilyalı futbolcu, Sheriff maçında takımına galibiyeti getiren golü kaydettikten sonra, hafta sonu da 3-0 kazandıkları Gençlerbirliği karşılaşmasında 2 gole birden imza atarak, rekoru getiren oyuncu oldu. Alex, Fenerbahçe tarihinin en başarılı oyuncuları arasındaki yerini çoktan aldı. Bu gidişle gelmiş geçmiş en iyi yabancı futbolcu da olacak" ifadeleri kullanıldı.
--spoiler--
çekemeyenlerin futbolcusudur alex. tartışmasız 2000'li yıllara damgasını vuran tek yabancı futbolcudur. ne anelka, ne ribery, ne carew, ne ortega, ne elano ne de ricardinho... hiç kimse tahtını sallayamaz. istatistikleri, gol krallığı, asist krallığı, şampiyonlar ligindeki asist krallığı, brezilya milli takımındaki kaptanlığı... hiç biri görmezden gelinemez. çünkü tek gerçek 2000'li yıllara damgasını vuran tek yabancı futbolcu olmasıdır. çünkü o kralex'tir.
bu ülkede bir zamanlar hagi diye bir adam top ko$turdu. tüm dünyada tanınmı$ bir adamdı bu. 'efsane' doğanlardan...
âhlâki boyutta karaktersizin tekiydi evet. ama para kar$ılığı verdiği 'futbol hizmeti'ni lâyıkıyla ve fazlasıyla yerine getiriyordu, bu bizi pek ilgilendirmeyen yönüne 'ilgilendirmediği müddetçe' sesimizi çıkarmadık. efsaneler kolay gelmiyordu bizim köye...
gün geldi 'efsane adam' gitti. bittabi gittikten sonra bir bo$luk doğdu. evet, gene iyi futbolcular vardı, izliyorduk, ama.. bi' eksiklik vardı o gitti gideli. sonra n'oldu ? hagi'den ki$ilik, karakter olarak pozitif yönde 'farklı', belki futbol yetileri bakımından 'tam olarak' aynı özelliklere sahip olmayan ama ona fazlasıyla 'benzer' bir adam çıktı geldi. ko$muyordu. hagi gibi hırçın değildi. kaldı ki hagi gibi olmak zorunda da değildi, ko$mak da.
dedik ya, hagi değildi evet ama 'benzer'di diye. o da hagi gibi 'aldığı paranın kar$ılığını lâyıkıyla veriyordu i$te. formasını giydiği takımın tarihine altın harflerle yazdırmı$tı adını bir kere.
'aynı hagi gibi'.
bizse bu arada 'verdiğimiz paranın kar$ılığını almamız' için üzerimize dü$eni yapmıyorduk. tek yapmamız gereken birazcık değer kıymet bilip oturup 'keyifle maçımızı seyretme-takımımızı destekleme-futbolcumuza/camiamıza sahip çıkma' i$levini yapmak yerine 'güzel $eyleri mahvetmek' için birbirimizle yarı$ıyorduk.
'bazı güzel $eyleri mahvetme'yi gelenek haline getirmi$ bir millet olarak alex'i gönderip yerini dolduracak yeni bir 'efsane'yi aynı $eylere tanık etmeden de kıçımızın üstüne oturmayacağız.