gidişi üzen futbolcu. bir beşiktaş'lı olarak haftasonu oynanacak derbide sahada olmasını çok arzu ederdim. derbiler biraz öksüz kaldı sanki , en azından gidişine alışana kadar.
milyonlarca insan tarafından sevilen,takdir edilen bir futbolcu-insan olmasına eyvallah diyelim...
arkadaş hergün deli gibi zamların geldiği, insan haklarının ırzına geçildiği, her türlü kurumun özelleştirildiği, ormanların,denizlerin yabancı sermayeye satıldığı, insanların bir hayvan misali 15 saat çalıştırıldığı, polis şiddetinin-kaza kurşunu cinayetlerinin eksik olmadığı... bir ülkede tüm bu sebepler insanları sokağa dökemezken, bu adam ülkede manyak bir gündem yaratabiliyor, insanlar sokaklara dökülebiliyorlar... lan arkadaş sizin hep baraberce suyuna ekmek bandığınız o algının ta anasını ......
bu kadar sığır insanın kendi ülkesinin acıtan gerçeklerinin peşinde değilde, alexin sürdüğü topun peşinde koşmaları travmalık bir vaka...
ulan adamlar götünüzdeki dona bile göz dikmişlerken, tütününe ekmeğine princine göz koymuşken, sen alexin peşindesin ya, ne diyeyim ben sana kafasına soktuğum...
fenerbahçeli oyuncular içerisinde ''en az sevmediğim'' adamdı. fenerlilerin içinde çok sevmediğim adamlar olduğundan dolayı alexi az sevmemem onun ne denli büyük bir futbolcu olduğuna delalet eder.
bu adamın "ben artık gideyim" demeden fb'den ayrılmaması gerekirdi. "sen artık git" demek futbolu geçtim insanlığa yakışmaz bu tip adamlar için. aynı hakan şükür gibi, aynı ergün penbe gibi, aynı aykut kocaman gibi, aynı manuel fernandes gibi...
ve eğer doğruysa klüp alex usta'ya diyor ki "artık seninle devam etmek istemiyoruz. a2 takımda devam edeceksin". iyi de onu dediğin adam alex de souza. herkes değil. işte bu en adice hareket. işte bu vefasızlık. alex gibi bir adamın kabul etmeyeceğini bile bile yapılan bir deklerasyon bu. adamın istifa edeceği belli. isteniyor ki alacaklarından vazgeçsin. ve usta da doğal olarak vazgeçiyor 1,7 milyon euro'dan. 10 milyon da olsa vazgeçer bu adam o ayrı.
şimdi ben geçtim bu adamı takımdan kovmanın adiliğini, ulan sen bırak 1,7 milyonu almaya çalışmayı, demen lazım ki "alex biz bu boku yiyoruz ve seni gönderiyoruz. 1,7 milyonun da burada. emeklerine sonsuz teşekkürler. o alex o 1,7 milyonu alır o heykelini diken taraftarlar için birşeyler yapar aha da adım gibi eminim buna. bu adam çok düzgün bi adam kardeşim ya! sen fb de olsan gs de olsan barcelona da olsan bu anlayışta isen senin büyüklüğüne sıçayım ben!
bu adamı gerçekten çok özleyeceğim. hagi'yi özlediğime yakın hem de. hagi nasıl bir değerse nazarımda alex de ona yakındır.
fb'yi aziz yıldırım'a rağmen çekilir ve saygı duyulur kılan referanslardan biriydi benim için usta. çok üzüldüm hem de çok.
gidişiyle taraflı tarafsız çok büyük bir güruhu üzmüştür.
bir galatasaraylı olarak anlayamadığım şey bir çok maçta (özellikle iyi frikik kullandığı dönemler) kendisini ceza sahasının çevresinde yerlere atmalarını ne çabuk unutmuşuz. yaptığı çirkeflikleri ne çabuk unutmuşuz da galatasaraylı arkadaşlarımın "kralex" "yazık oldu" gibi şeyler yazdığını anlayamıyorum.
bir fenerbahçeli gibi düşünecek olursam da çok garip ki iyi güzel hoş adam efsane çok önemli şeyler yapmış etmiş de. şimdi bakınca adam her sözleşme yenileme döneminde sorun yaratmış mı. yaratmış. her yedek kaldığında sorun yaratmış mı yaratmış. hocasıyla ne zaman ters düşse gidip başkana şikayet etmiş mi. bugün kendi ağzından da duyduk gitmiş. bu mu profesyonel futbolcu.
arkadaş benim bu olaydan çıkaracağım tek ders vardır. o da kendi düşen ağlamaz.
yani kısaca kendi düştüğü için ağlamaması gereken topçudur.
şike sürecinde "cesur yürek" dediğimiz sözde adamlar takımdan ayrılırken, fenerbahçenin yaşayabileceği en kötü sonuçta (küme düşme) ne yapılacağı sorulduğunda;" fenerbahçe için boş kağıda imza atarım. üstünü onlar doldurur" diyerek gözlerimi dolduran, türkiye ye gelmiş her anlamda en zeki oyunculardan biridir.
evinin önünde bağırıyordu taraftarlar "sana bunu yapanlar hesap verecek ! ".
gerçekten öyle kaptan..
şimdi o taktik dehası kocaman felaket 100 metre engelsiz koşuya göre hazırlasın futbolcularını.
bu saatten sonra yeni bir td gelene kadar zaten sadece koşar fenerbahçe..
Bugün Türkiye Ligi en iyi oyuncularından birini kaybetti. Beşiktaş taraftarı olarak söylemekten gocunmadığım tek şeydi bu: Zekasıyla hayrete düşüren çok büyük bir oyuncuydu. Sadece Fenerbahçe taraftarının değil herkesin izlemekten keyif aldığı bir oyuncuydu. Bugün farklı bir haber öğrendim aslını bilmiyorum gerçi Beşiktaşın Alex le ilgilendiğini duydum. ilk başta saçma gelmişti fakat sonra keşke gelseydi diye düşündüm. Sadece 1 sene daha oynasaydı 1 sene daha izleseydik bu üstadı. Kimi zaman bende kıskandım seni Alex. Taraftarında kıskandı seni bizden ama yönetimde kıskanıyordu. Ve korkuyorlardı senden. Üzülme Alex sen bu lige çok şey kattın. Attığın goller attırdığın goller oyun tarzın. Hepsi üst seviyedeydi. Yaşlandı dediğimde oldu senin için. Bir arkadaşım da yaşalandı koşamıyor ama bak neler yapıyor demişti. Haklıymış sen artık gol atamasanda(!) maçtan çok daha önemli bir şey kazandın. Seni çok seven bir taraftar kazandın. Yolun açık olsun Alex...
Hakkinda soyleydi boyleydi diye camur atanlari esefle kinadigim,turkiye'ye gelmis gecmis en iyi futbolculardan biri.yaptiği en büyük hata jubile dönemini vefasiz bir klupte gecirmekti.
he sahsen bir galatasarayli olarak cok kaliteli bir rakibin gitmesi beni sevindirirdi fakat alex bi baskaydi.yazik ettiler reise.
seni unutmayacagiz alex.
oynadığı oyunla,saha içi ve dışı rakiplerine duyduğu saygıyla büyük bir futbolcuydu.fenerbahçeye çok şey kattı, bunun karşılığını da yıllık ücreti ve taraftarın sevgisiyle fazla fazla aldı. verdiği emeğe teşekkürler,yolu açık olsun.
vefa ? işte fenerli vefası bu kadar olur dedirten hadisedir efendim.
Alex : '' Pazar günü normal idmanımızı yapacaktık. idmana gittiğimde hoca beni odasına çağırdı ve kadro dışı bırakıldığımı söyledi. Ben de bunun bir disiplinsel gerekçesi olması gerektiğini söyledim ve nedenlerini merak ettim. O ise bana 'Ben bu takımın teknik direktörü ve lideriyim. Ama sen büyük ve güçlüsün. Soyunma odasında benim fikirlerime karşı olmanı kabul edemem. Kararın gerekçesi budur' dedi.
Benim cevabım ise basit ve netti: 'Doğru. Kararları başkan alır ve ileride neler olacağını göreceğiz.'
Saat 16.15'te başkanın kulüpteki ofisine gittim ve 3 dakikada çıktım. Başkan, kulüpteki 8 senemi 3 dakikada kararlaştırdı.
Başkan ise bana 'Konuşabilirsin' dedi. Ben de 'Neden kadro dışı bırakıldığımı ve takımla idmana çıkmamın yasaklandığını bilmek istiyorum' yanıtını verdim.
Eski başkanım da bana 'Karar senin. Ya tek başına idman yaparsın ya da gidersin' dedi. Ve konuşma sonlandı. Tek başıma idman yapmayı tercih edemezdim. Çünkü onlar benim soyunma odasında olmamı istemedi.
Pazartesi basın toplantısı düzenleyeceğim ve Fener taraftarlarına her şeyi olabildiğince açık şekilde anlatacağım."
kızgınım da aynı zamanda... böyle bitmemeliydi, iki gündür ne olduğunu anlamaya çalışıyorum, nasıl buralara gelindi, bilemiyorum... alex'siz bir takım beklentisini 2-3 yıldır içinde taşıyan bir adamım, bahsettiğim o alex'siz takımın 12. oyuncusu hep sen oluyordun benim kafamda, zor anlarda oyuna girip kader yazan, kader bozan adam oluyordun.
yeter bu kadar bırakıyorum, dediğinde 38-39 yaşında bir fenerbahçe efsanesi olarak 1000lerle uğurluyor olacaktık seni havalimanında...
ama bunları engelleyen sen oldun yine be kaptan, yemin ediyorum bu durum için öfkemi yönlendireceğim birilerini arıyorum ama hep sen galip geliyorsun buna da, daha çok içim acıyor, neden buralara gelindi anlayamıyorum...
yaşttıkların için çok teşekkürler, hayatının bundan sonrasında mutluluklar peşini bırakmasın.
Fenerbahçe yönetimi tarafından apartopar heykeli dikilip gönderilek istenen beceremeyince sebepsiz kadro dışı kalan ve sözleşmesi feshedilen futbolcudur.
matematiği yeniden öğrettin bize entellektüel adam... çok büyük futbolcuydun, çok büyük adammışsın... bize de biraz büyük geldin... güle güle... bu ülke seni hiç unutmayacak!
-bugüne kadar aldığı methiyeleri sapına kadar hakeden adamdır.
hem kişiliği hem de oynadığı oyun ve saha içinde yaptıklarıyla. buraya kadar tamam.
3 gündür herkes yazıyor, çiziyor, bir de biz yazalım ve çizelim. kendimizce ve görüp, sezinlediklerimizce. işin iç kısmında olmuş ve/veya olabilecek ekstra durumları da bilmeden ve bilemeden tabi. iyi okuyun ve analiz edin develer!
sonra da durumu gerçek bir fenerbahçe'li (kişileri değil takımını seven-tabi belli kişilere de farklı gönül bağları olabilen) gibi bir analiz edeyim:
-şimdi öncelikle bu işe tepkisini koyan taraftarlar kendilerince haklılar. 8 yıl bir sürü iyi işe imza atmış bir adam böyle gitmemeliydi, gidemezdi ve bize de yakışmazdı zaten, fakat gitti.
ki ben her türlü alex'i de çok sevmeme rağmen tıpkı aykut kocaman'da olduğu gibi bu konuya da temkinli yaklaştım. çünkü ben her ikisini de seviyorum ve her ikisini de defalarca tribünlerde izledim. ve her ikisine de gerçekten toz konduramıyorum. ama en çok toz konduramadığım kurum ise sevdalı olduğum sarı-lacivert çubuklu forması olan fenerbahçe'dir.
bu aslolandır benim için.
başa dönersek; onların gözden kaçırdığı bir husus var, yani bu arkadaşların % 75'i yaşı 20-26 arası insanlar. bu kısım sadece bir tahmin, az veya fazla da olabilir bu sayı.
bunu niçin yazdım!
bu arkadaşlar(yaş grubu 20-26 olan taraftarlar) aykut kocaman denilen adamın nasıl bir futbol efendisi, karakteri ve forması için uğraş veren ve aldığı parayı sonuna kadar hak eden bir adam ve fenerbahçe sevdalısı olduğunu bilmiyorlar, görmemişler ve anlatan da olmamış.
ezcümle//((kendisine yakışan bir uslübu bundan bilmem kaç sene evvel insan gibi dile getirdiği için, hem de şampiyonluk golünü attıktan hemen dakikalar sonra, sevdalı olduğu bu formadan koparılmıştır. her ne kadar bu konu ile ilgili yok sakarya çetesi, yok bilmem ne deseler de yıllardır ve bu işi kendi elleriyle bizzat yapan ve onu gönderen ali şen bile bu konuyu asla açamamış, üstünkörü geçiştirmiş ve asla netleştirememiştir.
ve tabi bunu da aykut kocaman hiç bir gün dillendirmemiştir-zamanın tasarrufuna sadece kendi içinde volkanlar patlasa da sessiz kalmayı tercih etmiştir))\\
onlara kızmıyorum çünkü bilmiyorlar. onlar sadece alex'i bildikleri için ve aykut kocaman'ı sadece teknik direktörlüğü ile yargıladıkları için aynı pencerelerden bakamıyorum olaylara kendileriyle. ki aykut kocaman'ın hocalığını her zaman tartışabilir ve eleştirebiliriz.
çünkü bizim alex'imiz de aykut kocaman idi o yıllarda ve onun gidişindeki iç burukluğunu bizim nesiller çok ama çok iyi bilirler ve asla o tozu ona kondurmazlar, kondurmadılar da. ilk çıktığı istanbulspor formalı maçında da gereken payeyi bu camianın gerçek sahiplerinden almıştır aykut kocaman.
tıpkı şimdi söylenen kuyu kazıyordu, kıskanç vs.vs.vs. söylemlerine aldırış etmediğim/etmediğimiz gibi. hele ki alex onu gol konusunda geçecekmiş vs.vs.vs., bunlar komediden ibarettir bana göre.
oysa biz ve bizim yaşıtlarımız gençlik yıllarımızı 103 golle rekorlar kıran takımın peşinden giderek geçirdik. onun öncesinde de ilk gençlik yıllarımızı bordeaux zaferini yaşatan (çakıroğlu)-hüseyin'li, ilyas'lı, selçuk'lu, erdoğan'lı (arıca)ve hatta kova kaleci yaşar'lı kadroları da çok iyi bilen insanlarız. ki o maçın patates tarlası gibi olan inönü stadı zemininde 0-0 biten rövanşı da dün gibi hatırlarım.*
aykut kocaman bu kararı verirken bu işi bu kadar uzatmış olmasının altında çok fazlaca empati yapışı yatmaktadır, çünkü gerçekleri ortaya koyarken de empati yapabilen bir adamdır aykut kocaman, çünkü çok benzer olmasa da farklı bakış açılarıyla aynı senaryoya maruz kalmış bir adamdır o.
yoksa adım gibi eminim aykut kocaman alex'i çok çok daha önce gönderme niyetindeydi, kafasındaki oyunda ona yer yoktu, ama bunu yani alex'siz bir oyunu uyguladı ve/veya uygulamadı, orası ayrı bir tartışma konusu. bu kadar basit. ya da bundan sonra ne kadar doğru hayata koyar, koyacak bunu da hep birlikte göreceğiz.
ister kızın, ister küfür edin ama bu da bir teknik adam tasarrufudur. fakat ligimize göre, olağanüstü işler başarmış ve tribünlerin sevgilisi olmuş bir adam ne bu topraklarda ne de başka topraklarda öyle bir kalemde silinecek adam olamaz, olmamıştır da. kolay bir hadise de değildir ve her adamın harcı da değildir böyle bir karar almak ve eyleme koymak. empatinin bitmek zorunda olduğu yerlere gelindiği için de bu karar alınmıştır. hayırlı olur veya olmaz. ama bu gerçekleşecekti zaten, yani alex gibi bir adam bu takımdan gidecekti. radikal karar alınması işin şekline farklı anlamlar yüklenmesini gerektirmez. ama yükleyenler olacaktır mutlaka. ve 2 ayrı döneme taraftarların yüreğinde damga vurmuş, aynı formaya hizmet etmiş, 2 ayrı adam üzerinden birileri fenerbahçe'yi eleştiricek ve bunu her türlü gündem yapacaktır. oysa amaç eylemlerin sahipleri için fenerbahçe'nin reçetesidir kendi kafalarında, her ne kadar biz kabul etmemeyi yeğlesek bile.
son raddede demem o ki, ne alex'e üzülün, ne aykut kocaman'a ne de başkan'a küfür edin. aslolan fenerbahçe'dir. vakti geldiğinde herkes gider, kalan fenerbahçe ve bizim ona farklı silüetler içerisinden baktığımız ve yolladığımız karşılıksız sevdamız olur.
not: yazar burada kimseye bir eleştiri getirmemiştir. sadece başka bir yerden bakmaya çalışmıştır. çünkü adı geçen her iki adamın da kendine göre egoları vardır mutlaka.
bundan sonra söylenecekleri belki alex'in kendi ağzından belki de yönetimin kendi ağzından duyup göreceğiz, en gerçek durumu doğru analiz etmek için. onca yazılan ve çizilenleri de bu söyleneceklere ekleyerek belki de.
vay be eskiden böyle tanımlardık. umur talu bu konuda noktayı koydu aslında. yazısında geçen "top yuvarlaktır ama o kadar da değil" cümlesi fazla söze gerek bırakmıyor.
8 yıldır fenerde oynayan, galatasaraylı olmama rağmen benim bile sevdiğim, daha 1 yıl önce heykeli dikilen ve aykut kocamanın dolayısıyla fenerbahçenin kazık attığı yıldız futbolcu.
gidişine ayrı, gidiş şekline ayrı dertlendiğim çubuklu efsanesi.
bunun böyle olmasının sorumlusu alex'in ta kendisidir. atarlı ergen tavırları hiç yakışmadı 10'a. hele aykut kocaman'ın gol rekoru mevzusu tam komedi. diyelim aykut kocaman bu yüzden alex'le arasını bozdu. o bahsedilen golleri atmasını istemedi. ligde 6 maçın 5'inde oynattı bu adamı aykut kocaman. iddia edildiği gibi olsa avrupa maçlarında oynatır, ligde oynatmazdı alex'i... işin o kısmı ile beni ikna edebilecek bir allah'ın kulu yok.
aykut kocaman'ın teknik direktörlüğü sabaha kadar tartışılabilir, alex'siz takımı hüsranlara gark edebilir insanları, hiç itirazım yok. ama alex'in yedek kalmayı kabullenemeyip, maçın gidişatına göre veya maçın kendisine göre oynamayı kabullenmemesi alex'i takımdan koparmıştır. bu duruma verdiği tepkiler, tavırlar kulüpten koparmıştır alex'i.
çok sevdik 10'u, hala içim kanıyor resmen, bir inansam bu işlerin suçlusunun aykut kocaman olduğuna nasıl rahatlarım aslında, ağız dolusu kusarım kinimi... ama bu işin sorumluluğunu aykut kocaman'a yıkmaya vicdanım el vermiyor.