memurun toplu görüşmelerde gelinen zoraki uzlaşma sürecinde sosyal güvenlik bakanına hatırlatması gereken kampanyadır. sen memura %2 değil de 1 puan fazla zam yaparsan gider çiçek de alır, oyuncak da alır, simit de alır herkes kazanır. sen de öyle çaresiz ve gülünç reklamlar yapmaktan kurtulursun denilebilir.
ayrıca devlet eliyle yapılan bir kampanya reklamında simitçi, çiçekçi vb. kayıt dışı ekonominin özendirilmesi bir yana hiç birinin kamu yararına bir vergimizi verelim derdinde olmaması ilginç. tabi ne de olsa yalnızca fırıncının ya da çiçek toplayıcının bok boğazı bizim derdimiz. oysa sen vergini verirsen devlet yol yapar, baraj yapar hem istihdam olur hem toplumsal barış değil mi güzel kardeşim.
hükümet ekonomiyi toparlayamadı, aldıkları süper yüksek vergicikleri de yetmedi, şimdi de halktan ayrıca para dileniyorlar, biz yapamadık bari siz kendi aranızda halledin, para harcayın biraz diye, yazık.
bunun oyuncakcı üzerinden olanında, ''bir oyuncak alırsanız, bu oyuncağı satan adam eve ekmek götürür vıdı vıdı vıdı'' diyor. diyemiyor ki bu oyuncağı yapan adam evine ekmek götür, biliyoruz ki o oyuncağı alınca çekik gözlü evine pirinç götürüyor.
hangi parayla bu ekonomiye can verileceğini merak edilen durumdur. ekonomik kriz neden çıktı ? parasızlıktan . hala para olmayan, insanların işsiz gezdiği ve tekrar işçi çıkarmaların başladığı (pazartesi günü itibarı ile bursa'da 4 büyük şirket tekrar işçi çıkarttı) dönemde nasıl alıp vericez ?
penguen dergisinin yeni sayısının kapak konusu olan ve türkiye ekonomisini canlandırmak için bulunan geçici bir çözüm.
işe yarar mı yaramaz mı, halk dikkate alır mı almaz mı bilinmez çok sık televizyonlarda reklamı geçen konudur. bu ekonomik krizi yaşayan halk karnı açken, çocukları açken gül mü alsın yoksa oyuncak mı? kararsız kalır sanırım. fakat tercihini 'simit'ten yana kullanması büyük ihtimal. bence ülkenin burjuva zengin sınıfı ve müstakbel başbakan ve cumhurbaşkanımız bu işe el atsın koli koli gül, simit ve oyuncak alsın. 1 gemicik parası kadar... eminim kriz miriz kalmaz *
çocukluğa döndüren sözlerdir. mahallelerde olurdu ya maç yapmadan önce. alırım veririm ben seni yenerim, gazeteye ilan veririm. işte bu da bunun emir kipindeki hali heralde.
ama halk cidden parasız. hepsi değilse de önemli kısmı bu durumda. o yüzden şöyle olmalı bence bu saçmalık: alamazsın veremezsin ekonomiye can veremezsin!
çözüm tamamen halkta bitmiyor ey baştakiler!
alalım verelim de ne verelim göt mü verelim anasını satim param yok param açım.
insanlara masal anlatan kapitalizmin bir nimeti.
lan kriz senın kendi çelişkilerinden doğuyo sen sucu bız bı boh almıyoruz dıye topu bıze atıyosun yoh ya...
para olmadan alışın da olamayacağı açıkken kimden ne istenildiğini anlayamadığım kampanyanın sloganı.zira bunun için iktisat bilmeye gerek yok.paranın icadından beri alışverişi para ile yapıyoruz.o olmayınca da yapamıyoruz.diyelimki bende var para.gittim simit aldım.simitçi imalatçıdan simit aldı.imalatçı yatırım yaptı.üretimi artırdı.devlet de üretim kaynaklarına zam yaptı.uluslar arası krizin getirisi kaynakların zamlanması oldu.simitin fiyatı arttı.ben simit almayıp evde kalan bayat ekmekleri kızartıp sabah kahvaltısında yemeye başladım.çünkü ben maaşlı bir memur olduğum için benim bu alışveriş döngüsündeki yerim farklı.bana zam yok.vergiler artıyor.yatırım yapıp babayı alan simit imalatçısı artık işçide almıyor.bu yüzden iş bulamıyorum.dolayısı ile veriyorum veriyorum ama alamıyorum.harcamam azalıyor.bu durumda eski merkez bankası başkanının sattığı çin malı oyuncağı alamıyorum.zaten alırsam devlete ihanet ederim.çünkü üretim desteklenmeden benim yaptığım her ithal mal alışverişi cari açığı tetikliyor.geçim sıkıntısı nedeniyle evde sürekli karı ile kavga ettiğim için çiçek de alamıyorum çiçekçi karıdan.geçen sene kriz yok diyen deniz gökçe açıklasın bana şimdi neden krizin azalan etkisini yok edelim demesinin sebebini.
simitçi haricinde oyunculuğun sıfır olduğu reklamdır. hele ki deniz gökçe, ulan bu ne, iki satır tümce okuyacaksın, ilk izleyişimde ezberledim, koskoca bahçeşehir üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan adam yapamamış, gözü paso sağa sola kayıyor, mal gibi duraklıyor.
ayrıca ne boktan bir reklamdır o. böyle güzel bir ortam yaratmak isterlerken, resmen bizi özetlemişler. biz gideriz, kıza çiçek alırız. o çiçeği de sikindirik çingeneden alırız. kalan parayla aç karnı doyururuz simitle. oradan kalan parayla da gider sakız alır, ağız kokusunu gideririz, diş arasındaki susamları alırız. sonra kıza çiçeği veririz, siktiri yeriz. eve gideriz, gene simit yeriz. şanslıysak peynir vardır, o başka.
onun haricinde, para olmadan bunlar nasıl yapılacak, merak ediyorum. sigara, ekmek, elektrik, su, şu, bu, ne var ne yok her şeye zammı sok, sonra sakız al, çiçek al.
Çıkalı 1 hafta olmadan haberlerde alış-verişin ve piyasanın bir düşüş yaşadığını öğrendiğimde içimden acı bir kahkahanın geçtiğini saklayamacağım reklam sloganıdır..
ey rabbim demek sorun hiç bir şeyde, hiç kimsede değilmiş! demek ki benmişim bütün bunların sorumlusu... ve yine benmişim tüm bunları çözebilecek olan. hem de sadece yastığımın altında sakladığım üç beş kuruşla! ben nelere kadirmişim meğer! valla g.tüm kalktı...
çok içten gibi ama ne çakallar onlar. hep hinlik peşindeler. hep kendilerine çalıyolar. ayrıca reklamlarda çok sinir olduğum bi şey var. reklamda konuşuyo ya dayılar. her an söz kesilcek gibi. çok ama çok ağır konuşuyolar. rahat rahat anlatıyolar. ne bu sakinlik. saniye başı para akıyo lan ordan artizler. bi de reklam sonunda espriyi patlattım mıydı seyircinin aklı şaşar çok iğrenç bi hal aldı bu reklam serisinde. özellikle deniz gökçe adeta odun gibi oynamış. ayrıca 1 kilo peyniri ne yapacağıdım alıp da?
benim anlamadığım insanların cebinde harcayacak beş kuruşu yokken bu sevimsizler ne demek istiyor acaba. japon atasözündeki gibi resmen. hani orada diyor ya ''bana balık verme, balık tutmayı öğret'' diye. milletin içinde bulunduğu durumu anlamayan tuzu kuruların yaptığı reklam yani.
Sigara sağlığa zararlıdır. içersin kanser olursun böylece doktor kazanır hemşire kazanır. Kanseri yenemezsen mezar taşını yapan usta kazanır. Kısacası Türkiye Kazanır!
Bi cepten alıp diğer cebe konarak ekonominin canlanıcağı kanısına varmaktır. Halbuki ülkenin değeri içindeki varlıkların tümüdür. Yani ihracat olursa ancak Türkiye kazanır.