zeka değildir. zeka bir köprü inşası yapabilmek için gerekli bilgileri öğrenebilme, uygulayabilme ve kendinden bir mantık katabilme becerisidir. akıl ise bu köprüde kullanılacak malzemenin naklinden, mühendisine ve gerekli bürokratik izinleri biraraya getirebilme için gereken tecrübe ve hayat bilgisidir.
‘Akl’ sözlükte, mastar olarak; engellemek, alıkoymak, bağlamak gibi anlamlara gelmektedir. ‘Akl’ isim olarak; akıl, idrak, diyet, muhakeme yeteneği, kavrayış, zekâ demektir. ‘Akıl’, bilgi edinmeye yarayan güç, bu güç ile elde edilen bilgidir. Bu bir anlamda düşünme, kavrama, anlama ve bilgiye ulaşma yeteneğidir.
gönlün emrinde olması gereken idrak etme aracı. mevlana'nın da dediği gibi: "akıl, sana mürşidin kapısına gidene kadar lazımdır. hasta olan birine akıl, doktorun kapısına gidene kadar lazımdır. doktora gittiğin anda ona teslim olursun."
Akıl:Zihnin gerçeğe uyum yeteneğidir.
Herkeste bulunmaz. Yani herkes gerçek dünyayla uyum sağlayamaz. Objektif bakınca farkedeceksiniz. Kendi iç dünyalarında deli vb. Tabir ettiğimiz kişiler çok farklıdır.
Bugün akıl sağlığında problemler olduğunu düşündüğümüz psikolojik problemleri bulunan bir arkadaşımın yanımdaki bayanla muhabbet etmek için (kötü niyet aramayın) beni aracı olarak kullanması üzerine öğrendiğim eğilimleri beni şaşırtmıştı. Ufkum şu saatler ayrı bir geniş o yüzden.
Bi saniye olsun başımızdan ayrılmayan, kibirli, acımasız ve aslında çok yetersiz bir gardiyan. Rüya görmeden uyumak herhalde en huzurlu şey olsa gerek şu hayatta.
"akıl, islami mirasla izzet ve hidayet bulur. korunmuş, değişmez ilahi saha ile sürekli yenilenen beşeri sahayı birbirinden ayırır. ilahi saha dar bir alandır, akıl bu sahadan hidayet ve nur alır. beşeri saha ise geniş bir alandır, akıl bu alanda bulunanlar arasında tercih yapar."
zekayı yöneten büyük enerji. akılsız bir zekanın insanlığa neler yapabileceğini tahmin dahi edemezsiniz. (bkz: adolf hitler)
nasıl kullandığınız nereye gideceğinizin habercisidir.
tıpkı baharı müjdeleyen çiçekler gibi...
Akıl ikilemler ve çelişkiler yığınıdır. Başkalarının güvenini kazanmak için yalan söyleriz. Gerçek kişiliğimizi birileriyle yakınlaşmak için gizleriz. Mutluluğu yakalamak için, mutluluğu kaçıran tercihler yaparız. Haksız olduğumuz zamanlarda haklı olduğumuzu göstermek için olağanüstü çaba gösteririz.