yine telefonlarımın dinlemeye takılmasına sebep olacak kadar büyük bir suç daha işlediler. fazladan düşmana ihtiyacım yok, akrabalarımın yaptıkları sıkıntıya girmem için yetiyor...
Gidersin var ki işi var herhalde niye geldi gelmiş, gitmezsin vefasız niye gelmiyor derler.
Gezersin anca geziyor derler, gezmezsin insan içine çıkmıyor derler.
Habire birileriyle kıyaslarlar.
Çok acayipler çok.
Tecrübelerden sonra düğünlerde, cenazelerde ya da bayramdan bayrama görüşmenin daha doğru olduğu düşünülen grup.
Çünkü, ne zaman karşılaşılsa insanın canını sıkan, kalbini kıran bir davranışta ya da söylemde bulunacakları kesindir.
Senin anne, baba , dede veya ninenle geçirdigi bir anlaşmazlığın, kıskançlığın faturasını sana kesmek ister.
Yahut hiç gelmediğinden arayıp sormadığından yakınır. Sanki onun çocukları, seni ya da anne babanı ziyarete geliyorlarmış gibi...
“Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Nahl suresi, 90. ayet)
size kıçı kırık çikolatayla gelip şehirdeki burma baklavacının yerini soranlar hariç tabi.
baba tarafımdakilerden bir iki kişiyi çıkarırsam gerisi çıkarcılar, pislikler. ve ne yazık ki yan yana oturuyoruz.
babam da büyükleri olduğundan ne olsa babama koşuyorlar. ruhsal ve maddi yönden boyuna sömürüyorlar babamı. zaten kalp hastası meleğim. bunlar da onu yordukça yoruyorlar. çoluk çocukları yaramazlıkları gürültüleri patırtıları da bitmiyor. buraya misafir geldiğinde yengelerim ölmüş numarası yapıyor, herkesi annem ağırlıyor. o kadar benciller ki zaten gelenler onların evine gitmek de istemiyorlar genelde, direkt bize geliyorlar.
çok rahatsızım hepsinden. anamı babamı bunlardan kurtarmak, buralardan uzaklaştırmak istiyorum canı gönülden.