yalnız bir tezat var bu konuda amerika her yıl devletleştirme adı altında kurumları satın alıyor ama takipçisi akp türkiyede her yıl özelleştirme adı altında kurumları satıyor. erk gücü kontrol altına almak için kendi sermaye grubunu yaratıyor herhalde.
genel başkanı ve saz ekibinin bir çoğu özelleşmiş insanlar olduklarından hiçte şaşırtmayan merak. asıl bende merak uyandıran özelleşecek bir şey kalmadığında neyi satacaklar?!?!? **
tarihsel yapısalcı okulun içinde yer bulan dünya sistemi okuluna göre üç tipte devlet vardır. bunlar; merkez ülke, yarı çevre ülke ve de çevre ülke. denilene göre türkiye bu ülkeler arasında yarı çevre ülkeye girmekteymiş. nedir bu yarı çevre ülkenin özellikleri?
bu ülkeler merkez ülkelerle bir ittifak içindeler ve de çevre ülkelerin kendi aralarında anlaşmalar yapmalarına engel olmaktalarmış. ne tam gelişmiş ne de gelişmemiş ülke imiş bu ülkeler. bakıldığı zaman merkez ülkeyle yapılacak olan ittifaklarda bazı kesimler merkez ülkelerle iş birliğine giderek, merkez ülke sermayesinin kendi ülkelerine girmelerini sağlamaktadır. böylece nispeten bir gelişme sağlanmış bulunmakta ama gelir dağılımındaki adaletsizlikten de söz edilmektedir. işte özelleştirme de bu uygulamaların en belirgin halidir. bundandır ki özelleştirme gelişmenin bir unsuru olarak görülüyor ve de uygulanılıyor.
dis borcu yüksek olan devlete ait isletmeleri özellestirerek borctan kurtulma merakidir , zira o yüzden her bi bok satilir.sonra'da millete dis borcu kapattik derler ...
bu tipki borclarini ödeyemeyen bir dükkanin kepenk indirmesine benzer , iflasa kosan türkiye'dir ancak alinacak avantalar alinir herkes kendi gelecegini garanti altina alir.
"akp hükümeti gerek yerel yönetimler gerekse hükümet kanalıyla hızlı bir özelleştirme hamlesine girişmiş durumda. özelleştirmeden kaynaklanan gelirler üzerinden iktisadi finansman yaratan hükümet tabiri yerindeyse memleketi satıyor. ancak bu gelirlerin çok küçük bir kısmı özelleştirilen işletmelerin kaynaklarını yaratmış emekçilere gidiyor.
iktisatçılar yıllardır gösteriyorlar ki yönetimde başarının anahtarı mülkiyetin kimde olduğu değil, nasıl bir idare prensibi kullandığınızdır. kamu ya da özel işletmelerin iktisadi performanslarının nedeni sahiplerinin kim olduğu değil, nasıl işletildikleridir.
ancak akp'nin başka yolu yok. emekçi düşmanı böyle bir iktisat politikası verdiği açıkları özelleştirmelerle kapatıyor. böylece emekçilerin maaşlarının iyice yok olmasını engelliyor. bunun sürdürülebilir bir strateji olmadığını bilmek için bilim insanı olmaya gerek yok. atalarımız güzel demiş: hazıra dağ dayanmaz. iktidara geldiği 2002 yılından beri akp hükümeti özelleştirme gelirlerini (gider mi desek?) olağanüstü artırdı."
Kenan Evren Anadolu Lisesi yaklaşık 15 yıldır Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından satın alınmaya çalışılıyordu. Fenerbahçe Spor Kulübü bu
amacına 6 yıl önce ulaşmış, okulumuzun arazisi Maliye bakanlığı tarafından satılmış fakat çıkan çeşitli sorunlardan
dolayı arazinin teslimi 5 ay önce tamamlanabilmiştir. Öğrenciler son 6 yıldır okula kayıt yaptırırken bu bilgiden
mahrum bırakılmış ve kandırılmışlardır.
Okulun 'A' binası yarı tarihi eser özelliği taşıdığından dolayı yıkılma riski olmamasına karşın, okulun
arazisinin büyük bölümünü kapsayan 'B, C, D' binalarına ve okul bahçesine, binalar yıkıldıktan sonra Fenerbahçe
Kulübü tarafından alış-veriş merkezi yapılmak istenmektedir. Yıllardır bulunduğu bölgede ilk önce Kadıköy Orta Okulu,
1983'den bu yana da Kenan Evren Anadolu Lisesi olarak eğitim veren bu arazinin satılmasını,bizler sosyal devlet kavramına bir saldırı ve hakaret olarak yorumlamaktayız.
Fenerbahçe Kulübünün kötülükleri sadece bununla sınırlı kalmamaktadır. Okulun taşınacağı yeni
Kenan Evren Anadolu Lisesi gerek şehir merkezine yakınlık, gerek mali değer, gerek arazi büyüklüğü bakımından şu
andaki okula oranla şehir merkezine daha uzak, mali değer olarak daha ucuz, arazi büyüklüğü bakımından ise çok
daha küçük bir alanı kapsamaktadır. Kenan Evren Anadolu Lisesi'nin tercih edilmesinin önemli sebeplerinden biri
olan Kadıköy hudutları içinde bulunması özelliği de yeni Kenan Evren Anadolu Lisesi binasıyla kaybolmaktadır.
Ataşehir'de yapılmakta olan yeni okul Kadıköy ilçesinin hudutları içerisinde bulunmamaktadır.
Kenan Evren Anadolu Lisesi öğrencileri, Kenan Evren Anadolu Lisesi'ni okulun öğretmenlerini, okulun konumunu,
okulun fiziki ve sosyal şartlarını göz önünde bulundurarak seçmiştir. Söz konusu olan yapılacak okul bu şartların
hiçbirine uymadığından kazandığımız okul durumundan uzaklaşmaktadır.Kenan Evren Anadolu Lisesi'nin taşınmasıyla
beraber okulun öğretmenlerinin ve öğrencilerinin çoğunluğu başka bir okul aramak zorunda
kalacaklardır. Fakat maddi durumdan yeterli güce sahip olamayan aileler nakil sırasında alınan ücreti ödeyemeyecekleri için belki de çocuklarını okuldan almak zorunda bırakılacaklardır.
Okulun öğrencilerinin çok büyük bir çoğunluğu okulun taşınmasına karşı olmasına rağmen, okul idaresi
siyasal rant uğruna öğrencilerin taleplerini görmezden gelerek bu konuda, konumunu okulun taşınmasından yana
belirlemiştir.
Sizden talebim bu işin takipçisi olmanız ve bu olayı gündemde tutarak Türkiye Cumhuriyeti'nin öğrencilerini hiçe sayarak bir alış-veriş merkezi uğruna hakkıyla kazandıkları okullarının yıkılasına karşın
yanımızda bulunmanızdır.
Şimdiden teşekkür ederim.
kenan evren anadolu lisesi öğrencilerinden alıntıdır.