zaten piyasadaki en düşük ücretleri veren bankalardan biriydi akbank. reklam harcamalarından kıssaydı da personel çıkarmasaydı ya. kamuoyundaki itibar katsayısı da yerle bir oldu. bir insanlık ayıbıdır bu. harcamalardan kısmanın başka yolları da vardır. personel çıkarmak en son yapılacak şeydir. böyle insafsız bir politikayı kınıyor, işten çıkarılan meslektaşlarıma üzüntülerimi bildiriyorum.
o pis canavar yüzün gösterildiği andır.. akla hayale gelmicek karlar yapıp sana bu karları yaptıran personelden ilk vazgeçen dev kapitalizm canavarı .. doy artık ne olur .. daha kaç kişiyi yiyeceksin ??
ben yarın hesabımı kapatıp, kredi kartımı iptal ediyorum. nedeni sorulduğunda bu yaptıkları namuszuluğu aynen ifşa edicem yüzlerine. belki herkes böyle yaparsa, insanların ekmekleriyle bu kadar kolay oynanmaması gerektiğini öğrenirler.
1000'in üzerinde çalışanın, bir anda nasıl göz kırpmadan harcanabildiğini, çalışanın gerçek değerini bir kez daha öğrenmemizi sağlayan. böyle, suratın ta ortasına okkalı bir tokat gibi çarpan.
demek ki bu kadar kolay? demek ki, zavallı personelin pek de fazla, hatta hiçbir lanet olasıca hakkı yok böyle bir karar karşısında? demek ki, ekmek paramız, aç kalma ihtimalimiz böyle insanların elinde?
yarın öbür gün, bizim de başımıza gelirse, "ama..." diyemeyeceğiz, gıkımız çıkmayacak yani. kimse hakkımızı aramayacak, susup oturacağız ahan da böyle. demek ki gerçekten köleymişiz. istedikleri zaman siklerler, istedikleri zaman sokarlar yani. bu böyle bir düzen demek ki.
adalet mi? çalışan hakkı mı? onlar da neymiş ki?
en fazla; götümüze giren kazığın giydirildiği cicili bicili bir ambalaj.
eğer doğruysa işten çıkarılacak personelin pozisyonuna bakmak gerekir. eğer işten çıkarılacaklar, çok az bir paraya günde ortalama 12 saat çalışan düz memurlarsa, burdan aktaramayacağım, trakya tarzı güzide hitabet tarzlarını sevgilerimle yolluyorum çok sayın üst düzey yöneticilere.
yok eğer işten çıkarılacaklar, emekli olmuş fakat çalışmaya devam eden orta düzey yöneticilerse eyvallah. gençlerin önü açılsın di mi?
14 Kasım 2008 tarihi ile AKBANK ta 1400 civarında çalışanın iş akitlerinin feshedildiği bilgisi kamuoyuna ve sendikamıza ulaştı. AKBANK tan resmi açıklama yapılmamasına rağmen güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgiler, istihdam fazlası olarak görülen %10 oranında personelin işten çıkarıldığı ve önümüzdeki günlerde işten çıkarmaların devam edeceğidir.
Bankacılık sektörünün 2001 krizindeki yeniden yapılandırma süreci 47.133 banka çalışanın işten çıkarılması pahasına yapılmıştı.
2001 krizinin sonrası siyasi iktidar ve banka sahipleri rehavetlerini krizin faturasını emekçilere ödeterek sağlıyorlar. AKBANK bir başlangıçtır bankacılık sektörü ve diğer sektörlerde devamı gelecektir.
Sermayenin, daha fazla kar hırsıyla ve yabancı finans sermayesinin daha fazla kaynak transferi kaygısıyla atılan bu adım, ülkemizi felakete sürükleyen sermayenin ve siyasi iktidarın tanıdık olduğumuz yöntemidir.
Bank-Sen olarak işten çıkartılmaları, bilançolarda açıklanan karların sağlayıcısı banka çalışanlarının yerli/yabancı banka patronlarının huzuru ve karı için işsiz bırakılmalarını protesto ediyoruz.
AKBANK ve daha sonrasında gelecek işsizlik dalgasını banka emekçilerinin birlikte ve örgütlü olarak karşılayabileceğini ilan ediyoruz.
bundan bir kaç gün önce, (sanırım 15 kasım) gazetelerde sabancı holdingin yılın ilk 9 ayında 1 milyar ytl ( 1 katrilyon ) kar elde ettiğini açıklamasından sonra, krizi bahane ederek 1500(+) personeli işten atması güzel bi paradoks olmuş.
çok büyük işletmelerin * yine kriz bahanesiyle bir sürü insanı işsiz bırakması. ne yazık ki arkası gelecek bunun. işverenin krizi çok güzel bir şekilde suistimal etmesi de denebilir aslında buna. çünkü belki 150-200 kişiyi çıkartır ama eli değmişken 1500 oluveriyor işte. asgari ücretle çalışmak üzere vasıflı adam almaları için iyi bir sebep kriz ne de olsa ileriki günlerde. bankaların, paradan para kazanmak, faizle para vermek, yasal tefecilik yapmak, kan emmek, plazalar dikmek dışında ne boka yaradığını anlayan, bilen varsa beri gelsin *.
akbank'ın önemli sayıda personelini işten çıkarmak durumunda kalmasıdır. hassas bir mevzu olduğu için ifadeleri kullanırken dikkatli olmak gerekmektedir.
Önceden büyüklerimiz bize "hacıdan hocadan korkacaksın" derlerdi.Korkularımıza bir yenisi daha eklendi.Artık "ak" dan da korkuyoruz.Partisi milletin, bankası 1500 kişinin hayatını mundar etti.Bankasına şükür tabi partisi yanında.
(bkz: hayata dair iç burkan detaylar)
Kriz dönemlerinde bankalar orta yaşın üzerinde nispeten daha yüksek maaşa çalışan memurlarını çıkarıp, yerlerine genç, tecrübesiz ama, ucuza çalışan hırslı gençleri alırlar.
her zaman dediğim gibi, krizler patronlara yarar...
ben hala kullanacağım akbankın kredi kartlarını. sanki bütün paralar dönüp dolaşıp aynı kişinin cebine girmiyor gibi heves etmiş herkes bankaya karşı boykotu. duyarlılık sadece kredi kartı iptali ya da bankadan paranı çekmek olarak algılanmamalı. yapacaksanız daha kapsamlı şeyler düşünmelisiniz. güzel bir araştırma yapın mesela özgü namal ın kaç para aldığını öğrenin. daha sonra bu personellerin toplam maksimum ücretlerini öğrenin ve belgeleyin. daha sonra bütün basın yayın kuruluşlarına e-mail yolu ile gönderin. hatta forward mail olarak yayalım ben de yardım edeyim. sayısız mail gelirse kısa vadede elbet sonuç alınacaktır.
valla 1500 personelin niye çıkartıldığı hakkında en ufak bilgim yok. ancak eğer bu personeller işini doğru düzgün yapan kişilerse zaten dert etmemize gerek yok. akbank tan ayrılırlar karabank ta iş bulurlar. hiç bir banka kriz sebebiyle personel çıkartmıyorken akbank ın personel çıkartmasından sonra "kaçın lan kriz geliyor" diye yorumlamamak gerekir.
2000 alımla 1500 atım sonucunda 500 alımlık bir sonuç çıkmasını "çalışanlarımızı atmadık" olarak sunan bir bankanın personelini atmasıdır. "çıkarmak" patron ağzıdır, ben patron değilim. "çıkarılmıştır, yolları ayrılmıştır" gibi patron ağızları bende uçuk yapıyor, kusura bakmayın.
banka elbette feodal zihniyeti sonucu "biz bir aileyiz, atmayız, yollarımızı ayırırız" edebiyatı yapacak da, feodalizmden mustarip bünyelerin bunu kapitalizmi paklamak için kullanacak denli naifliği ne iştir, ben bunu anlayamam doktor.
üzülme bay arkın, el, kendi, talkım ve salkım arasındaki uzlaşmaz çelişkinin sınucudur bu.
3 aydır iş yapmadığı için iflas eden, kapanan küçük işletmelerin yarattığı işsizlerin yanında esamesi okunmayacak olan durumdur.
sırf sanayii bölgelerinde geçen ay işten çıkarılan kişilerin sayısı bile bunun onlarca katı.
yerine adam almışlar falan hikaye.
krizi körüklüyolar durumunu hiç dile getirmeyin. krizin ateşi dört yanımızı sardı hala teğet geçti diyenler olabiliyor. tabi bunu da başbakanaın geometri bilmemesi ile açıklayabiliriz.
akbank açıklamasında, bin beş yüz kişiyi işten çıkarmadığını söyle(ye)memiştir. muhtelif tarihlerdeki (ki yaklaşık bir yıl öncesiyle bugünün kıyaslamasıdır bu da) personel sayısından dem vurmuştur. kendilerinden on beş gün önceki personel sayısını da bildirmelerini rica filan ederiz!
en azından hesap bilmeyenlere yardımcı olmak adına..
haberin medyada geniş yer almamasının nedeni, krizin akbank ve dolayısıyla banka sektöründe büyümesine engel olmak içindir. onun nedeni de tamamen duygusal olup, bankacılık sektörünün sekteye uğraması bankaların reklam gelirlerini kısması anlamına gelir. Bu da medyanın daha az para kazanması demektir. işine gelmediği için bu haberi yüksek sesle konuşmaktan çekinmektedirler kendileri.
ister patron ağzı olsun ister amele ağzı, şu anda milletin goygoyculuk yapmak adına geveleyip durduğu hadisedir, ki önemli olan 1500 civarı eğitimli insanın şu anda işsiz kalmasına sebep olan durumdur.
bırakalım bu sarı sendikacı zibilliklerini, onu bunu paklamayı, anlamayanın olması gayet normal. kimin neresinde uçuk yaparsa kime batarsa batsın söylemek çok da zor değil, çıkarılan insanlar şu anda bir şekilde iş aramaktadırlar. zor durumdadırlar ve bir çoğu mağdur ve hatta gururu kırılmış şekilde geleceğini düşünmektedirler.
bir kaç özenti yeni yetmenin hoşuna gidecek diye "ıhaaa akbank 1500 kişiyi atmış olm, şutlamış la skrtetmiş resmen" demek ancak insan üzerinden politikacılık oynadığını sanan magazin çocuklarının pespaye zihinlerine masturbasyon etkisi yapacaktır. doğru düzgün aç kalmamış, açıkta kalmamış balkon çocukları için ona buna sataşarak kendine pay çıkarmak pek eğlencelidir, gülünçtür hatta. ancak bu gülünçlük şu anda işsiz olan binlerce beyinde gülme efekti yaratmıyor ne yazık ki. ne de hınçla çarpan yürekleri soğutmuyor.
kısaca: çalıştığı kurumdan çıkarılan, emek verdiği kurumdan ayrılan 1500 kişidir efendim...