Günümüzde kendisini öpenlerin tam olarak neresinden öptüklerini, kendilerinin de tam olarak bilemedikleri, ünlü türk insan. Güneş görmeyen yerlerinden parça deri alıp yüzüne monte ettirdiği söylenen gergin hatun.
sahip olduğu ses kalitesi ve yorum gücüyle bütün estetik merakı ve tüm aykırılıkları helal-i hoş olasıca diva. "haykıracak nefesim" , "kimler geldi kimler geçti", "sensiz yıllarda", " o benim dünyam", "hancı", "uykusuz her gece" (ve daha listeyi uzatıp gidecek şarkılar)...
saygılar...
sanatına söyleyecek tek bir olumsuz eleştirim olamaz ama ikinci bir michael jackson vakası olduğunu söylemeliyim... Yüzündeki o şaşkın ifade kendisine hiç ama hiç yakışmıyor. gerdirmekten dudakları kulaklarına dayanan tek süperstarımız.
zamanının çok daha ilerisinde müzik yaptığı söylenemeyecek olan kadın. zamanının çok daha ötesinde var olanı alıp, değiştirip önümüze sundu. kısacası müzik yapmadı, ticaret yaptı. ha tuttu mu? tuttu. dinliyor muyum? evet. gerisi faso fiso o zaman.
kimler ne derse desin estetikli kart yaşlı dense de türkiye'nin görebileceği en sağlam insanlardan biridir. bir kere kadın zamanının çok daha ilerisinde müzik yaptı. bundan 20 sene önceki albümlerini dinleyin sonra da şimdi şarkıları dinleyin. (son zamanlarda yaptığı işleri pek takip etmedim bunu da itiraf edeyim.) şarkı söylerken sesini kullanma biçimi o kadar güzeldir ki insanda şarkı söyleme konusunda çok büyük teşvik edici etkisi yaratır.
yeni neslin araştırma , bırak araştırmayı önyargılarından sıyrılıp seyretme zahmetine bile katlanmadan , estetikleri nedeniyle dalga konusu haline getirdiği türk halkına verdikleri ve getirdikleriyle bir örneğine daha aynı seviyede rastlanması zor olan süperstarımız. estetik muhabbetine girenlere sormak lazım sadece estetik operasyonlarla 3 nesile hitap edebilmek ve hala takdir edilecek bir sahne performansı vs... sahip olabilmek mümkün müdür?
eurovision'a katıldığı yıl, "şarışın türk olmaz" gerekçesiyle, saçlarını siyaha boyatmak zorunda bırakılan, "petrol" şarkısıyla nam salan ancak o seneki yarışmada dereceye giremeyen sanatçıdır.
ajda pekkan'ı sevmenin kişide bir farklılık uyandırdığını, onun hakkında akla ilk gelenin söylenmemesi gerektiğini düşünürüm.
türk müziğinde ve bende ayrı bir yeri olan star sanatçıdır.
en sevdiğim eseri "oyalama beni" şarkısıdır.
kendisi geçmişten bu yana türkiye'nin batıdaki yüzü gibidir. aynı zamanda starlığının dışında özününde çok insancıl olduğunu, mütevazi biri olduğunu düşündüğüm sanatçıdır.
onun eserleri günümüzde olduğu gibi sakız şarkılar değildir. herkezin bildiği bir ajda pekkan şarkısı vardır.
ajda pekkan'ı sevmeyen de çoktur. ama bu çoğunluğun sebebi de hep dış görünüştür. fark edilmesi gereken dışı değil, sanatı ve ruh dünyasıdır.
son olarak ben ajda pekkan'ı severim, onun dışında ajda pekkan'ın müziğiyle hiç uymayan kişileride severim. önemli olan da ayrı ayrı tarzları barındırıp, o tarzlardan kişinin kendine birşeyler çıkarmasıdır.
Ajda Pekkan'ın estetik ameliyatlarıyla ilgili güzel bir espriyi de aktaralım.
Ajda Pekkan vefat edince ahirette melekler O'nu beklerler.Cennetin kapısındaki melek listeye bakar ''sizin isminiz burda yok'' diyerek Cehennem kapısında bekleyen meleğe gönderir.
Bu arada Ajda'yı telaş almıştır :
-''Cehenneme gideceğim sanırım.''
Ancak cehenneme de gitmemiştir çünkü cehennemin kapısında bekleyen melek de bu isme rastlamamıştır. iki melek de durumu anlamayıp Tanrı'nın katına çıkarlar.
-''Ajda isimli kulunuz geldi ama iki yerde de ismi yok. Bu kulunuzu nereye göndereceğiz? ''
Tanrı Ajda'ya şöyle bir bakar ve cevap verir :
-''Ben böyle bir kul yaratmadım.''