kimseye ayar verdiği, polemik yaptığı yoktur.
ayar veren kişi dikkate alınan biri olur öncelikle.
polemik iki kişi ile yapılır zaten. öbür türlüsü elizabet olur ki ahmetimin yaptığı budur.
camii önünde ezan vaktini bekleyen amcalar neyse, ahmet kekeç odur.
bilgi birikimi hayata dökme anlamında yani. sonra bazıları 'mümin amcalarımı küçümsüyorsun yea' demesin.
10 yıldır iktidarda olan bir partinin yılmaz savunucusu ahmet kekeç e tavsiyemdir: abi 10 yıldır memlekette ele geçirmediğiniz makam, mevki, kurum kalmadı. artık bıraksan bu fakirlik kokulu mağdur edebiyatını.
inan partine oy verenlerin binde biri bile okumuyor seni, onlar gazete okumuyor çünkü.
Mit skandalinin patlak verdigi, cemaat ve hukumetin birbirlerine aciktan hucum ettigi gun bile CHP'yi yazarak ne kadar
eyyamci oldugunu bizlere ispat etmis yazardir ... Engin Ardic'in biraz daha terbiyeli, sakalli ve daha az okunan halidir ...
ingiliz istihbarat belgelerini tarih diye savunan, ingiliz ajanlığını normal gören kalemşör.
ulan madem ki, tarih diye ingiliz ajanlığı yapacaksın; kendi fikirlerin gibi ne diye savunursun?
yağmur nereye yağarsa artık tarlasını oraya çekmeyi becerebilenlerden olmuştur. sanırım gazetelerinde bu tip köşe doldurucularına ilkokuldaki gibi kolluk takıyorlar. a muhalifine giydirme kolu, b muhalifine giydirme kolu gibi kolluklarla bu doldurucular dünyada kıyamet kopsa kolluk görevleri dışında yazı yazamıyor durumdalar. arada bir özel izin oluyor tabi.
böyle insanları gördükçe, içinde bulundukları karanlığın içinde üç kuruş daha para kazanmak için bata çıka neler yazdıklarını, üç kuruşluk payeler için ne gibi yalakalıklar peşinde olduklarını, nasıl bir biat kültürü içinde yetiştiklerini, efendilerinden aferin almak için nasıl küçüldüklerini, kişiliklerini nasıl satışa çıkardıklarını gördükçe acıyorum bunlara.
yarın çoluk çocuğunun, eşinin dostunun yüzlerine nasıl bakacaklar merak ediyorum. herkesin yandaş, satılık olarak tanıdığı bir insan olmak nasıl bir duygudur kendisi açıklasın bize istiyorum. o yalakalıkla edindiği, başkalarına kara çalmakla, çamur atmakla, hakaret etmekle cebine giren üç kuruşu çoluğunun çocuğunun boğazından nasıl geçiriyor, gururu hiç mi zedelenmiyor, kendine aynada bakınca yüzü hiç mi kızarmıyor acaba? acıyorum kendisine...
sırtını savunduğu iktidarına dayayıp, gazetesinde surekli ona buna çatan, çamur atan köşe yazarlığı yaptığını zanneden polemik kişisidir.
sorarlar sana, "Hiç haber yaptın mı? , düşüncelerinin temeli nedir? , araştırmalarının boyutu ne " . cevap yok tabi. dök icindeki kinini, saldır karşı tarafa, uydur uydur yaz. tv'de de bu işin görsel boyutunu yapıyor.
Bu günkü köşe yazısında ilber ortaylı'nın atatürk'e iftira edenlere, küfredenlere hödük demesini eleştirmiş. Tamam yaptıkları yanlış ama hödük demek de hoş değil, hödük pezevenk anlamına gelir diyor. Tdk dahil hiç bir sözlükte hödük, pezevenk anlamına gelmez. iftiracı müptezelleri koruyayım derken kendi kültür seviyesini göstermiştir. Ayrıca ilber hoca bu ahlaksızlara pezevenk demek isteseydi de derdi ama muhtemelen gavat kelimesini seçerdi.