1985 yılında çıktı 'Ağlama Bebeğim'.
Annemden 100 bin tl borç, başka birinden 50 bin tl borç aldım. Arkadaş fotoğraf makinasını sattı, parayı denkleştirdik. Ama plak şirketleri Ne halk müziği, ne Türk sanat müziği, ne de arabesk, ne olduğu belli değil, ya da başımız belaya girer gibi nedenlerle kaseti yapmak istemediler. En sonunda Taç Plak evi sahibi kaseti yapmayı kabul etti. Böylece ilk kasedim piyasaya çıktı. Fakat 15 gün sonra toplatıldı. Bu toplatılma olayı Ahmet Kaya yı bugünkü Ahmet Kaya ya ulaştırdı ..
Eğer ben kendimi düşünseydim, çok başka türlü davranırdım. Herşeyi bırakıp, buraya gelip sürünmenin ne anlamı var? Şu anda Bodrum da, bir yatın tepesinde elimde viski
bardağı, ense vermiş, eğleniyor olabilirdim.
Sadece biraz bedbaht, biraz çaresiz, biraz gurursuz ve onursuz olmam yeterliydi. Ama ben öyle biri değilim ve hayatım boyunca da olmayacağım. Ben kimliğimi istiyorum.
Bugün, bunun bedelini ödüyorum!
"Bundan 13 yıl önce sabaha karşı veda ettin bizlere. 'Üşüyorum, vatanı örtün üstüme.' Diyerek ölümsüzleştin. Seni düne sürgün edenler, bugün senin adını her duyduklarında sahte gözyaşları döküyorlar. Seni ölüme mahkum edenler, bugün üstünden prim sağlamaya çalışıyor. Aslında herkes her şeyi çok iyi biliyor, ama susuyor Ahmet kaya! Seni çok seviyoruz büyük insan ve çok özlüyoruz! Unutmak, unutturmak ihanettir! Ahmet kaya ölümsüzdür!" Demek istediğim usta sanatçıdır.
şu an kendine iyi bak şarkısını dinlediğim, tesadüfen bugünün ölüm yıldönümü olduğunu öğrendiğim büyük sanatçı. çoğu sanatçıda olduğu gibi öldükten sonra değeri anlaşılan.
bazi milliyetci kopeklerin sevmedigi ozlemimizdir. geliyorlar bir de nedense onun saygi deger adinin basliginin altinda havliyorlar. host ulan host bak orda kafatasi var.
kendisini bu zaman kadar getiren siyasi kimligi degil sarkilari olmustur ve dunya dondugu surece kendini sarkilariyla var edecektir.. olmemistir her zaman kalbimizde, dilimizde ve kulagimizdadir..
kurdistan fotografi ile konser vermekten yargilandi, fotografin sahte oldugu aciklandi beraat etti, yetmedi.. ben demokratik turkiye cumhuriyetinin bir bireyi olmak istiyorum dedi, yetmedi.. edirne den ardahan a kadar bu ulkeyi cok sevdi, yetmedi.. vatandaslarini ulkesini cok sevdi, yetmedi.. ulkesinin bolunmeyecegini savundu, yetmedi.. olumler, zulumler olmasin dedi ve sadece sevgi verdi, yetmedi.. arkasindan sahte belgelerle oraya buraya yardim etti denildi belgeler sahte cikti, yetmedi.. uzerinden bazi orospu cocuklari prim yapti, siyaset yapti yine yetmedi.. surgun edildi, cok sevdigi ulkesinden zorla gonderildi ve yine yetmedi..
oldun ahmet abi oldun gittin.. bir sarkilarin kaldi bizlere ama hala bazi orospu cocuklarina yetmedi.. hala uzerinden siyaset yapan gavatlar olumunle bile yetinmedi..
iste sen oyle guzel oyle sevgi dolu.. oyle can oyle babacan.. oyle bizden birisin ahmet abim.. bil ki cok sevdigin ulkende hala gozunu acik tutmaya calisan, medyaya orgutlere kopek olmayan insanlar var ve olacak..
16 yıllık sanat hayatına dolu dolu 20 albüm sığdırmış mükemmel sanatçı. Saygı ve sevgiyle anılandır. Keşke yaşasaydı da konserine gidebilseydik aah ah.
10 yıldır ailenden ayrısın ne onlar seni arıyor ne sen onları. aramak istiyorsun, gidip sarılmak, ağlamak, konuşmak falan. ama olmuyor. o siktiğimin bağları nasıl kopmuşsa, nasıl duvarlar örülmüşse araya...
işte bütün bunların yarattığı sıkıntı bindiğinde omuzlara, hele ki saat sabahın 5.30'u ise...
zülfü livanelinin dediği gibi sonuna kadar hayatının teorisini ve pratiğini aynı doğrultuda yaşamış,ilkelerinden ödün vermemiş eşsiz şarkıcı,türkiyede onu sevmeyenlerin bile gönlüne enazından sesiyle taht kurmuş.o gittikten sonra pek çok taklitçisinin çıkması bu yüzden şaşırtıcı olmasa gerek.