Hergün mutlaka birçok şarkısı dinlenip terörist duygulardan ziyade duygusala baglatan, hala değişik sekillerde sifatlandirilan kişi. Ne dinlemekten ne sifatlandirilmaktan usanilmayan adam.
siyaset meydanı'nda 5 dakikalık arada bir hanımefendi ile tartışması sırasında geçen (yaklaşık) diyalog:
h - hakkımı savunabiliyorum kimse gelip yakama yapışmadı!
a.k - çok rahat bi insansın demek ki yani!
h - hiç kimse gelip yakama yapışmadı
a.k - yav senin yakana niye yağışsınlar ki sen kalkıp sisteme bir şey söylemiyorsun ki şapkanı çıkartmıssın geziyorsun!
bu ülkede, "delikanlı" sözü polat alemdar, başbakan ve benzerlerini tanımladığı sürece kendisi buralarda sevilmemeye ve kalleş olarak anılmaya mahkum olacaktır. daha da acısı "sesini sevdiğim ama politik görüşleri ığğğımmm şarkıcı..." şeklinde anılacaktır. he, politik görüşleri he.
türkiyenin en güzel erkek sesi.
" Beni burada arama, arama anne.
Kapıda adımı, adımı sorma.
Saçlarına yıldız düşmüş koparma anne, ağlama.
Kaç zamandır yüzüm traşlı, gözlerim şafak bekledim.
Uzarken ellerim, kulağım kirişte,
Ölümü özledim anne yaşamak isterken delice."
teröristlere "gerilla" kelimesini layık görmüştür. haliyle hakkında pek de güzel dileklerim yoktur. hı şimdi ifade özgürlüğünden bahsedecek kesim de çıkacaktır. çok da sikimde değildir.
terör örgütüne moral konserlerinde '- şimdi hoşçakal yaban çiçeğim. yasal mermisiyle bir tc yaklaşmakta.' demiştir sözde kürdistan haritasının önünde. tabi pkk ile olan ilişkisinde bunlar bizim bilip gördüklerimiz. şarkıları güzel eyvallah, iyi de bir sanatçı ama bana düşman olup, beni kendi eserlerini dinlemekten mahrum ettiği için hiçbir zaman affetmeyeceğim sanatçıdır aynı zamanda.
şarkıları protest duruşunu her daim belli etse de politik görüşünden bağımsız olarak, her kesimden insanın severek dinleyebildiği sanatçı..
o şarkılar kalbe işler, beyni zonklatır.. sesi alır götürür.. sözleri iç titretir, can yakar, hüzünlendirir, gülümsetir...
Evet iki gözüm An gelir, paldır küldür yıkılır duvarlar, gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet, o eskimeyen heyecan gelir! An gelir, muhabbet başlar, silahlar susar, ayrım kalmaz ve nefret ölür! işte o an diyebilirsin ki büyüdün bebeğim. işte o an lili marlen türküsü bir kez daha Zagreb radyosundan duyulabilir ve sadece bir savaş türküsü olmaktan kurtulabilir. Çiğdem çiçek açar her yer, tezkere vurulmadan önce alınabilir, metrisin önünde bekleyenler kavuşur mahpuslara ve dağlar köyler türkü söyler gönlünce, yoksa esen bu soğuk yel karşısında üşür ölüm bile, tutunamaz hiçbir şey diye haykırdın, sen insansın diye söyledin bunları. Dinlemediler ve anlamadılar, Şeyh Bedrettin misali bir seher vaktinde, yağmur çiselerken, bir halay havası söyletmeden. *
Mecburen "vatansız" kalınmış kalleş bir gecede, ve puslu bir yalnızlıkta, "Sorulur karanlık sebebim, vurulur mülteci kederim, korkarım dönmem güzelim" şarkısıyla zom oluncaya kadar içilen en harbi, en delikanlı arkadaşım iyi ki tanıdım.
ciddi anlamda araştırıp, sadece hürriyetin ve pek muhterem ertuğrul özkök'ün haberlerini okumadan, internet üzerinde ve adına yazılmış köşe yazıları,anıları inceleyen insanın kesinlikle sevdiği bir sanatçıdır ahmet kaya.
ama insanlar her zaman kolay olanı seçtiği için - hele bi sen yutupa gir ahmet kaya kürdüz ölene kadar videosunu izle de gör gerçek ahmet kaya'yı- der lakin linç gecesi videosunu, türban hakkında söylediklerini, ağladıkça ezgisi eşliğindeki videolarını izlemezler.
Bir arkadaşı vardır yazarın, istanbul'dan Bursa ceza evine gidecek ve Eşber Yağmurdereliyi ziyaret edeceklerdir. Yolda bir kavga başlar aralarında "Mozart kim ki lan, halkı için ne yapmış?" der Ahmet Kaya, sıkı bir kavga ve muhteşem bir dostluk başlar aralarında. Ama Yazar Paris'te Ahmet'in mezarına gittiğinde kapanma saatidir ve böğüre böğüre ağlar. "Ah ulan Ahmet, nesine özendin de gittin lan" .
bu adamı yıllar önce dinliyordum büyük bir zevkle. ve dinlemeyi bıraktım. 10 yıldır falan dinlemiyordum aptal önyargılarımdan dolayı. şimdi fizy'de çalıyor. giderim şarkısı.
ahmet kaya'sız müzik gerçekten yavan. büyük bir eksiklik varmış hayatımda şimdi fark ettim.
bu ülkeyi masa başında satanlar bu adamdan daha mı kötü. eğer ahmet kaya kötüyse.
pkk propagandası yapıyorsa yine allah belasını versin ama şarkıları çok iyi.
'Eğer ben kendimi düşünseydim, çok başka türlü davranırdım. Herşeyi bırakıp, buraya gelip sürünmenin ne anlamı var? Şu anda Bodrum'da, bir yatın tepesinde elimde viski bardağı, ense vermiş, eğleniyor olabilirdim.
Sadece biraz bedbaht, biraz çaresiz, biraz gurursuz ve onursuz olmam yeterliydi. Ama ben öyle biri değilim ve hayatım boyunca da olmayacağım. Ben kimliğimi istiyorum. Bugün, bunun bedelini ödüyorum!'