türk müziğinin serdar ortaç, demet akalın, hande yener ve daha nice içi boş şarkılar yapan popçulara kaldığı şu günlerde daha da özlenesi daha da dinlenesi adam, sanatçı, devrimci kişilik. sözüm ona sanatçı sayılan yukarıdaki isimler eğer gerçekten sanatçıysa bu adamın yaptıkları bambaşka bir şeydir. işin aslı şu ki sanatçı kelimesini her şeyiyle kapsayan, daima toplumsal olayların takipçisi ve ilgilisi olmuş bir kişidir ahmet kaya. ülkenin en büyük belası olan bu kirli savaşın bitmesi için söyledikleri, yaptıkları ve düşündükleri yüzünden yargılanmış ve hatta öldürülmüştür. onun vatan sevgisi hakkındaki söylediklerinden bihaber olanlar; dizilerden, survivorlardan kafalarını kaldırıp bir saatlerini uçurtmam tellere takıldı belgeselini izlemeye ayırsınlar.
ama hayır, siz hala yok apo dedi yok şöyle yaptı diye bik bik konuşmaya devam edin. siz; belki de bin defa " biz bu ülkeyi bölmek için değil birleştirmek için vardık" , " namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ediyoruz ki biz bu ülkeyi böldürmeyeceğiz" , " ben edirne'den ardahan'a kadar bu ükleyi çok sevdim" gibi cümleler kuracaksınız, sonra kürtçe bir şarkı söyleyeceğim dediniz diye linç gösterileri eşiliğinde ülkenizden def edileceksiniz, sonra tüm bu haksızlığa hırslanmayacaksınız ha!
unutanlar için söyleyeyim o da bir insandı ve insani duyguları vardı. adam gibi adam olduğu için g. doğu'da yaşananlara kayıtsız kalamazdı, kalmadı da. tek derdi de şu kirli savaşın bitmesiydi. ama nazımlara, sabahattin alilere yapılan ona da yapıldı. ama çok uzak değil her türlü çıkarcı, kan emici sülüklere rağmen gene onun dediği olacak, barış olacak, kardeşlik olacak, umut olacak, ışık olacak...
aç ve arkasız
köpekleşerek
yaşamak dersen bu yürek
çat diye çatlasın ulan!
çevredekiler ne kadar ön yargılı baksalarda adam gerçekten güzel şiir okuyup, sölüyorda aynı zamanda. şarkıları geçrekten çok içten malesef ki ülkemiz çok ön yargılı Ahmet Kaya'ya karşı.
kişiliği beni ilgilendirmez, ben sanatına bakarım diyenlerin olduğu yandan yemiş sanatçı bozuntusudur. çoğu kişinin gözünde de mona liza yı çizmiş olsa bile şerefsiz yine şerefsiz dir, denilen çok şükür ölü kişi.
türkçeyi konuşmayı bilmeyen birisinin bana laf atması ne kadar ilginç sözlük.
ekran görüntüsü almak ayrıdır resim çekmek ayrıdır. sik salağı olmak ise ayrı bir duygudur. en güzel duyguların insanları, ne olur uzayın. siktir olup bölücü şarkılarınızı dinleyin ve kendinizi herkesten daha akıllı düşleyin.
gerçek sanatçı denen tanıma en uygun sanatçıdır. türk ve kürt halkını kucaklayan, barışı gerçekten isteyen sanatçıydı. zamanında vatan haini damgasını yemiş fakat adamın şarkılarından vatanını ne kadar çok sevdiği barizdir.
belki siyaset felsefesinden bihaberdi, işin entelektüel boyutunu bilmiyor, kendisini devrimci diye tanımlıyor, sanatını buna göre icra ediyordu ama aslında yüreği kocaman bir demokrattı. kelimenin tam anlamıyla demokrat. ülkesini de yılmaz güney gibi seviyordu. ikisi de paris gibi türkiye'de bir şehrin asla erişemeyeceği güzellikte bir şehirde gurbet acısından, bu çorak ve bereketsiz topraklara özleminden, insanlarına olan sevgisinden, hasretinden öldü erken yaşta..
öldükten sonra bile susturulmaya çalışılmış olan 'insan'dır. olmasaydı sonu böyle. sesi yürek kanatır,acıtır. benim güzel ülkemde sanata ve sanatçıya saygı olmalıdır her ne olursa olsun.
puroyu,sigara gibi dakikada 15 defa, hemde ciğerine çeke çeke içip puronun karekterist özelliklerinin ırzına geçip mundar eden ergen bebelerin,ahmet kayayıda aynı tarzda ruhlarına çekip onuda mundar etmeleri kaçınılmazdır. ergen dostlar ahmet kayayı kişiliğinden, siyasi duruşundan ayrı ele alıp, ulan adam terorist ama süper damar parçalar yapıyor be arkadaş, ben onu sadece sesi için dinliyorum, siyasi görüşü beni ilgilendirmez... diyerek dinleyip ortaya atlayanlar, ulan şu toplumdaki en tehlikeli ve en işe yaramaz tipler işte sizlersiniz. bir sanatçının yapıtlarına kişiliği, politik duruşu her zaman yansır, sen bunlardan arındırıpta o adamı dinleyip ruhsal bir şölen yaşadıktan 10 dk sonra'' terörist bu piç ya'' deyipte ortaya atlarsan sana en güzel cevabı erkan can amcam verir; adamın götünden kan alırlar kamil...
dengesiz ergen adayı kardeşlerim sizin kulaç atacağınız nihat doğan, ismail yk, serdar ortaç... gibi dereleriniz var, ahmet kaya gibi okyanuslarda boğulursunuz, hani derinlik meselesi varya, evet o anladığın derinlik,işte tam olarak ondan bahsetmekteyim. ama ne varki; derin olan kuyu değil, kısa olan ip. ipinin yettiği kadar derine iner ve keşfedersin, ha bu arada puroyu dk da 1, bilemedin en fazla 2 defa çek, ama ciğerine değil, bir fırt çek ve damağında dolaştır, tadını al, hisset bebeğim. ahmet kaya dk da 15 defa içe çekilmez, demlene demlene ağır ağır , bal kıvamında bir kanın akışkanlık hızında içine çek . siyasi duruşundan arındırılmış bir ahmet kaya tüyleri yolunmuş tavuğa benzer ergen dost.
Benim gözümde Ahmet kayanın en dinlenesi albümleri resitallerdir.odam kireç tutmuyoru söylemeden önceki girişi aklıma kazınmıştır benim.Hatta türküden hemen önce seyircilerden biri Ahmet Kaya'ya bir şeyler söylüyor Ahmet Kaya'da cevap olarak sadece " tamam " diyordu.Orada adamın ne dediğini anlamak için hoparlör falan bulmustum *
Lise sonlarda falan ne biçim dinlerdik be.Şimdiyse dinlemeye korkuyorum zira her şarkısı yüreğimizin bi yanına dokunuyor .
eceliye ölüp giden insanların bile 'suikasta kurban gitti,' 'gizli güçler öldürdü' 'zehirlendi' gibi iddialarla ölüsünden bile ideolojik çıkarımlar yapıldığının göstergesi olmuştur.
günümüzde ülkemizin durumuna bakınca kürtçe kanalların, kürtçe albümlerin, kürtçe kliplerin çekildiğini görünce bu yurttan haksızlıkla gönderildiği anlaşılmakta.
fakat ülkeden gönderildikten sonra bi takım yanlış açıklamalar yapması da üzücüdür.
"vallahi apo yu özledik..." bu sözün hiç bir şekilde başka bi yere çekilecek yanı yok.
bir terör örgütü başına bu şekilde söz söylenmemelidir hangi şekilde haksızlığa uğramış olursanız olun. eğer ki vatanını seven bir insan iseniz.
bu ülkeden haksızlıklarla gönderilmiş fakat terör örgütünü övücü tarzda sözler söylemesi de göz ardı edilmemelidir.
ilk gençlik yıllarında,lise çağlarında yeni yeni adım attığım rakı sofralarımın olmazsa olmazıydı. derin bişeyler vardı şarkılarında ama tam olarak anlamlandıramıyorduk fakat acı barizdi, acıdan sebep isyan barizdi.
ölümsüz şarkıları hala içlendirir her dinlediğimde. özlüyorum ne diyim.