itlerin başlığına doluştuğu adamdır. ortamlarda kendisine söven kitlenin yalnız kalınca gizli gizli dinleme çabalarına konu olmuştur. kısacası sanatı da insanlığı da büyük olandır.
"hiç doğru anlaşılmadım. buna rağmen şansımı inatla zorlamaktan yanayım. bunun bedeli benim yaşadığım topraklardan, ülkemden, halkımdan, işimden, ailemden, sevenlerimden koparmak bile olsa; ben ceketimi daima yağmurlara asacağım. bir gün birileri nasılsa kürt asıllı olduğu için, kürtçe bir tek şarkı söylemek isteyen bir adamın hiçbir ülkeyi bölmediğinin öyküsünü yazacak. ve bu öyküyü okuyan insanlar, şarkı söyleyen insanlardan ve şarkılardan korkulmaması gerektiğini anlayacaklardır.
ben klasik bir kadere teslim olmak istemiyorum. ve öldükten sonra değil, şimdi anlaşılmak istiyorum."
biraz gevşek de olsa iyi bir müzisyendir, maalesef politik duruşu biraz şaibelidir. ayrıca vatan haini olarak yaftalanmış gurbette ölmüştür, ve dün bu duruma alkış tutanlar bugün apo ile müzakereleri mazur göstermeye çalışmaktadır. düşüncesi ne olursa olsun mert adamdır, güzel insandır.
siyasi olarak değerlendirmesem bile ''vallahi apoyu özledik'' cümlesini söyleyen birinin türk insanı tarafından sevilerek dinlemesini hayretle karşılamaktayım.
dinleyen kişiyi en mutluysa bile onu bir karamsarlığa düşüren, sigara içmeyeni sigaraya başlatan, saat 10'dan sonra dinliyorsa hele karış karış açık tekelci arattırabilen, bu memleketteki çoğu büyük insan gibi haksızlığa uğramış, değeri sonradan anlaşılan büyülü bir sese sahip büyük sanatçı.
Çok sevdiği ülkesinden koparılan, ağza alınmayacak hakaret ve küfürlere maruz kalan, dost diye bildiği sanatçılar tarafından ihanete uğrayan, Halkların eşit ve kardeşçe yaşamasını savunan lider özellikli bir yiğitti. (bkz: mekanın cennet olsun ahmet abim)
nerden bileceksiniz' de acılarını anlatan, eylüle isyan' da haykıran, kafama sıkar giderim' de gidişinin bile ne kadar sert olacağını ustalıkla anlatan gelmiş geçmiş en iyi türk sanatçılarından biridir. dediği gibi de oldu gerçekten gidişinin ardından değerlendi maalesef. he unutmayalım fikirlerini söylediği için 3yıl 6ay hapis cezası almış bir insandır aynı zaman. mekanı cennet olsun.
merhum savaş ay'ın 1994'deki bir programına katılan ahmet kaya'ya savaş ay sorar:
- ee ahmet, seçimlerde aday olmayı düşünmüyor musun?
ahmet abi'nin cevabı güzeldir:
+ yav çok boş işler bunlar. benim mazbatamı zaten halk vermiş.
doğru söylemişsin abi. ben senin bu sözünden tam 20 yıl sonra anlıyorum bu seçim sandığı, oy, pusula, mühür gibi kavramların bomboş olduğunu. sadece parti amblemi, logosu ve isimler değişiyor ama tecavüze uğrayan halk oluyor yine. benim o güzel vatandaşım, yurttaşım, bayraktaşım her 5 yıl da bir oyunu çok büyük umutlarla kullanıyor ama yoksulluk, açlık, işsizlik olduğu gibi duruyor.
tıpkı nazım gibi el kapılarında vefat etmiş sesine cümlelerine yorumuna tapılası insandır.
sadece kürtçe şarkı yapacağım, kürtçe klip çekeceğim demişti oysa ki.
şimdi o utanç günündeki şerefsiz serdar ortaç, reha muhtar ve daha niceleri bu amına koduğumun ülkesinde zenginliğin tadını çıkarırken benim güzel sesli ahmet abim pariste yatıyor.
benim nazım dedem Moskovada yatıyor.
şimdi trt6 yı görünce çıldırıyorum, sürgüne değer miydi bu insan diye.
sevmiyorum kardeşim, ülkemi sevmeyi şirin görmeyi çok isterdim ama olmuyor..