"Onlarla konuşmuyordum çünkü onlarla konuşamıyordum. Giyimleri başkaydı, konuşmaları başkaydı. Onlar gibi konuşmaya çalışıyordum. Mesela terziye gidip, onlar gibi pantolon diktirmeye filan başlamıştım. Terzinin yaptırdığı pantolonların üzerime uymadığını görüyordum. Onlara yakışıyordu bana yakışmıyordu. Bir kız vardı bizim okulda, herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: biraz seninle konuşak beş dakika, kaçıyorsun hep.. Bana dedi ki: Rica ederim. Öyle bir ağrıma gitti ki : Bende sana rica ederim dedim.. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zanettim. "
özgün müzik yorumcularına şarkı verenlerin, yapanların % 90'ı koyu solcudur.eğer ahmet kaya solcu değil de sağcı olsaydı söylediği kaliteli şarkı sayısı gerçekte söylediği kaliteli şarkı sayısının ancak % 10'u olabilecek ve kendisi de asla efsane bir yorumcu kabul edilmeyecekti. 12 eylül'ün ünlü şarkısını seslenndiren adamın sesi ahmet kaya'dan kötü değildir. şarkılarının sözlerinde ; ahmed arif , attila ilhan , hasan hüseyin korkmazgil, yusuf hayaloğlu gibilerin imzası vardır. böyle insanların yarattığı şarkıları söylemek çok çok büyük bir şanstır.kendisi bu ülkedeki bir numaralı özgün müzik yorumcusu sayılabilir ama eğer solcu değil de sağcı olsaydı şimdi onu övenlerin büyük bölümü onu yerden yere vuracaktı. insanlar çok ikiyüzlü.
sanatçı kişiliğiyle anılamadı yazık ki... oysa ki güzel söylerdi... vatanıma,milletime şerefsiz demeseydi şimdi onu dinlerken kendimi aldatmış gibi hisettemeyecektim oysa ki... dinleyemiyorum... içim almıyor...
Şarkılarım dağlara albümününde yer alan parçalarının sözlerine dikkat ederseniz bir zamanlar terrorist denilen, şimdilerde baştacı edip Millet meclisinde başköşeye oturtuğumuz süzme vatandaşlara ithat edildiğini ayan beyan olarak görürsünüz.
Kum gibi parçasında geçen: Şehirlere bombalara yağardı her gece, biz durmadan sevişirdik
sözünden de neden bu kadar "kalabalık" oldukları anlaşılıyor...
özlenendir, benzeri bulunsa da bir eşi daha da duyulmamıştır.. bir ülkenin, koca bir halkın karşısında dimdik duran, kürt realitesinin tanınmasından başka amaç gütmeyen velakin bu haklı davası sürgünlerde kurban verilmiş eşşiz ses.. yılmaz ı sürgün ettik hiç uğruna, ahmet i sürgün ettik yeni yetme bir karga seslinin gazına ve sürgün bekleyen nicesini de aynı kadere mahkum ediyoruz. gel gör ki canım ülkem, giden gelmiyor, hele ki böylesi dev bir ses..
gereksiz ve olmasaydı daha iyi olacak, hatta olurdu denilebilecek biridir. yıllarca bu ülkenin insanından ama daha ziyade türklerden, tc dediği yerden ekmek yemiş ve üstelik ana tarafı da türktür. eee o zaman daha derdin nedir ve neydi be senin? diye sordurtmaktadır... köpeğe bile bir yiyecek, bir tas su verdiğinizde o bakışlarıyla mutlu eder, ömür boyu sizi unutmaz, yeri gelir iyiliği bile dokunabilir. ama asla ihanet etmez... yalnız bugünkü bundan daha da soytarıları bilmem işte akilini falan görünce, hükümetin tavizleri de ortadayken yine bu adam heybeye gitti de dedirtmektedir. şu taktirde, ülkenin şu halinde artık türk milletinin akıllanıp, adımlarını ona göre atmaktan ve seçimini en uygun şekilde yapmasından başka bir çaresi yoktur.