"çeşitli kimselerin tivitır vasıtasıyla kafasal ilişkiler içinde olduğunu düşünenler için unfollow gibi harikulade bir butonun varlığı ve kuantum fiziği" konulu bir panel öncesi ahmet hakan coşkun'la görüştüm haberler nefis!
çıktığı bu değişim yolculuğunun zirvesine varmış şahsiyet.artık bu saf değiştirme karşı cepheye varmanın hazzını doya doya yaşamanın zamanı şimdi.ve şimdi artık yeni bir yolculuk yeni bir hedef..bundan sonrası artık tanrılaşma yolunda uygun adımlar atılacak. önce küçük dağları yaratmalı ve sonra daha sonra en kestirilemedik zirveler. ey insanlık yeni bir tanrın doğuyor. artık tapmayan kimse kalmasın . ve bütün insanlığa mübarek olsun.
Bence gayet dürüst , kendini sorgulamış ve fikirlerinin büyük bölümünü , kişiliğinin oturmasıyla değiştirmiş , bunun diyeti de kendisine sürekli olarak ödetilmiş, TKP eski genel sekreteri Kemal Okuyan' a aşırı derecede benzeyen gazeteci / Tv programcısı. Türk sağını çok iyi tanımaktadır ; bu da kendisine çok şey katmaktadır ancak sağın kirli çamarşırlarını ortaya dökmesinden ötürü sürekli ölüm tehditleri almakta ve çeşitli hakaretlere maruz bırakılmaktadır.
Bugünkü yazısında "imamın ordusu" kitabının basılması için kendisine adalet ağaoğlu'nun verdiği destekten bahsediyor, yine aydın engin'in kitabın basılması için verdiği destek nihayetindeki cevabını yayınlıyor, ve yazısını bitirirken bu adamın en sevdiğim özelliği olan karakter tahlili yapıyor. Bu sefer tahlil yaparken aday adaylarını tanımlamış gibi, hakan şükür, cengiz kurtoğlu, sırrı süreyya, mümtazer türköne, peker açıkalın, kemal öncel.... hakkında yazdıkları muhtesem.
Peker açıkalın'a: " chp'ye bir renk getireceği kesin. Tek sorun rengin biraz fazla kaçabilme ihtimali."
hakan şükür'e : " Takım arkadaşlarına küserdi, antrenörüne küserdi, takımda hizipçilik yapardı... Tayyip bey aman dikkat! "
Kemal öncel'e : " tamam kendisine " Ananı da al git denmesi yakışık almadı. ama bu çiftçimizin bu sözün zevkini bu denli çıkarması, hatta o sözden aldığı güçle Chp'den aday adayı olması sizce de biraz fazla değil mi? "
işte yukarıdaki kisiler hakkındaki yorumlarına yüzde yüz katılırım.
benim bunun için benim beş esaslı gerekçem var:
bir: çoluk çocuğa her sabah türküm, doğruyum, çalışkanım... diye yemin ettirmek, bir tür yeni başlayanlar için resmi ideoloji dersi vermek gibi bir şey... herhangi bir ideolojiyi minik zihinlere kazımaya çalışmak, demokratik ülkelere yakışmaz.
iki: minicik çocukların hazır ol vaziyeti alıp, varlığım türk varlığına armağan olsun diye bağırtılmaları, fazlaca militarizm kokuyor. okullara kışla muamelesi yapılmasından vazgeçilsin.
üç: türk olmak ne doğru olmanın, ne de çalışkan olmanın gerekçesidir. ant içmeye alışan o çocuklar, büyüdüklerinde doğru olmayan, çalışkan olmayan türklerle karşılaştıklarında bir travma geçirebilirler. çocuklarda sebepsiz beklenti yaratmamak gerekir.
dört: siz her ne kadar andımızda geçen türk sözcüğü bir ırka işaret etmiyor, kuşatıcı bir sözcüktür o deseniz de, türküm, doğruyum, çalışkanım... cümlesi ifade edildiği andan itibaren, bazı akıllara mutlaka kürtüm, doğruyum, çalışkanım... cümlesi gelir. kaçışı yoktur bunun.
beş: madem kara önlüğe paydos denilebiliyor, o halde andımıza paydos da denilebilmeli. sonuçta kutsal bir metin değildir bu... tabu da değildir. hem hani zaman bize uymazsa, biz zamana uyacaktık.
Bugünkü yazısıyla takdirimi kazanmış yazardır. Yerinde tespitler yapmıştır.
----spoiler----
Herhangi bir olay karşısında elinde hiçbir kanıt yokken, " Kesin cemaat yapmıştır" diyen ile elınde hiçbir kanıt yokken " Kesin Ergenekon yapmıştır" diyen amca çocuklarıdır.
Ak parti'ye destek vermeyi imanın yedinci şartı olarak gören ile Chp'ye destek vermeyi uygarlığın olmazsa olmazı gören bacanaktır.
YENi BAŞLAYANLAR iÇiN iSLAMCILIK
islamcı olmak ayrı şeydir, sağcı olmak ayrı şeydir.
Kuran'da geçen " sağcılık" ile bugün bizim anladığımız " sağcılık" arasında zerre kadar bir benzerlik yoktur. unutmayalım: 14 asır önce sağcı da yokcu , solcu da...