sevilay yükselir'den trajik bir ayar almış doğan medyası yazarı. bu ayarın altından nasıl kalkacak merak ediyorum. sanırsam kendisi için artık vakit cemaate geri dönüş vaktidir.
kendisi hakkında dönen dalak, mide, gırtlak iddialarına halen köşesinde adam akıllı cevap verememiş ve bu satırların yazarı fakiri de iyiyden iyiye kıllandırmış yazardır.
adamlar müptezel olabilir, karaktersiz olabilir, hatta hıncal bile olabilir.
ama belirli argümanları sunarak, belirli tanıklardan naklederek seni asker kaçağı olmakla suçluyorlar.
sen yine "vay şerefizler" diye başla yazılarına ama altında mutlaka bu iddiaları varsa çürütecek arügmanlarını dök ortaya. "midem kesilmedi, dalağımdan estetik oldum, trafik kazasında östaki borum incindi, kafam koptu bu aslında protez vs." nevinden anlat ki hem onlar şerefsizlikleriyle kalsın ama sende kendini aklamış ol okuruna karşı.
şu anda seni itham eden birine verilecek cevabı olmayıp küfür eden şaşkın, bi çare konumundasın çünkü.
bazılarının kendi saflarında görüp geçmişte demediklerini bırakmadıkları bir adam hakkında 360 derece dönerek desteklediklerini görünce şaşırdiğım erken dönence. yahu bu adam değil miydi bir zamanlar kanal 7'nin demirbaşı, iskele sancak'ın ateşli kemalist düşmanı ahmet hakan çoşkun'u. ne değişti peki de birden aydın doğan'ın prensi, tatlı solcuların hınzır çoşkunu oldu. olduğu şeye sırt dönmekle, vadedilen sözlere koşar adım balıklama atlayan bir adamın verebileceği neki, kendisi ne olsun. hemen söyleyeyim ötekileştirmenin etkin elemanı küflü çıktı diye herkesi küflü zanneden zihniyetin kodlarında yatan islam düşmanlığının tezahürü.
bir zamanlar türbanlı kızların ideal erkek tipiyken, hayran oldukları erkekken, ne oldu ne değişti de en azılı düşmanları haline geldi? bu adam değilmiydi türbana uzanan eller kırılsın mantığının kültürlüsü? bu adam değilmiydi türbanı savunanların referans kaynağı, yorumların sonuna eklenen bakınızı?
değişti öyle ya da böyle. belki çıkarı var belki yok. kendi mantığından gidersek sanırım yoktur. para denizdeyken neden değişsin? öyle de dönüyordu köşeyi böyle de. sanırım daha kaliteli bir yaşam tarzı sürmeyi seçti, yolu bu oldu. birilerinin bakamayacağı şarabın tadına bakmaya başladı, kendisi için iyi bir gelişme. kişisel bir değişim geçirdi. biz buna evrim diyoruz ya siz?
süleyman demirel'in literatüre soktuğu "dün dündür, bugün bugündür" vecizesini benimsemiş oportunizm yanlısı yazar modelidir. hangi bayrağa hizmet ettiği bilinmemekle beraber, rüzgarın estiği yönü yol edinmiştir kendileri. eski islami basın sözcüsü, yeni beyaz müslümandır. diğer yazarlara hakarete varan bir üslup ile verip veriştirerek ve sosyetik hanımlarla birlikte olarak popüler kalmaya çalışan polemik üstadı.
yazdığı her yazı ile olay çıkarmaya çalışan ama en fazla kendine güldürme başarısı gösterebilen, hasbelkader yazar yapılmış reha muhtar çakması şahsiyet. dün allah allah deyip patronlarına göz kırparken bugünlerde restoranlarda şarabın tadına bakıp etrafı keserken görülmektedir. kimse kendisine yüz vermiyor işin kötüsü...
en el turto köşe yazarıdır. şimdi bir köşe yazarı bir gün bana chp ile akp arasındaki 10 benzerlik deyip, ertesi gün hülya avşar'a çatmaya kalkarsa bence kolpalar kolpası bir iş icra etmiş olur. yani ben hiç görmedim bir yazar var ki bir gün siyaset yazsın ertesi gün gülben ergen'e çatsın. bence bu adamın kelebek ekinde yazması daha uygundur.
haaa bi aralar turkcell'e çatmıştı " vay efendim bir daha reklamlarda recep ivedik'i kullanırsanız hattımı kapatırım" diye adamlar hiç siklememiş olacak ki hala recep ivedikli reklamlara yenisini ekliyorlar. zaten turkcell'e çatmasının asıl amacı ne olabilirdi ki ? karamehmet'in akşam gazetesinin ve turkcell'in sahibi olması mı ?
tek amacı doğan grubuna köleler gibi hizmet etmek olan köşe yazarıdır diyerek kapanışı da tanımla yapayım.
ugur dundar olma yolunda hızla ilerleyen kişi. insan ekmek yedigi yere biraz olsun saygı gosterir. yıllarca o muhitte kalıp birlikte oldugun insanlar oldu. hiç mi arkadas edinmedin yada edindinde siklemiyor musun? insan 180 derece dönmez. bunca yıldır bilinen akmet hakan gitti tamamen zıt yönde bir ahmet hakan çıktı. uç sag kesimden gelip uç sol'a insan nede cabuk gecebiliyor. samimiyetsizlik bu kadar olur.
aydın dogan tarafından devşirilmiş insan.
(bkz: devşirme)
-abi sen bir aralar hacı hocaydın. noldu sana?
-yeni bir dil ögrendim.
-kim ogrettiyse iyi ogretmiş. ama sana cakma ugur dundar diyorlar. samimiyetsiz buluyorlar.
-parayı versinler de ne derlerse desinler. ben artik haysiyet takilmiyom oluum, maddiyat takiliyom.
edit; bu eksi verenlere birkac şey soyluyorum. samimi olarak fikrini degiştirmiş olsa saygı duyarım. su an ugur dundar'la konusmasını izliyorum her söyledigi provokasyon. geldigi yerde hiç guzel şey yokmuş, yaşamamış yıllarca neden içinde bulunmuş? son sözude şu oldu "bunlar o kadar muhim meseleler degil, ciddiye alınmasın eglen, gül, geç" o kadar provokatif olup ardından beni ciddiye almayın da ne demek?
neden eleştiri yaptıgıma gelince rengi belli olmayan yanar döner insanları sevmem. insan kişilik sahibi olmalı. toplumun sag sol ayrımını kullanıp bundan sebeplenerek kesesini doldurmaya bakan medya mensublarından artık midemiz bulandı. gizli ajan edası ile şöyleler böyleler diye konuşup kötü yanlar icat ediyor. madem hiç iyi yanları yok, madem o kadar begenmiyordun neden ordaydın?
ortam insanı, parayı kim verirse onun kılıcını sallayan savascı.
ne zaman ki basınımızın amiral gemisi hürriyet'te bir köşe tayin edildi muhtereme, ne zaman ki objektif haberci kimliginden sıyrılıp fikir arz etmenin muteber oldugu bir hipodroma kavustu ahmet abi, işte o zaman salıverdi kimbilir kaç zamandır eğittiği hırçın arap atlarını.. meğer o güleryüzüyle yüzüyle kaliteli haberlerini sunan, çocukça heyecanıyla tartışma programlarında konuklarının sözünü kesen, renksiz ama karakterli duruşuyla etrafında inceden bir aura yaratabilmiş olan sakallı adam, iflah olmaz bir polemik canavarıymış. binbir çeşit mevzuda daldan dala atlayıp ona buna laf geçirmek, gözünü kestirdigine dreyfus hesabı açık mektuplar döşemek, kestiremedigine ironiye bulanmış çamurlar firlatmak istermiş.. meğer ahmet hakan coşkun abimiz hakkaten coşkun bir ırmak gibiymiş.
gönül ister ki, mine g. kırıkkanat hanfendinin liberal muadili deyip geçiştirivermesek ahmet abiyi.. eski gaste arkadaşı emre aköz'ün amator sosyolok tiripleri bulaşıcı mıdır yoksa o cenahta?.. tarz-ı hıncal'dan yakayı sıyırmak bu denli zor mudur?
ertugrul özkök ile aydin dogan'in acik acik yalakaligini yapmaktan bikmayan dogan grubunun kolu kirik yazaridir. 2 tür ahmet vardir, birisi dinci olan ahmet, cemati savunur, iran devrimcisi oldugundan dem vurur, ötekisi ise tam zit karakter olan ahmet hakandir. bir garip adamdir, yazilari hosuma gitmek ile birlikte sabahlari yuzumu güldürür.