ünlü kitabı stratejik derinlik'in bir başka ünlü kitap medeniyetler çatışmasından pek bir farkı yoktur. huntington da kitabında herkesin kendi medeniyet sahasına yoğunlaşmasını önerir ahmet davutoğlu'da ülkemizin kendi medeniyet sahasına ağırlık vermesini önerir. huntington'a solcu ve dinci kesim küfür eder lakin ahmet davutoğlu'na dinci kesim övgüler düzer.
icraat yapmadan eleştirilmeye başlanmıştır.kitap konuşmasını bile eleştirenler var.sırf kendisinin karşısında diye eleştiri adı altında densiz yorumlarda bulunanlar umarım ilerde çok utanırlar.tabi utanmakta erdemli adam özelliği.
rte'ye "yeni osmanlı imparatorluğunu kurucaz be olum, halifede sen olacaksın." telkinini veren eski dışişleri bakanımız, yeni başbakanımız. öncelikle hayırlı olsun demek gerek. fakat rte cb, ahmet davutoğlu bb iken aklıma hep alien vs predator filmi geliyor.
hiçbir siyasi kimliği olmadan 'seni buraya getiriyorum ama sözümden çıkmayacaksın' tedbiriyle dış işlerine getirilmiş ve aynı tedbirle başbakanlık koltuğuna oturtulan zat, emanetçi. şüphesiz kabinenin en başarısız ismi, başbakanlık ve genel başkanlık koltuğuna getirilecek en son isim.
Konuşurken ağzı sağ tarafa kayan eski hariciye nazırı yeni başbakan.
Gençlik zamanlarını gördüm, o zamanda ağzı sağ tarafa kayıyormuş ilginç.
Bir de fıldır fıldır dönen gözleri beni tanımıyorsunuz ama saman altından su tüneli geçiririm hey gidi hey intibaı uyandırmaktadır.
Bunu söylemek için erken ama bu adamın elinden çekeceğimiz vardır.
Kitap kutsaldır. Kitap kâğıttan yapılır, kâğıt ağaçtan ağaç da topraktan. Yani insanla kitap aynı mayadır.
Bu fırlatılan kitap nereye fırlatıldı? Meclis Başkanlığına. O makam itibarıyla geçmiş tüm Meclis başkanlarına ve Gazi Mustafa Kemale atılmıştır.
ben bunu akıllı sanıyordum. cidden yalan, kinaye, ironi falan değil. tayyib'i idare etmek zorunda olduğu için sıçtığını düşünüyordum ama şimdi konuşmalarına bakıyorum ve cidden yanılmışım diyorum. erdoğan'ın oy potansiyeli zaten arkasında. sıçıp sıvasa da erdoğan'a giden oyları alacak. etliye sütlüye karışmadan icraata yönelse mhp ve chp tabanını kırabilir. ama gidip kılıçdaroğlu'na çatıyor ilk günlerinde. okumuş etmiş, hocalık yapmış adam kendileri. böyle adamlara da başbakanlık nasip olmaz. olursa da aha böyle tepeden inme olur. bunu biraz da hayra kullansaydı keşke, ilk günden polemiğe dalmasaydı iyi olabilirdi. ilk zamanları diye kızmak çok doğru olmaz ama umarım kraldan çok kralcı olmaya kalkışmaz. kariyerine, çapına yazık etmiş olur. bu ülkde ak partiyle, kara partiyle alakası olmayan, demokrasi isteyen, özgürlük arayan, bu uğurda sokağa dökülen milyonlar var. arkandaki tayyip gücü eksilmeyecek, mecbur orada duracak başbakan sen oldun. ama bu tarafı da görebilirsin, bu insanlara hitap edebilirsin. erdoğan gibi kara liste adamı değilsin. bi iki adım atsan oyları ciddi ciddi artırabilirsin. ama o tarafa yönelmedi adam. erdoğan'ın bıraktığı yerden kine, gereksiz polemiğe daldı. akademisyenliğine yakıştıramıyorum. ne diyim. sana da sallayacaz yakında görünen o.
onun gibi bağırıyor, aynı cümleleri kuruyor, meydan okuyor, beraberiz mesajı veriyor...ahmet davutoğlu ''şöyle'' biridir diyebileceğimiz tek emare yok.
cumhurbaşkanları içerisinde nasıl ki abdullah gül en silik cumhurbaşkanı olarak hafızalara kazınmışsa bu şahısta başbakanlık makamında aynı görüntüyü sergileyecektir. neymiş efendim kitap yazıyormuş bilmem kaç tane yabancı dil biliyormuş bu safsatalarla kendinizi kandırmayı bir kenara bırakın zira devlet idaresi bu kıstaslarla yürüyor olsaydı coelho dünyayı yönetiyor korhan abay da yardımcılığını yapıyor olurdu. Adam dış politikada o kadar iddialı söylemlerle gelip ülkenin dış siyasetini gelinebilecek en kötü noktaya getirdi mi? şimdi yeni türkiye osmanlıdan daha güçlü olacak gibi daha büyük bir söylem içerisinde ve bu adamın geçmişine bakarak bu sözler ülke geleceğinin ne kadar belirsiz olduğunun altını çiziyor. şimdi efendim büyük devlet olmak ne demek buna bakmak lazım; büyük devletsen kaba tabirle sineği s.... belini incitmeyeceksin, büyüklüğün gücün kadar laf söyleyip icraat yapmaya kalkacaksın bölgede sana verilen role razı değilsen bile kendi kendine başka bir rol benimseyip çocuk gibi ben oynamayacağım diyemezsin güzel kardeşim o zaman ne olur kendi planlarımla oynayayım dersen kalkarsın abd nin israilin ingilterenin kurduğu işid e bu ülkelerle en ters ilişkilerin olduğu zamanda açıktan destek verirsin, para verirsin, silah verirsin, terörizmi destekleyen ülke damgası yersin kısaca sineği s.... derken hem şeyini kırarsın hem sineği ezersin. yani büyük ülke olmak demek belli bir iç ve dış politika üretip büyük hedeflerine küçük adımlarla yürümek demektir belki yıllarca sürecek ama sonunda politikanı benimsetip hedefine ulaşabileceğin gerçekçi ideallere sahip olmak demektir. sen şimdi baksan bu son of davut'a bu herif çok biliyor ya bıraksan 3 günde orta doğunun lider ülkesi oluverecekte buna engel olan geziciler var, faiz lobisi var, paralelciler var vs, ulan cari açıkta dünya liderisin, dış borcun almış başını gitmiş, kırılgan ekonomi endeksinde 18 rate le gene dünya liderisin, 11 yılda 23,5 milyar dolar imf ye borç ödemişsin sözde sadece geçen yıl bu faiz lobisine ödediğin faiz miktarı 50,8 milyar lira yani sen 11 yılda ödediğini söylediğin miktarı her yıl faiz olarak ödüyorsun. işin özü güzel kardeşim ülke ben bilirim, ben yaparım, yaptım oldu zihniyetiyle yönetilecekse bürokrasi atamaları liyakata bakılmaksızın siyasi olarak yapılacaksa, ülkede adalet, insan hakları, demokrasi gibi evrensel değerlere sadece sözde değer verilecekse ve bu değerleri iyileştirme yönünde adımlar atılmayacaksa, herşeye oto sansür uygulanacaksa, şehit haberi yayınlamayın diye gazeteler, medya vergi denetimleriyle korkutulacaksa aleyhte yazan yazarlar işinden kovdurulacaksa benim için bir şey değişmiyor ha rte ha mr. son of davut kaldı ki bu ülkeden bedenen olmasa bile ruhen başbakanın kim olacağını herkes biliyor. ama siz boşverin bu yazdıklarımı gözünüzdeki über, süper, hiper son of davut u elleriniz kopuncaya kadar alkışlayın alkışlayın ki daha bir cesaretleri artsın daha çok inansınlar hayallerine, ha güzel kardeşim eksinin dibine de vurmayı ihmal etmeyin zira inanmak istemezsiniz bu tür yazılara siz gerçeklerden nefret edersiniz neden? çünkü gerçekler acıtır!... siz ancak içerisinde allah, din, kitap, hamd olsun, dünya lideri, gücümüzü kimse test etmeye kalkmasın, paralel, faiz lobisi geçen cümlelere inanırsınız.
başbakanlığa "atanmadan" önce yandaşların hakkında tek bir olumlu yorum yazmadığı amma ve lakin şimdi methiyeler düzdükleri kifayetsiz muhteristir.
"başbakan kim olsun?" tartışmaları yürürken ben davutoğlu'nu desteklediğimi beyan etmiştim. desteğimin sebebi dış işlerinde gösterdiği yüksek(!) performansın aynısını, akp'nin ve hükümetin başında da göstereceğini düşünmemdi. hatta yandaşlara desteklerini açıklamaları için defalarca çağrı yaptım. ne var ki o günlerde biat ettikleri şahıs, henüz kimi başbakan "atayacağını" beyan etmemişti.
sanırım hem büyüğünden emir almadan görüş açıklamak biatçiliğin doğasına ters olduğundan, hem de davutoğlu'nun dış işlerindeki yüksek(!) başarısı kendilerini kaygılandırdığından yandaşlardan ses seda çıkmıyorlardı.
şimdi ise hiç utanmadan, sıkılmadan methiyeler düzüyorlar!... işte sağ zihniyet budur. odunu aday gösterseler seçer, keresteyi atasalar alkışlar...