kendisi halen sevilmeyenler listemde en ön sıraları işgal etse de o gittiğinden beri rte nin avupa ile kasıtlı geçimsizlik politikası güttüğü anlaşılabiliyor.
sadece fikir uyuşmazlığından ok daha öte bir mesele var bence.
onu öyle severlerdi ki kabe'de gördüklerinde eski tanrılarına ibadeti filan boş verir, kıçlarını kabe'ye döner, kuran'da özellikle kabe çevresinde yapılması yasaklanmış olan ıslık ve alkışlarla tezahürat yaparlardı.
şimdi? yandaş denilen müşrik sürüsünün helvadan tanrılarındandı, miyadı doldu, afiyetle yendi... ya da en büyük tanrılarına kurban edildi mi desem?
Bu gün basta Suriye politikası olmak üzere tüm dış politika da vebali olan eski başbakan. Onun vizyonsuz gerceklikten uzak hayalperest Neo Osmanlıcılık ideolojisi nedeniyle bu gün tüm sınır komşularimizla sorunlu olduk.
Belki daha önce de bu komşularımızla sıkıntılarımız vardı ama bu kadar Türkiye aleyhine değildi bu sorunlar.
Denktaş'ın yıllarca yürüttüğü çözümsüzlük de çözümdür politikasını Denktaş'ı da rezil bir şekilde harcayarak yıkıp adanın bu gün bir Rum adası olmak üzere olmasının da müsebbibi de kendisidir.
Alman ekolünün karanlığında geçen dış politikamız ve yine almancı idealizmin gölgesinde geçen devlet yönetimi ve daha sonrasında erdoğanın meseleye el atması ve akabinde gelişen sıkıntılı süreçler ve darbe... ardından Türkiye'nin suriye operasyonu durumu özetliyor... stratejik derinlik kitabı da fazla eleştirilmemeli bazı ülkesel durumlar iyi özetlenmiş.
Bu var ya bu ufak boylu yatacak yeri olmayanın önde gideninden. .
Erdoğanla binalinin oğlunu singapurda kumarhane / kerhanede resim çektirip teşhir edebilecek kadar da yabancı gizli servislere yakın bi tip. .
vaktiyle etilerde bi muhallebicide muhabbet etme fırsatı bulmuştum, henüz lisedeydim ama geri çevirmemişti uzun uzun konuşmuştu.
gözlerindeki pırıltıdan heyecanını anlardınız, konuşurken susmasın diye dua ederdiniz. yıllarla beraber o pırıltı gitti yerine korku geldi. başbakan olmayı kabul etmesiyle de kendi kafasına sıktı, lise mezunu bir adamın emellerine kurban gitti.