(#16132681) Zamanında bu hainin salak salak kitaplarını kapış kapış alarak baskı üstüne baskı yaptıran, onu servet sahibi yapan, böyle fütursuzca atıp tutarken şimdi keyf sürmesine sebep olanlar pek bir pişmandır eminim. Önce sürün, sonra halk sana değer versin, onun sırtından deli gibi para kazan, şimdi bilmen nerene kadar eleştirdiğin o sistemin bütün nimetlerinden faydalan, kazandığın paralarla sefahat içinde yaşa, sonra aynı halka, bunları elde ettiğin sisteme ihanet et, tüm pisliklerini kus. Bi tarafın yiyorsa o zamanlar sesini çıkarsaydın ya?
Ahmet Kaya da benzer bir rota çizdi, ama hiç bu kadar düşmedi, çok daha kadrişinas, daha beyefendi, daha yediği kaba sıçmayan bir insandı.
bugün atmış olduğu bir twit ile kendi kendine ayar vermiş gazetecidir.
--spoiler--
TC tarihinin en başarılı hükümeti diye alkışladığımız hükümet, içeride ve dışarıda Cumhuriyet tarihinin en büyük fiyaskosuna dönmek üzere.
--spoiler--
kadın memesine vatanı satarım diyerek -aşkızlığı adiliğin ne olduğunu göstermiştir el vatanımza girince görür o bunun ne demek olduğu nu el vatanımza girip karısına tecavüz edince ne kadın memesinin kalmayacağını vatanın ne kadar değerli olduğunu!!!!
ya da kendisi de ele orasını burasını dayar bu gibi adi insansılar!!!
bizim vatanımız aşkımızdır-beğenmiyorsa gerçekten de gidebilir!!
-babasının malını satıyor sanki metahan atam der ki '' karımı -silahımı veririm vatandan tek vermem çünkü o halkın çünkü o bizim' herkes kim ki tek başına vatanı satmaya karar veriyor...
-babanın malı ulan benim de vergime emeğim var lan kimsin sen ne satıyorsun lan!!
Unutmayın ki dizi yasaklamak için savcıyı çağıran bu adam, 34 insanın öldüğü Uludere için savcı çağırmadı...
demiş adam. neresinden öpeyim şimdi ben bu adamın.
--spoiler--
YAŞADIĞIM SÜRECE O KATLiAMIN HESABINI BU BAŞBAKAN'DAN SORARIM
Ahmet Altan, 34 köylünün öldürüldüğü Uludere katliamına ilişkin yazısından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hakkında açılan davada yaptığı savunmada, Yaşadığım sürece o katliamın hesabını başbakandan sorarım dedi.
4 OCAK 2012de yazdığı Devlet Yardakçılığı ve Ahlak yazısına ilişkin davada savunma yapan Altan, Şikâyetçi ve ben bu mahkemede eşit haklara sahip yurttaşlar mıyız? Mahkemeye geldim, şikâyetçi yok. Mahkemede ifade vereceğim, şikâyetçinin ifadesi yok. Şikâyetçi bu ifadeyi nerede verecek? Mahkemede mi, konutunda mı, ofisinde mi? Eğer ifadesi ofisinde alınacaksa benim de ofisime gelinmesini istiyorum diye konuştu.
Yazısını 34 insanın yaşamını yitirmesinden sonra yazdığını hatırlatan Altan, şöyle devam etti: Başbakan Erdoğan bu olayla ilgili doğruları söylemedi. Hâlâ halkına bir açıklama yapmadı. Uluderede ölenlerin yakınları dahil bu ülkede hiç kimse o insanların kim tarafından hangi nedenle öldürüldüğünü bilmiyor. Emri kimin verdiğini bilmiyoruz. Başbakan, bu korkunç olaydan sonra bu soruların cevabını vermek yerine bu soruları soran insanlara hakaret eden, onları suçlayan açıklamalar yaptı. Bu yazı bu açıklamalara cevaben yazılmıştır. Başbakandan devletin içindeki suçluları saklamamasını isteyen bir yazıdır. Bir yazar, gazeteci yurttaş olarak kesinlikle bu isteğimden vazgeçmiş değilim. Yaşadığım sürece o katliamın hesabını bu başbakandan sorarım ve ülkede yaşayan her insanın görevi ve hakkıdır bu hesabı sormak.
--spoiler--