"belki yanılıyorum ama bazen bir insandan ziyade bir soruna tutulduğumuzu bile düşünüyorum; o insanı diğerlerinden farklı kılan, onun yarattığı sorunların diğerlerinin yarattığı sorunlardan daha fazla ilgimizi çekmesi; başkalarıyla yaşadığımız sorunlarla bir zaman uğraştıktan sonra onlardan rahatça vazgeçerken o insanın yarattığı sorunlarla uğraşmaktan asla vazgeçmeyişimiz, hatta bu sorunlarla uğraşmaktan hastalıklı bir zevk bile almamızdı." ahmet altan
tehdit ediyor diye kızdığı genelkurmay başkanını, aynı yazısında tehdit eden adam. ha, bir de yaşlıymış, ölümden korkusu kalmamış. tabi, biz bu "kendi kendine cesaret veren" ifadeleri, ölümle burun buruna geldiğin vakit bir daha konuşalım. aha, bunu da tehdit olarak algılayacak şimdi, mahkemeye falan verir mazallah. ulen ahmet altan, sen beni güldürdün ya...
"Bizim gibi düşünmeyenler vatan hainidir"cilerin vatan haini olmakla itham ettiği dokuz köyün muhtarı.
"Türkiye, yeni ve çağdaş bir düzen kurabilir kendisine, Türklerle Kürtlerin eşit olduğu, Avrupa standartlarını oluşturmuş, askeri kışlasına göndermiş, halkın iradesini parlamentoya yansıtmış, dindarların inanç özgürlüğüne, dinsizlerin yaşama biçimine saygılı, fikir özgürlüğünü kısıtlamayan, barış içinde bir ülke kurabiliriz."
onun gibi bir aydınla aynı havayı solumanın şeref verdigi bir yazardır, lübnan ın israil i yendigi savastan sonra, nasrallah ın yaptıgı bir konusma vardır, tam metin türkiyede de yayınlanmıştı, diyordu ki savaşçılarına, "... onur bile sizden onur alır, ey yigit savaşçılar..." işte ahmet altan gibi aydın dan ülkesi onur alır, öyle bir aydın kişiliktir. aydın millete dogrultulmuş silaha ön açan degildir, aydın milletine dogrultulmuş silahın önüne geçip önce beni vur diyendir, bugün ki yazısını okuyupta helal olsun demeyen gitsin kan tahlili yaptırsın ya da annesine bir daha sorsun, anne benim babam kim desin...
bıyıklarına çorba bulaştığında nasıl bertaraf ettiğini, merak ettiğim insan.
artık samimiyetiyle ilgili bir şüphem yok. anti-devlet masturbasyonu nasıl olur da akp üzerinden giderilir bunu anlayamıyorum. anti-militarist olabilirsin de bu böyle, be hey dürzü ahlakıyla yapılmaz.
bu adam bir ateist, akp müslüman. liberal, solcu, kapitalist gibi kavramlarla kafa karıştırmaya gerek yok. yeri burası değil. nasıl oluyor bu ortaklık.
iki kadın memesine mi?
üzüldüğüm bir adam ahmet altan, oturup konuşabilirdik, rakı içebilirdik, ayasofyaya bakıp tarih tartışabilirdik.
ama şu geldi aklıma, kıl dönmesinin sadece götte olduğunu sananlar varmış.
pek hoşlaşmayız birbirimizden ama uzun zamandır ilk kez tarafsız bir yazısına şahit oluyorum. çünkü yapılan nahoşluğu aksak bir bakış açısıyla değerlendirmemiş, tek taraflı düşünmemiş.
hayret, diyesim geliyor. çünkü birkaç gün evvel yazdığı şu yazıda, sırf atatürk'e diktatör diyebilmek için fırsat kolladığını hissetirmişti bana. http://taraf.com.tr/makale/9743.htm
yazıyı okuyunca nereden nereye diyesim geldi ama eleştirel gözle okumayanlar için durum gayet normal olabilir.
neyse efenim beğendik bu yazısını, çoklu bakış açısından şaşmasını dileriz.
nafile olduğunu bile bile...
"* Veya anne - oğul, baba - kız arasında olan ilişkiler...
- Tabii... Bunlar yeni teoriler değil. Bu benim fikrim değil. Özellikle araştırmacılar Amerika'da bunu araştırıyor. Birbirini bu kadar seven iki insanın mesela bir erkek kardeşle kız kardeşin, bir anne ile oğlun, bir baba ile kızın... Birbirini bu kadar çok seven insanların, kadınla erkek arasındaki sevginin son noktası olan sevişmeye ulaşmamalarında bir yanlışlık olduğunu iddia ediyorlar. Doğru olabilir..."
dön yalvarırım dön bırak köşe yazarlığını, dön ne olursun dön artık senden mistik cümleler, aşk üzerine yazılan o anlaşılmaz ama okunması gereken romanlar bekliyoruz ne olur karıstırma artık bu ülkeyi, eğer geriye dönmezsen bu ülkenin tarihine kara leke olarak geçeceksin ve seni kimse silemeyecek. dön....