ahmed arif

entry610 galeri35
    515.
  1. anında akla "hasretinden prangalar eskittim" şiirini güm diye düşürür ve sevmek işte budur dedirtir.
    2 ...
  2. 514.
  3. 513.
  4. Kendisini çok değerli bir yazardan öğrendiğim şair. Uyuyan hislerimi kendine getiren dizeler dizmiş elleriyle.
    0 ...
  5. 512.
  6. "Şu an yanında olmayı dünyaya bin yıllığına yeniden gelmeye değişmem, Gözlerinden öperim".

    Öyle işte.
    (resim:#1)
    2 ...
  7. 511.
  8. Bir ufka vardık ki artık
    Yalnız değiliz sevgilim.
    Gerçi gece uzun,
    Gece karanlık
    Ama bütün korkulardan uzak.
    Bir sevdadır böylesine yaşamak,
    Tek başına
    Ölüme bir soluk kala,
    Tek başına
    Zindanda yatarken bile,
    Asla yalnız kalmamak.
    Şafakları ben balığa çıkarım
    Akan akmayan sularda
    Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden
    Bir bahar akşamı dünyada.
    Ben dört duvar arasında değilim
    Pirinçte, pamukta ve tütündeyim,
    Karacadağ, Çukurova ve Cibalide.
    Zehirli kör yılanları
    Ve sıtmasıyla
    Gün yirmidört saat insan avında
    Karacadağda çeltikler.
    Bir kız çocuğunun gözyaşı gibi
    – Ayak bileklerinde bir dizi boncuk,
    Sol omzunda nazarlık,
    Dağ başında unutulmuş üşümüş,
    Minicik bir aşiret kızının –
    Damla-damla, berrak olur pirinci.
    Kamyonlarla, katır kervanlarıyla
    Beyler sofrasına gider…
    3 ...
  9. 510.
  10. Huyumdur şiir okumam ama yazanları da bilirim ahmed üstad ayrı bir köşe ayrı bir parantez. Ben onu şair olarak görmüyorum kendimde ihtiyaç olarak görüyorum. Haq rojı bo domane Amed.
    0 ...
  11. 509.
  12. cümlelerin içine coşkuyu, hüznü, umudu en kallavisinden yerleştiren büyük şairdir.

    'Nerede olursan ol, içerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile  ...'
    1 ...
  13. 508.
  14. “To be or not to be” değil.
    “Cogito ergo sum” hiç değil…
    Asıl iş, anlamak ‘kaçınılmaz’ı,
    Durdurulmaz çığı
    Sonsuz akımı....
    16 ...
  15. 507.
  16. hasret ve pranganın çağrıştırdığı şair.
    3 ...
  17. 506.
  18. 46 kuşağı denilen sol şairler içinde en önde geleni. Fakat o kuşak bahtsız bir kuşaktır. Buldozerle üzerlerinden geçilmiş bir kuşaktır.
    1 ...
  19. 505.
  20. Bir ufka vardık ki artık
    Yalnız değiliz sevgilim.
    Gerçi gece uzun,
    Gece karanlık
    Ama bütün korkulardan uzak.
    Bir sevdadır böylesine yaşamak,
    Tek başına
    Ölüme bir soluk kala,
    Tek başına
    Zindanda yatarken bile,
    Asla yalnız kalmamak.
    4 ...
  21. 504.
  22. Hep aklımda ve hülyamdasın.
    Yalnızlığımı bir dolduruyorsun ki sana mı,
    Seni yaratana mı teşekkür edeyim bilmiyorum.
    6 ...
  23. 502.
  24. Klasik ahmed arif anma gecemiz gerçekleşsin;

    Kaderimiz bir tuhafsa,
    ömrümüzü dolu bir kadeh gibi,
    sindire sindire içemediysek,
    günahı boynumuza değil.
    2 ...
  25. 501.
  26. -Hasretinden prangalar eskittim..

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni...
    Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini...

    -yalnız değiliz..

    Tütünü bilir misin?
    "Kız saçı" demiş zeybekler,
    Su içmez her damardan,
    Yerini kolay beğenmez,
    Üşür
    Naz eder,
    Darılır
    iki parmak arasında kıyılmış,
    Bir parçası var kalbimin
    incecik, ak kağıtlara sarılır,
    Dar vakit yanar da verir kendini.
    Dostun susan dudağına...

    -karanfil sokağı..

    Şarkılar bilirim çiğ tutmuş
    Resimler, heykeller, destanlar
    Usta ellerin yapısı
    Kolsuz, yarı çıplak Venüs
    Trans-nonain sokağı
    Garcia Lorca'nın mezarı,
    Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
    Kar altındadır.

    Yaşanmışlıklara kalemiyle hayat veren,
    -hasretinden prangalar eskittim.
    -yalnız değiliz.
    -ve karanfil sokağı adlı şiirlerin sahibi,

    Acemi, çocuksu, gülünç hayaller kuran bir Ahmed Arif.
    4 ...
  27. 500.
  28. En leylim gecede ölesim tutmuş
    Etme gel
    Ay karanlık.

    Dizeleri içine işliyor insanın. Her okuduğunuzda, her duygu halinde daha farklı anlamlara bürünüyor şiirleri. Daha büyük yaralara çeviriyor tüm acıları. Ama avı çekmenin bile bir güzelliği olduğunu hatırlatıyor, Bir yararı olduğunu.
    9 ...
  29. 499.
  30. bugün de kendisini anmadan geçmeyeceğim.

    Körsem,
    Senden gayrısına yoksam,
    Bozuksam,
    Can benim, Düş benim,
    Ellere nesi ?
    11 ...
  31. 498.
  32. hasretinden prangalar eskitmiştir.
    7 ...
  33. 497.
  34. Art arda kaç zemheri,
    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
    Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
    Bir ben uyumadım,
    Kaç leylim bahar,
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım,
    Bir o yana
    Bir bu yana

    Hasretinden prangalar eskittim şiirinden.
    4 ...
  35. 497.
  36. Ömrümüz,
    çelimsiz, kısa.
    Çabamız korkunç ama.
    5 ...
  37. 493.
  38. 27' dogumlu, diyarbakirli sair ve gazeteci. 91' yilinda ankara'da gozlerini yumdu.

    ankara universitesi, felsefe ogrencisiydi ve ogrenciligi sirasinda iki kere tutuklanip yargilandi, iki yil iceride kaldi.

    cezaevinden sonra ankara'daki medeniyet, oncu ve halkci gibi gazetelerde (ve dergilerde) teknik islerle ugrasarak gecimini saglmaya calisti.

    siirleri de 40'-55' yillari arasinda bazi dergilerde yayinlandi. siirlerinde anadolu'da yasayan halklarin kardesligine vurgu yapar.

    siirlerini topladigi tek kitabi, 68' yilinda yayinlandi.

    hasretinden prangalar eskittim siiri ahmet kaya tarafindan sarki haline getirilmistir. ayrica bircok siiri de cem karaca tarafindan bestelenmistir (simdilerde manus baba gibi populer sarkicilar da siirlerini sarki olarak soyluyorlar).

    ayni zamanda leyla erbil'e asiktir ve is bankasi'ndan cikan leylim leylim - leyla erbil'e mektuplar adiyla leyla erbil'e yazdigi mektuplar kitaplastirilmistir. leyla ernil'e ise "bu kadar sevilmek nasil bir duygu?" diye soruldugundaysa, leyla erbil "bilmiyorum, hic sevilmedim ki!" gibi bir yanit vermistir.
    5 ...
  39. 492.
  40. Sevdasını şiirlere dökmüş, en zor zamanlarinda sevdaya tutunmuş şair.
    Okurken cigerinizin bir köşesi acir durur. Yaşamın en gizli ve ayni zamanda en apaçık hissinin içinde bulursunuz kendinizi.
    Sevginin.

    Yıllar da geçse yazdiklarinin üstünden, her seferinde ayni hissiyatla.
    Ruhundan dökülen dizelerden öğrendim.

    "sevda tek kisi de yaşanır nasılsa."
    6 ...
  41. 491.
  42. Anadolu'nun asi çocuğu, şiir üstadı şahsiyet.

    (bkz: TUTUKLU)

    Birden
    Kurşun yemiş gibi susar
    Gözbebeklerime karşı
    Susar da
    Açılıp yol verir şehir
    Sade radyolarda bir gamlı hava
    "Elaziz uzun çarşı"

    Firarda gözüm yok
    Namussuzum yok
    Yok pişmanlık bir halim
    Yaslanıp
    Bir cigara yakmak isterim
    Dumanı cevahir değer

    Mağlup mu desem mahcup mu
    Ama ikisi de değil
    Ben garip sen güzel
    Dünya umutlu
    Öyle bir tuhafım bu akşamüstü
    Sevgilim
    Canavar götürür gibi
    iki yanım
    iki Süngü
    3 ...
  43. 491.
  44. -bir Leyla hikayesidir ahmed Arif.

    ikili tanıştıklarında Leyla Erbil de Ahmed Arif gibi yalnız. O dönemde mektuplaşıyorlar flörtöz bir hava var yani aralarında..

    Ama o yıllar geçtikçe araya üçüncü kişilerin neden oldukları birtakım yanlış anlamalar ve uzaklaşmalar girmiş.

    O ara Leyla Erbil eşi Mehmet ile tanışmış. Ahmed Arif ile arasındaki anlaşmazlıklar halledildiğinde ise Leyla Erbil evlilik kararını almış çoktan.

    Ahmed Arif’in bu konuda da sessiz bir kabullenişi var. Hatta Leyla Erbil’e ‘düğün hediyesi’ olarak bir de şiir gönderir: (bkz: suskun)

    ...
    Sus, kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?
    ...
    11 ...
  45. 489.
  46. Hasretinden prangalar eskittim Çok manidar bir şiiridir. Sınavlarda ekseriyetle bu eseri sorulur. Bir yazar.
    4 ...
  47. 488.
© 2026 uludağ sözlük