ahlak

entry344 galeri10
    284.
  1. apış arasında değil kafanın içindedir.
    1 ...
  2. 283.
  3. her toplum için farklı şekillenen ve toplumu düzen içinde tutması öngörülen yazısız kuralların alt başlıklarındandır.
    Abartıldığında insanları tamamen sıkıcı ve tekdüze hale getirir.
    1 ...
  4. 282.
  5. Toplum kurallarını düzenlediği iddia edilen bir müslüman uydurması. Hangi toplum? Hangi kurallar? Bunların cevabı yok.

    Onlara göre sokakta öpüşmek bile ahlakı bozar. Ahlaksızlıkır.. bu yüzden Türklerden de Müslümanlardan da hiçbir şey olmaz.

    Ahlak tabu kural sikerim.
    0 ...
  6. 281.
  7. kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamaktan yola çıkarak bulabileceğimiz her şey.
    0 ...
  8. 280.
  9. tanrının tüm insanları toplayabileceği tek ortak payda.
    1 ...
  10. 279.
  11. Kültürler de zamanla değiştiğine göre temel olan zamandır.
    1 ...
  12. 278.
  13. toplumsal yaşamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu kodlayan değer, ilke ve yargılar sistemi.
    0 ...
  14. 277.
  15. kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişen bir olgu. izmir'li birine göre ahlaksızlık olan bir şeyi trabzon'lu biri ahlaksızlık olarak görmeyebilir veya ankara'lı birine göre ahlaksızlık olan bir şeyi bir amerikalı ahlaksızlık olarak görmeyebilir.

    bana göre açık ilişki ve eşcinsel ilişki ahlaksızlık değil. şunlar ahlaksızlık:

    hırsızlık yapmak
    yalan söylemek
    dalavere çevirmek
    açgözlülük sergilemek
    dedikodunun dibini bulmak
    haksızlıklara imza atmak
    iftiralar yağdırmak
    kindar olmak
    küfür etmek
    çamur atmak
    ikiyüzlülüklerle dolu bir hayat sürmek
    intikam almak

    2020 düzenlemesi: açık ilişki fikrinden vazgeçtim. gavatlık yapmak bana çok zor gelir.
    0 ...
  16. 276.
  17. Son bir yıldır toplumsal olanın ahlakiliğinin imkansızlığından dem vurarak yaşadım.

    Fakat bu gece fark ettiğim şey insanlığın en büyük keşiflerinden biri: ahlaklı olmanın imkansız olduğu yerde ahlaksız olmak da imkansızdır.
    0 ...
  18. 275.
  19. Biri erkeklere, diğeri kadınlara mahsus olan iki ahlak çeşidi yoktur.

    Aliya izzetbegoviç.
    2 ...
  20. 274.
  21. Önemi olan bir olgudur.

    Ahlak bizim işimiz.
    0 ...
  22. 273.
  23. din ile karıştırılmaması gereken ve özüne bakıldığında -kötülükten uzak olmak- diye basitçe tanımlanabilecek bir kavram.
    1 ...
  24. 272.
  25. Skolastik dönemle birlikte dinin egemen olduğu bir ahlak anlayışı ortaya çıkmıştır. Ve insanların yaşantısına etki eden bu kavramı, ruhani kurumlar kendi çıkarına göre kullanmıştır. Şimdilerde olduğu gibi.
    2 ...
  26. 271.
  27. Muğlak bir kavram.

    Dünyaca ünlü porno yıldızı johny sinns, milleti kandıran, milletin malını yiyen yöneticilerden 1000 kat daha ahlaklıdır.

    Ahlakın, seks ile bir alakası yoktur. irade varsa elbette.
    2 ...
  28. 270.
  29. Bazılarının ahlaksız olmamak için ihtiyaç duyduğu bir şey.
    4 ...
  30. 269.
  31. Çoğu kişi tarafından dinle bağdaştırılan ama aslında alakası olmayan olgudur.
    iyi veya kötüylede alakası yoktur. iyi olan şey ahlaksız olabiliceği gibi kötü olan bir şey de özünde ahlaklı olabilir. Ahlaki normlar yaşadığın topluma, okuduğun kitaba, dinlediğin müziğe, aldığın eğitime hatta günlük yaşantıda kullandığın dile göre bile değişiklik gösterebilir. Herkesin parmak izi gibi kendine has bir ahlak anlayışı vardır. Görecelidir.
    1 ...
  32. 268.
  33. şahsi kanaatime göre toplum genel kanıları ve insan vicdanının toplamından oluşur ve özgürlüğün diğer insanları rahatsız eden noktasında son bulan kavram.
    esas ve en temeli vicdan olmakla beraber, ahlak empati ile birleşir ve doğru ve yanlışlar oluşur.
    toplumun doğrusu sana yanlış gelebilir mesela ama bu fikrini insanların özgürlüğünü rahatsız eden noktaya kadar savunabilirsin.

    sonuç olarak ahlak çok acayip bir kavramdır. neye göre? kime göre? soruları sorulduğunda akan sular durur, kimseyi yargılayamazsınız fakat bu insanlar bir toplum içinde yaşadığından toplumdan bağımsız düşünülemezler, sonuçta toplumsal ahlak diye bir şey var. bireysel olarak yargılayamasak da yine de toplumsal ahlaka göre yargılanır bu insanlar.
    4 ...
  34. 267.
  35. sikim ahlakınızı din zaten güzel ahlaktır.
    bana Hristiyanlık yapmayın. pis lavuklar.
    0 ...
  36. 266.
  37. Göreceli kavram.

    Aslında ahlak, irade dışı olmayan her iştir. iradenin bittiği yerde ahlaksızlık başlar. Yani, sizi istemeyen birine zorla sahip olmak veya o kişiyi saplantı haline getirmek ahlaksızlık demektir.
    0 ...
  38. 265.
  39. ulkede en dindarindan en orozbu evladina kadar kimsede bulunmayan ozellik.
    0 ...
  40. 264.
  41. Bize hüküm verenlerin bir hükmüdür.
    1 ...
  42. 263.
  43. ahlak, bireyin toplum olma yolunda yürürken, benliği ile yaşantısı arasına ördüğü duvardır. insanla birlikte var olmamıştır. bir anda inşa edilmiş bir duvar da değildir. binlerce yıllık bir sürecin sonucudur. bugün ahlaka aykırı olan bir hareket, yüz yıl öncesinde gayet sıradan ve doğal karşılanıyordu. zamanla ilgisi kadar bireyin parçası olduğu toplumun büyüklüğü ile de alakalıdır. siz ancak tanıdığınız ya da etkileşim içinde bulunduğunuz insanlarla birlikte bir toplum oluşturursunuz. bu toplum büyüdükçe ahlaki duyarlılık artmış gibi görünür. günlük hayatta neredeyse tüm insanların ihlal ettiği ahlaki bir kural, göz önündeki bir siyasetçi ya da sanatçı tarafından çiğnediğinde infial yaratabilir.
    eğer ahlaka aykırı bir davranışta bulunuyorsanız ve bundan kimsenin haberi olmuyorsa, bu durum sizi de rahatsız etmez. çünkü benliğinizin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu davranış sizin için gayet doğaldır. ahlak, benliğiniz ile yaşantınız arasında uzanan bir duvardır. insanoğlunun en önemli yaşam motivasyonlarından biri meraktır. bu merak sizi hep o duvarın ardına bakmaya zorlar. fırsat bulduğunuz, insanların kör olduğunu düşündüğünüz ya da tanınmayacağınızı sandığınız tüm zamanlarda o duvara tırmanıp ardına bakmanın heyecanıyla yaşarsınız. hemen herkesin o duvarda açtığı ve kimsenin bilmediği küçük gedikler vardır. -itiraf edin sizin de var. ve hatta bir çoğumuz için uludağsözlük o gediklerden biri-. içinde ne olduğunu zaten hep bildiğimiz ama hatırlamak için yaklaşmamız, elimizi, başımızı soktuğumuz küçük gediklerimiz. sonuçta ihal ettiğinizi kimse bilmediği sürece ahlak kuralları kimin umrundaki.
    çok ünlü birinin dediği gibi, insanlar yalnız başlarınayken sapıkça bir çok düşünce içinde yuvarlanırlarken bir araya geldiklerinde ahlak timsali kesilirler. benim burada onunla ayrıldığım nokta ise bu düşünceleri sapıkça bulması. sapmak fiilinden türeyen bu kelime bence durumu izahtan uzak. çünkü bu düşünceler bizim bir yoldan saptığımızı değil aslında var olduğumuz çizgide devam ettiğimizib bir kanıtı. bizi yolumuzdan ve varlığımızdan sapıtan ahlakın ta kendisi. kim bilir bu sapkınlık belki insanlık için iyi sonuçlar doğuruyordur. birey için bu durum tartışılabilir. aslında bir farkımız yok. konuyla ilgili binlerce örnek verilebilir fakat bunları nasıl olsa hepimiz biliyoruz. öyle değil mi?
    0 ...
  44. 262.
  45. ahlak; en başta anne-babanın(daha çok annenin) kişiye yüklediği özellikleri sonradan kişinin kendini o yönde geliştirmesiyle oluşan ve adeta omurgasına yerleşen sistem bütünüdür.

    allah sıfır model bir insanı anne karnına düşürüyor(allah'ım bu nasıl bir mucizedir). işte tamda bu saatten sonra yani bebek ana karnında hızlı bir şekilde büyümeye başladıktan sonra allah'ın sağlam bir zemin olarak hamuruna işlediği ahlak tohumu çocukta büyümeye-gelişmeye başlıyor. bu yeşerme annenin hissi-psikolojisi-ruh hali ve en önemlisi ahlakı ile doğru orantılı olarak ilerlemeye devam ediyor. çocuk dünyaya geldikten sonra ilk bir buçuk-iki yıl aralığında anne-babadan sonra çevreden gördüklerini saniye saniye bilincine-beynine nakşediyor-kaydediyor. hemde hiç eksiksiz bir şekilde. daha sonra çocuk alacağı eğitimle birlikte bu ahlakı geliştiriyor ve onun bir parçası oluyor. en az el, kol, göz organları kadar gerçek. giriş-tanım paragrafında "omurgaya yerleşmek" ifadesinden kastım buydu. ahlak canlıdır. sizinle birlikte yaşar. etkiler ve etkilenir. insanı insan yapan en büyük değerdir ahlak.
    3 ...
  46. 261.
  47. iyi ve kötü arasında eğilim gostermek.
    1 ...
  48. 260.
© 2026 uludağ sözlük