her bir şeyi allah yaptırıyor der bu adam. " hahaha maşallah kardeşimize acayip bir soru sormuş. tabii allah yazdırıyor bunu ona " der çoğu zaman ve ne kadar hastalıklı bir adam olduğu ispatlar.
çok çalışkandır ayrıca. 53 yaşında olmasına rağmen 300'e yakın kitabı basılmıştır. oradan buradan derleyerek toplar birleştirir kitap haline getirir. telif hakkı falanda sorun etmez. hatta yaratılış atlası adlı bilimsel açıdan çok değerli(!) bir kitabını da ücretsiz olarak dağıtmıştır.
kısacası adnan oktar'ı tanımlamak gerekirse; evrim gerçeği nedir bilmeyen, bilimle uzaktan yakından bir alakası olmayan, köktendinci bir şizofrendir. tıkandığı yerde allah der.
bu arada söylemeyi unuttum, bu entryi bana allah yazdırdı.
hz peygamber in hz mehdiyle ilgili 100 e yakın hadisinin kendisinde ortaya çıktığını iddia eder.
diğer adı harun yahyadır.kaliteli ve renkli kitapları vardır.çok zengin bir çevresi vardır.bazıları çok sever bazıları nefret eder.
Yaratılış Atlasları incelendiğinde Harun Yahya nın felsefe, matematik, tarih, ilahiyat gibi alanların; fizik, kimya, astronomi, biyoloji, jeoloji gibi temel doğa bilimlerinin; sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, filoloji gibi toplum ve insan bilimlerinin; tıp, genetik ve mühendislik gibi uygulamalı bilimlerin ve bütün bu bilim dallarının altdallarının, ayrıntılı konularında tartışma ve yorum yapabilecek kadar uzmanı olduğu görülüyor!
Aklınıza gelebilecek bütün canlı türlerinin uzmanıdır. Memeli, sürüngen, kuş, balık, böcek, bitki… hepsinin yapısını en ince ayrıntısına kadar bilir! Görülmemiş bir biyolog, zoolog ve botanikçidir! Moleküler biyoloji, sitoloji (hücre bilimi), histoloji (doku bilimi), fizyoloji, anatomi, embriyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, taksonomi, ekoloji, viroloji, patoloji aklınıza ne gelirse hepsinde iddialı yorumlar getirecek, ortaya kuramlar atacak, tüm tartışma konularına nokta koyacak kadar bilgi sahibidir!
Fosilbilimi gereksiz kılacak kadar müthiş bir fosilbilimcidir! Herhangi bir canlı fosilinin (hayvan, bitki, hangi canlı türü olursa olsun; hangi döneme ait olursa olsun) sadece fotoğrafına bakarak, onun bugün yaşayan akrabası ile tıpatıp aynı olduğunu şıp diye anlar! Uzun uzun incelemeye gerek yok. iki fotoğraf yeter. Bir fosilin fotoğrafına bakar, bir de bugün yaşayan akrabasının fotoğrafına ve hemen kesin yargıya varabilir. Aynı! Hiç değişmemiş, evrim geçirmemiş!
Maymun ve insan konusunda ise gözü kapalı teşhis koyacak kadar bilgi sahibidir. Australopithecus, homo habilis, homo rudolfensis? Geçin onları, onlar maymundur! Homo erectus? Onlar bin yıl önce çok iyi inşa edilmiş gemilerle okyanus yolculukları yapıyorlardı! Homo neanderthalis? Ha o mu? O, kızgın kumlarda biçimli sandaletlerle gezen bir insan ırkıdır!
peygamberin mehdi ile ilgili 100 hadisi var 99'u bana uyuyor diyen yararlı işleri olmasına rağmen pek hazetmediğim yazar. ayrıca kalan 1 hadis hangisi merak ederim. etkin kaynaklar tarafından o eserleri kendisinin yazmadığını anladığım zat. islami medya kendisini iyi pazarlar ancak yapılmaması gerekir. altın bir karyolada yattığını bilirim.
"ucunda iğne unutulup çam reçinesine bulanmış kurtçukları ortaya koyan adam" olarak da bilinir. 90' larda "din iman toz duman!" tarzıyla taş gibi mankenleri götürmüşlüğü vardır.
(#5395222)
ilk defa bundan seneler önce bir kültür festivalinde kamyonların arkasından çimlere, yoldan geçenlere beleşe dağıtılan,atılan bir kitabinın elime geçmesiyle tanıdığım şahıs. kitabını tabiki adnan oktar ismiyle değil harun yahya ismiyle yazmıştı. asıl adının adnan oktar olduğunu çok sonralardan televizyondan duymuştum. şimdi hazır aklıma gelmişken kitabın adını da yazayım: 'evrim aldatmacası - evrim teorisinin bilimsel çöküşü ve teorinin ideolojik arka planı'.
neyse kitap hakkında çok bir şey yazmayacağım çünkü hem gerek yok hem de onu da dün gece konuk olduğu programa dayanabildiğim kadar okuyabilmiş ve aynı bana geldiği gibi bir köşeye fırlatmıştım.
dün gece tv'de dolaşırken habertürk'de sansürsüze yanındaki iki doktorla birlikte konuk olduğunu gördüm ve dayanabildiğim kadar izlemeye çalıştım. programdan dikkatimi çekenler şunlar oldu, daha fazla yorum yapmadan bunları paylaşıp yorumu sizlere bırakacak birşeyler yazmak istiyorum:
- 87-99 yılları arası bu adama şizofren raporu verildiği, daha sonra kendisinin 99dan sonra olacak sanırım askeri hastaneden ruhen ve bedenen sağlıklı raporu aldığını gururla belirtmesi,
-kendini sürekli peygamberlerle ilişkilendirmesi ve kendisine yöneltilen soruları nedense peygamberlerden kendisine uyarlayarak cevap vermesi,
-yanındaki doktorların yurtdışındaki müslümanların kendilerine yabancılar tarafından islamiyetle ilgili sorular sorulduğunda yol gösterici olarak harun yahya'nın kitaplarından faydalandıklarını belirtmesi,
-evrim için 'evrim diye birşey yok bu darwinizmdir, perişanlıktır, şeytanlıktır, bir pagan dinidir. evrim illuminati'nin uydurduğu birşeydir' demesi,
-ve son olarak program boyunca kutsal kitaplarda geçen mucizlerle yaratılışı karıştırmaları.yaratılışa; musanın asasının yılana dönüşmesi, çamurlardan kuş oluşması gibi şeylerden örnek vermeleri.
komedi kitabına cevap, bizzat richard dawkins tarafından, (taa 14 ekim 2008 tarihinde) dünyanın her tarafından katılan bilim insanlarının huzurunda, 40 dakikalık bir konuşma halinde verilmiştir.
ama buna rağmen hala "yazdıklarına cevap veremiyorsanız susun bi kerem!" adamcıkları vardır etrafta.
alimmiş gibi ortaya atılan ancak peygamber efendimizin yaşadığı olayları örnek verirken bile eline yüzüne bulaştıran adam.
"bir kıssa anlatayım" diyor başlıyor, "peygamber efendimiz" diye giriyor, kıssayı da artık birinden dinlemiş, öyle yarım şekliyle aklında kalmış yarım şeklinde bile "böyle değildi, tam hatırlamıyorum" diyor falan filan. lan din adamıysan, hadisleri, olayları yalayıp yutmuş olman lazım. bir kıssayı bile anlatırken eline yüzüne bulaştırıyorsun, elli kere düzeltme yapıyorsun.
bu adamın arkasından koşanlara da allah akıl fikir ihsan eylesin.
bu son temennimi de adnan oktar'ın söylemi ile belirtirsem, allah söyletti!
adnan oktar deyince bu herif aklıma geliyor nedense. "kan kanseriyim, ölüyorum, yardım edin" dedi, tüm türkiye bu herife ilik verdi, sonra herif o kadar ilik örneğiyle kayıplara karıştı, ölmedi de senden benden sağlam, hakikaten nerede bu herif?
dün gece yiğit bulut ne zaman bir şey söylese "bunu da allah söylettirdi." diyen adam. onun mantığına(!) göre yaptığımız her şeyi bize allah yaptırıyor. yani sohbet evrim kenara koyarsak bu paralelde gitti.
şimdi -her ne kadar bundan utansam da- onun mantığıyla düşünüyorum. onun mantığı dedim çünkü bunun çok basit bir düz mantık ürünü olduğunun farkındayım.
soralım sorumuzu: "diyelim ben bir adam öldürdüm. ve adnan oktar'ın dediğine göre de bunu bana allah yaptırmış olsun. e o zaman 1- insan öldürmek de en büyük günahlardan biriyse ben bana allah tarafından yaptırılan bir şey için niye cehennemde yanıyorum?, 2- allah'ın isteği ile mi hayatını aldığım adam hiç bir suçu olmadığı halde ölüyor ve ailesi, karısı, çocukları ömür boyu bunun zorluğunu yaşıyor. yani allah o insanlara acı mı çektirmek istiyor?" işte kendisinin mantığından yola çıkıp sorduğum bu iki soru bana basit ve sadistçe geldi. kendisinin beni bu kadar basitleştirebildiğini farkettiğim için de hepinizden özür dilerim.
insanın kaderinin doğuştan belli olduğu, bunu değiştiremeyeceği hususunda kendisiyle hemfikir sayılırız. Öyle ki, ne ana babamızı, ne doğacağımız koşulları, ne bedensel özelliklerimizi ne de karakterimizi belirleyebiliyoruz. Ancak...
Yaratıcı bizi istediği şekilde yarattı; inanan insan da inkar eden insan da onun takdiriyle öyle davranıyor. Peki o halde onun takdiriyle kendisine inkar eden insana cehennemde ızdırap çektirmesi biraz sadistçe gelmiyor mu?
Öyleyse, ya bu insanlar bizim gibi insan değil, yani hesap vermekten muaftırlar veyahut kendilerine yaptırılan eylemlerden sorumlu tutulurlar ki, bu da kendisinin kontrol ettiği bir kuklanın neden öyle davrandığını sorgulayan ve hesaba çeken bir kuklacı yapmaz mı yaratıcıyı?
Eğer hala ikna olamıyorsanız niçin ikna olmadığınızı bir düşünün. Bir kişi ne olursa olsun kendisine uyumsuz gelen bir görüşü, ne kadar mantıklı bir şekilde izah edilirse edilsin, anlamak istemeyince anlamıyor. Bugün ne olursa olsun her görüşün delilleri de aynı düzeyde etkileyici. Bunlardan birini anlamamak insanın doğasında var, insanın kontrolünde değil. Görüşünün değişeceği bile insanın kontrolünde değil. Sadece bize geliyor, biz de yapıyoruz. Tercihlerimiz de aynı şekilde olmuyor mu? Bize yakın geldiği için o görüşü savunuyoruz. Peki bize neyin yakın geleceğini kontol edebiliyor muyuz?
Bizi tatmin eden şeyler yapmak hoşumuza gitmiyor mu? Onları yapmadığımızda duyduğumuz acı eninde sonunda ağır basıyor ve fikrimizi değiştiriyoruz. Peki, bu acıdan fikrimizi değiştirmeden kurtulabiliyor muyuz? Yani burada acının yok olduğu falan yok, acıdan kaçış var.
insanın kendini geliştirip kişiliğini 'kendi' oluşturması neden mi yalan? Peki niçin her insan kendini geliştirmek istemiyor? Neden geliştirenler de farklı alanlarda geliştiriyor? Bu isteğinizi kontrol edebilir misiniz? Birgün içinizde varolan bir isteğinizi yapıp yapmayacağınızı önceden bilebilir misiniz? Bugün sadece 'yapmam/yaparım' şeklinde yanıtlayacağınız bu soruya başka bir gün de aynı yanıtı vereceğinizi nereden bilebilirsiniz? Şayet bilirseniz bu, geleceği bilmeye ve dolayısısla yine külli/cüzi iradeye inanan biri için inandığı Allah'a karşı gelmek değil midir?
şu adamı kayle alacak ciddi bir müslümanın olduğunu sanmıyorum. hatta işin biraz derinine inip araştırmış, adnan oktar'ın islam dini hakkındaki tutarsız, safsata ve bolca kurnazlık dolu hurafelerini görebilen müslümanlar bu adnan oktar denen kişinin esasında kim ve ne yapmak istediğin şıp deyü anlayıverir.
edit: ahahha... bir de utanmaz adamını göndermiş, oktar babuna deyü biri. neymiş "biz bu ülkede darvinzme karşı eylem başlattık" falan diye zırvalıyor. sanki melekettin dört bir yanını darwinistler sardı, nüfusun neredeyse yarıya yakın salt darwinci siz de buna karşı "darwinzme karşı yaradılışçılar mücadelesi" veriyorsunuz ha? bu oktar babuna abd'de çok fazla kaldı galiba kafası bulanmış, bu adam abd'den ne zaman türkiye'ye gelse türlü türlü ipe sapa gelmez icadları ve sözleri yanına katıp getiriyor! ayrıca bu adama doktorluk titrini de kim vermiş merak ettim? bak yavrim, o tarabya'daki üssünüzden çıkın da bir sokaklara karışın bakalım. bu ülkede darwin tezlerini destekleyen yüzde 5-6'lık bir kesim bulursanız da öpün başınıza koyun! ayrıca o kilo kilo basılmış kitaplar ne ya? ulan hepsi a kalite, bu paranın kaynağı nereden geliyor? bu global basım yayın necedir? aha bak bu iki sorunun cevabını da çok yakında yazacam. sana söz adnan hoca yazacam!