bizim ya hep ya hiç çiliğimizden mütevellit bir kısımlarının ya çok haz ettiği, yada nefretlik derecesinde hakaret ettiği; türkiye nin savaş sonrası toparlanması için bir çok icraatlara imza atmış, lakin yapmış olduğu ciddi hatalardan ve attığı yanlış adımlardan dolayı da asılarak yaşamına son verilmiş dönemin demokrat parti genel başkanı ve yine ilgili dönemin başbakanıdır.
türk milleti olarak tarafsız olamamamızın sebebi taraf tutmamızdır. dinine yakın oluruz en iyi bu deriz, bir iki icraatına bakarız her icraatı iyi olur. aynı recep tayyip erdoğan ya da süleyman demirel gibi. deniz baykal ya da mesut yılmaz gibi. her siyasetçinin, hatta daha da genişletelim her insanın iyi veya kötü yaptığı şeyler vardır. biz malesef at gözlüklerimizi takıp tarafçılığa devam ediyoruz. bu aynı zamanda bir özeleştiridir, bunu bende yapıyorum.
- ismet paşa'nın ve chp'nin mal varlığı konusunda komisyon kurdurur,
- ismet paşa'nın oğullarının abd'deki eğitimleri için devlet kasasından harcanan para konusunda gensoru verir,
- kendisini darağacında bulur.
türkiye'deki elektrik üreten ilk barajı yapan başbakan.
iyi niyetinden şüphe etmediğim; ancak borç alarak ülke kalkındırmaya çalışmış, sonrasında ülkenin yaşadığı ekonomik krizlerde doğrudan ya da dolaylı rolü bulunan eski başbakan.
1899-1961 yılları arasında yaşamış, doğruları ve yanlışlarıyla bu aziz milletin oyları ile gönüllerinde yer edinerek cumhuriyet tarihimizde önemli yer edinmiş, türk başbakan ve devlet adamıdır.Kendisine ve partisine karşı yapılmış olan cunta darbesi aslında ülkemize yapılmış ve demokrasi tarhimizde kara bir leke olarak kalmamış, çağdaş dünyanın gözünde 3.dünya ülkesi durumuna düşmek bir yana, kendisinden sonraki darbe girişimlerini de cesaretlendirmiştir.Daha da önemlisi, millet hakimiyeti;millet ile bir takım kuruluşlar arasında pay edilecek bir süreci başlatmış,memleketimiz de Menderes' e karşı yapılan bu cunta darbesine yönelik getirip götürdükleri ile ilgili bilimsel bir inceleme yapılacak olursa en az 80-100 yıl memleketimizi geriye götürdüğü görülecektir.Kendisi amerikancı değildir, zaten cunta ABD cuntasıdır, ABD çizgisinden uzaklaşmasının bedelidir.
dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu gibi idam sehpasına dimdik yürüyerek gitmediği söylenir.
şevket süreyya aydemir in 2. adam adlı kitabının anlatıldığına göre, menderes hükümet, ismet paşa muhalefet olduğu dönemelrde ara ara adnan bey inönü nün evine gider keşke hiç ayrılmasaydık dermiş, aynı parti içinde muhalefet yapmış olsaydık çok daha güzel olur dermiş..
1.insan boyutu ile değerlendireceksek müthiş kibar, nazik ve de terbiyeli bir zattır. hatta duygusal bir insan da denebilir. anne babasızlığın ve kendini yetiştiren babaannesinin kaybı onu bu kişiliğe yöneltti sanıyorum.
2.siyasal boyutla değerlendireceksek dengeleri gözetme kabiliyetinin sıfır, dış politikada teslimiyetçi ve iç politikada baskıcı diktatörvari hareketlere meyilli bir izlenimi vardır. 27 mayısı bağıra bağıra çağırmıştır. bunu siyasetbilmezliğine vuruyorum.
bir de bazı spekülasyonlar vardır ki bunlar gayrıresmi bir dedikodudan başka şey değildir. ispatı namümkündür. bunların konu başlığı da cinsel tercihi ve dini inanç konusundadır.
ne olursa olsun, hiç sevmesem dahi asılmasının çok nahoş bir olay olduğu kabul edilmelidir. hak etmiş olsa bile bir insan evladı -ki o ülkenin hatrı sayılır bir zamanı başbakanlık yapmış birisi- yassıadada o muamelelere maruz olmamalıydı. bu cumhuriyet tarihimizin büyük bir ayıbıdır.
Türk kültürünün yozlaşmasını ve dini duyguların sömürülmesini başlatan kişidir.
Ekonomide aldığı yardımlara rağmen enflasyon %15 e yükselmiştir.
Ve büyüme hızı iktidarının 3. yılında %4 e düşmüştür.
O kadar borç ve yardıma rağmen...
Ayrıca bize hiç bir zararı dokunmamış kore'lilerin katilidir...
Kendisi hakkında nazım hikmet'in yazdığı çok güzel şiirler vardır.
Bu şiirlere bir örnek.
diyet
gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz, iki hayın ve zeytini yağlı iki gözünüzle bakarsınız kürsüden
meclis'e kibirli kibirli ve topraklarına çiftliklerinizin ve çek defterinize.
ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki elinizle okşarsınız, iki tombul, iki ak, vıcık vıcık terli iki elinizle okşarsınız pomadlı saçlarınızı,
dövizlerinizi ve memelerini metreslerinizin.
bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,
bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhower'in ve bütün kaygınız
i̇ki bacağınızın arkadan birleştiği yeri halkın tekmesinden korumaktır.
benim gözlerimin ikisi de yok.
benim ellerimin ikisi de yok.
benim bacaklarımın ikisi de yok.
ben yokum.
beni, üniversiteli yedek subayı, kore'de harcadınız, adnan bey.
elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken çığlığımı duymamanız için
kaçırdı bacaklarınız sizi arabanıza bindirip.
ama ben peşinizdeyim, adnan bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim, kopuk ellerim, kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
diyetimi istiyorum adnan bey,
göze göz, ele el, bacağa bacak, diyetimi istiyorum, alacağım da.
2002'den önce kimsenin umurunda değilken birden bazı kesimlerin kahramanı haline gelmiştir.
başkalarının beğenilerini kendi beğenileri olarak görmek nasıl bir zeka ürünü bilmiyorum ama aynı insanlar başkalarının nefretlerini de nefret kabul edip, özgürlük yeminleri ile sokaklarda zılgıt çekiyorlar.
türkiye'yi 40 yıl ileriye götürdü diye bir iddiada bulunmak ise mallığın en önde gideni olmaktır bana göre. ne yapmış abi bu adam? basını, üniversiteleri, halkı susturmaktan, şimdiki baskıcı yönetimin yaptıklarından farklı ne yapmış?
basına, üniversitelere, halka getirdiği sansür ve susturma kesinlikle kendisinden önceki yönetimin sansür ve baskı anlayışından daha ağır değildir. neticede kendisi de eski bir chp üyesidir, öyle ya da böyle uygulamaları chp'nin mevcut uygulamaları ile hemen hemen aynıdır.
bu adamın yargılanması ve idam edilmesi, yönetimindeki oluşumun kapatılması falan o dönemde gücün el değiştirme ihtimali üzerine ortaya çıkan durumlardır. gücün bir kesimden diğerine kayması ihtimali üzerine müdahale gelmiştir o kadar. hala bu adamı ölümüne savunan ya da akılsızca yerden yere vuran insanları gördükçe şaşırıyorum. adnan menderes -ister istemez- bir çıkar savaşının içinde yer almış ve bir çıkar savaşına kurban gitmiştir. karşı tarafın çıkarını savunan ve yasal olmayan bir biçimde yönetime el koyanlar tarafından idam edilmiştir...
memleket için gerçekten çok iyi şeyler yapmış, halkın oyu ile seçilip, demokrasi düşmanı, gözünü makam mevki hırsı bürümüşler tarafından koltuğundan indirilmiş, demokrasi şehidi, kıymetli vatan evladı, günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay olduğundan 27 mayıs 1960 ve adnan menderes üzerine kısa bir araştırma yaparsak neyin ne olduğunu çok daha iyi anlarız.
chp'li faşistlerce şehit edilişinin yıldönümüdür. allah gani gani rahmet eylesin kendisine. yattığı yerde nurlar içinde yatsın. özlediği türkiye'ye biz kavuştuk inşallah kendisi de allah'ın rahmetine kavuşmuştur.