rakı şalgam ikilisinin pek sevildiği, şırdana saygı duyulduğu, her daim normal insanların göremediği sadece muavinler tarafından görülebilen otobüsteki hava boşuklarının abartıldığı ve akabinde ablacımm geliyüüür müsün nidalarının sıkça duyulduğu, sıcaktan pişik olunup pudra satışlarının tavan yaptığı beyaz altın şehridir.
kavga etmek sosyal bir faaliyettir adana'da ,genç bir erkek çocugunun tam olarak erkek olması için birine bıçak çekmesi gerekir,cinayet olursa daha makbule geçer .
türkiye'nin 5. büyük ili olarak bilinir.
bende eskiden öyle sanardım lakin gidilip görüldüğünde öyle olmadığı anlaşılır.
izmir ve bursa'yı sollamış geçmiş. ankara'dan burun farkıyla ilerde. istanbul'a bu kadar yatırım, reklam, zart, zurt yapılmasa onuda ezip geçecek.
olay şudur efendim;
bu memlekette aç insan yok!
ha muhakkak biri çıkıp ''ne alaka lan? ben orda gariban gördüm!'' diyecek.
bende cevaben ''sen istanbul'da, ankara'da 10 liraya bütün pazar alışverişini yapan, karnını doyuran, bir insan gördün mü?'' derim.
trafik olayıda çözülmüş bu memlekette.
arabalar yollardan bazı aksaklıklar olsada yağ gibi akıyor. ulaşım gayet rahat.
bir metro olayı varmış. sanırım yapım aşamasındaymış. yapılınca ulaşım dahada rahatlıyacakmış.
şehirde bir metal havası sezdim. ya da bana öyle geldi.
sanırım o gün konser falan vardı.
zira bu kadar siyah tişörtlü asi genç fazla hayra alamet değil.
büyük ihtimalle bu memlekete büyük bir göç dalgası cerayan edecek.
zaten adanalıların anlattığına göre sürekli göç alıyormuş.
inşalah bu göçlerden sonra hali mersin gibi olmaz.
ev kirası, pazar alışverişi, yeme-içme, gezme-tozma gibi temel ihtiyaçlar için harcanması gereken paranın istanbul, ANkara ve Bursa gibi şehirlere oranla çok düşük olduğu sıcak ama şirin ve de dümdüz (tek bir yokuş dahi görmedim) bir şehirdir.
hayat o kadar ucuzdur ki, istanbul'da ödediğiniz ev kirasıyla bir ay boyunca Adana'da haytınızı idame ettirebilirsiniz.
şehre ilk kez geldiğinizde o güne kadar duyduğunuz adanalı ve adana yakıştırmalarının yalan olduğunu anlarsınız. Aksine zengin, sosyal, güzel restoranları vs. bulunan hoş bir şehir.
talihsiz bir kenttir. çünkü onu beğenmeyenlerin onunla ilgili yaptıkları yorumlar, bir oryantilistin doğu toplumlarıyla ilgili yaptığı yorumlara çok benzer. gidip de görmeyenler için: bir adanalı tipi yoktur. her tipten insan başka yerlerde olduğu gibi burada da vardır. ama güzel şehirdir. kalbimizin başkentidir.
ömründe yediğin en güzel adana kebabının ev sahibi olmasına rağmen sabaha 7buçuktaki 35 derecelik sıcaklıktan dolayı bir daha gelmem diye yemin ettiğim Livorno' nun gelmesiyle beni bir kat daha şaşırtan şehir.
-belediye otobüslerinin şoförlerinin kadın olduğu, *
-her köşe başında kulağı işaretlenmiş bir köpek olan, *
-şaşırtıcı düzeyde honda arabayı barındıran,
- parklarda 6-8 kişilik 14-15 yaşlarında esmer çocuk popülasyonuna sahip, -ki şu konuşmaya şahit olmuşumdur-
+lan trene binelim mi .mına goyumm
-oğlum biz buraya trene binmeye gelmedik, kızlara binmeye geldik nihahaha. *
-etrafta ölü lağım faresi görülebilen,
- enteresan uyarıları barındıran, **
- fazla olmasa da güzel kızları olan,
- ara sıra melankolik ergenleri görebileceğin,şöyle ki,
ergen arkadaşımızın t şhirt ünde bi siktir git yaa.. yazısı vardı. yüzü kızarmış bir şekilde, arkadaşları kollarından tutmuş yürümesine yardım ediyordu. sanırım **
- tahminimce korna sesinin en fazla duyulduğu, sürücülerin renk körü olduğu, *
-sahil kenarında çingenelerin yaşadığı **
gezilesi, görülesi memleket.
gün itibariyle neredeyse tüm türkiye'de yağan yağmura rağmen tek bir damla düşmeyen, eylül ayının ortasına yaklaştığımız şu günlerde bile 50 derece sıcaklık % 1200 nem ile üzerinde yaşayan canlıları kavurmaya devam eden bir acayip şehir.