AKP'nin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını anlamak çok önemli. Bu parti ama pazarlıkla, ama ikna ederek, ama şansıyla, ama kendini törpüleyerek ABDnin bölgedeki en önemli güvencesi haline gelmiş durumda. Bundan açık bir rahatsızlık duymakla beraber, Avrupa Birliği'nin lokomotifi Almanya da henüz bir türlü netleştiremediği doğu açılımı söz konusu olduğunda, hâlâ AKP'ye muhtaç. Devletin olanaklarının islami sermayeye yontulmasından tedirgin olan geleneksel sermaye gruplarının da bu tedirginliğe rağmen AKP'den vazgeçmek gibi bir niyeti bulunmuyor. Hükümet, sermayeye hizmet konusunda öncekilerin yanından dahi geçemeyeceği uygulamalara imza atmıştır ve yeni "açılımlar" kapıdadır.
Uzatmayalım, şu an için sermaye dünyasında AKP seçeneksizdir.
Şu an için diyoruz ama bu hükümetin yedi yıldır işbaşında olduğunu unutmuyoruz. Uzun, oldukça uzun bir süre...
akepe'nin nasıl pirinçle, kömürle iktidara geldiğini, nasıl yolsuzluk yaparak yancılarını milyon dolarlar sahibi yapıp, zenginleştirdiğini, nasıl 8 milyar dolar servetle dünyanın en zengin 5. başbakanını yarattığını, nasıl ülkeyi yoksulluğa, işsizliğe sürükleyip onca can yaktığını iki saat burada anlatmayacağım. oy vererek, cennetin kapısında bir akepe yetkilisinin bulunmasını bekleyen, oy verene "geç" oy vermeyene "sen kal" diyeceğini uman halka ise hiç sözüm yok. o yüzden sanırım tek bir söz beni nefret ve kinle süsleyeceğim akp karşıtı cümlelerden alıkoyar ve tüm bu yanlışlıkları tek başına açıklar:
din, sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
Tekel binalarını peşkeş çektiğiniz sermaye ve tarikat çevreleri mi? Gemicikleri ile meşhur oğlun mu yetim? Milyarlarca maaş alan milletvekillerin ve bakanların mı? Evlerimizi, ormanlarımızı peşkeş çektiğin müteahhit şirketler mi? Deniz Feneri nin yöneticileri mi yetim? Yoksa banka sahipleri, fabrikatörler mi? Madenlerde işçileri ölüme süren patronlar ve o patronları koruyan AKP iktidarı mı yetim? Yoksa madenlerde, tersanelerde, kölece çalıştırılıp ölüme sürülen işçilerin çocukları mı?
Sözü uzatmaya gerek yok! Tayyip Erdoğan ağzından garip guraba, fakir fukara, yetim öksüz gibi lafları düşürmese de gerçekte zenginlerin, patronların, işçi kanıyla beslenenlerin Başbakanıdır. Türkiye nin en zengin 100 kişisinin serveti bir yılda 56 milyar dolardan 87 milyar dolara yükseldiyse bunda AKP iktidarının payı çok büyüktür. Milyonların işsizlik ve yoksullukla boğuştuğu kriz döneminde birileri servetini yüzde 55 arttırdıysa, kriz teğet geçti diyen Erdoğan ın kimlerin Başbakanı olduğu açıktır. O yüzden de kendi ifadesiyle ülkeyi özel sektör mantığı ile yönetmektedir.
(bkz: kıbrıstan asker çekebiliriz) gibi rezil bir sözü söyleyebilmiş bir parti zihniyetine sahip anlayış.
ermeni soykırımı falan tasarısı da kabul edildi.
yakında ne diyecek acaba akp.
normalleşme, demokratikleşme için soyırımı mı kabul edecekler.
zira kıbrıs için asker çekeriz diyen zihniyetten ben her türlü korkunçluğu beklerim artık.
Değiştiniz, aksınız, tamam, iyi, çok güzel,
"Ak" lâfının üstünde özel duralım, özel!..
Yahu bu "Ak" diyenler, hep mi böyle müptezel ?
Bir değişme masalı, bir de ak tutturdunuz,
Bu millete karayı, ak diye yutturdunuz.
-oha oğlum %47 diyo lan 2 kişiden 1 i vemiş ben vermedim senmi verdin lan?
+yok abi ne vericem bende vermedim .
-teyze?
+vermedim ben.
-anne?
+vermedim oğlum aa.
-baba?
+ben dsp ye bastım yine.
-annane ?
+ak a verdim ben .
-aha birini buldum dağılın arıyacaz onları .