'Kadromda yanlış yapan olursa, hatır gönül dinlemem kapıyı gösteririm' sözlerini 'dün dündür, bügün de bügün' felsefesiyle unutup, ali taran'ın canlı yayındaki küfrünü 'insani tepki' olarak gören destekli, Altın Kelebekli yapımcı-sunucu.
yavşak mı yavşak, yılışık mı yılışık bir adamdır. küfürbazdır ayrıca. eleştirileri de kaldıramaz. lise mezunu olmasına rağmen paranın amına koyar. o yüzden takdir edilesidir. her şey okumak değildir efendim.
sürekli duygu sömürüsü yapıp her yerde hayatını anlatıyor beyefendi. neymiş onun hayatı survivormış, çok büyük acılar yaşamış. her yerde bunları anlatıp güya ne kazanmaya çalışıyor anlamadım. ona bir sözüm olacak; gerçekten acı çekmiş, bu olay onda psikolojik bir yıkım bırakmışsa o kadar rahat konuşamaz. ülkesinin sorunlarına bu kadar uzaktan bakmaz, her yerde mutluluk dolu gözleri gözükmez, ara sıra kendi yalnızlığına çekilir. kendisinin pek yapmadığı şey olarak düşünmeyi, sorgulamayı bilir, ama asla kendisini acısıyla ön plana çekmez. sanki neyin ne olduğunu bilmiyoruz, senin psikolojinin ne kadar sağlam olduğunu, nasıl keyifli yaşamaya meraklı olduğunu, her gün deli gibi PlayStation oynadığını, panama'dan bir fenerbahçe maçı için gelebilecek kadar zengin ve gevşek olduğunu, dertsiz tasasız olduğunu bilmiyoruz. huyum kurusun hayatında büyük yıkım yaşayıp o olaydan etkilenen insanları anlamak benim için hiç zor değil, senin hayatında yaşadığın acıları her zaman insanların gözüne gözüne sokman da hiç hoş değil. bütün olaylardan dramatizelik hikayeler çıkarıp aslında senin ne kadar psikolojinin düzgün olduğunu biliyor ve acayip gıcık kapıyorum.
not: gerçekten psikolojisi bozuk, hayatında kırılma noktası olup, etkisinin hala geçmediği insanlar bilirim hiç konuşmazlar, konu geldiğinde olayı geçiştirirler. onların gözlerinden anlaşılır neyin ne olduğu, senin gibi şov yapan insanları anlamayız onları anladığımız gibi. onların gözleri başka bakar, senin gibilerin gözleri başka bakar. gözlerinde huzur, mutluluk akıyor resmen, yapma artık bırak şu tiksindirici dramatik oyunlarını, türk halkının genel yapısına uygun olarak yaptığın şovları.
Zamanında bir programında(acun firarda sanırım) bir yarışma vardı, ödül de rio tatiliydi. Bizim üst devrelerden bi abiye çıktı bu ödül. Neyse adam sınavını ekip gitti falan, bir ay mı ne tatil yaptı geldi, geldiğinde acun nasıl biri diye sorduk, cevap iki kelimelikti:"Felaket hırslı!" Efendim bunlar orada meşhur plajlarda maç yapmışlar, hani şu brezilyalı topçuların pek çoğunun yetiştiği yerlerde, maçta da bizim abiyle acun rakipmiş ve anlattığına göre deli gibi hırs yapıp her topu kaptırışında dümdüz sövmüş takımına.
bbbbir zamanlar tanem'''le yasak bir ask yasadigi soylenen sevimsiz adam.
bu adam bana her zaman itici geldi. kendisini dinlemeye tahamul edemiyorum.
dunden beri beyaz ve tanem haberlerine yorum yapan bazi okuyucular acun efendinin bir sure once tanem'le ask iliskisi yasadigini yaziyorlar.
acun ciksin tanem'le olan eski iliskisini aciklasin diyecek kadarda kendilerinden eminler. ates olmayan yerden duman cikmazmis.tanem beyaz'la birlikte olmasaydi bu konuyu kimse acmayacakti herhalde.
bu alemde temiz insan bulmak sahiden zor. sevimsiz acun'unda gercek yuzunu gorecegiz sonunda.
varmısın yokmusun adlı programa katılanların obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna neden olan, kendiside bi nevi şizofrenik olan adadaki kutsal ateş söndürücü.
bilgi eksikligi olan sevimsiz...
senin ve tanem hakindaki yazilar senin beyaz'la ilgili haberlere yaptigin yorumlarin bazi gazetelerde yayinlanmasindan sonra, gecen hafta baslamisti. haberlere yorum yapan insanlar acun ciksin tanem'le olan eski iliskisini aciklasin, beyaz aptalmi bunu gormedimi, acunun tanem'le iliskisi oldugunu herkes biliyor, gibi yorumlar yapmislar. tabi ben hepsini hatirlamiyorum.
aykut isiklarin ik yazisida bir okurdan gelen mesaj uzerine yazilmisti. okur sadece acun ve tanem gizli bir ask yasadilar ve acun evli oldugu icin bu iliski bitti.... isimi kaybetme korkum olmasa cikip konusurdum diyordu... yaziyi kendin oku....
ikinci yazida ise aykut bey 3 yil gibi bir zamandan soz ediyor... dikkat edilecek sey ilk yazisinda boyle bir bilgi olmadigi...
yani isiklar bunu biraz karistirmis herhalde.
zaten ilk yazisinda boyle bir idea var isteyen arastirsin demis...
sonra kimse arastirmayinca, anlasilan bunu kendi yapmis.
ac davyi butun kirli camasirlarin ortaya dokulsun.kabul edecek degilsin ya?
ciksan evet ben tanem'le birlikte oldum desen butun tv hayatin biter. gozden dusersin. coluguna cocuguna rezil olursun.
bunu daha ne kadar saklardin bilmem ama insanlar beyaz'in adina leke surulmesine kizmis olmali.
benim bildigim aykut isiklar yalan haber yapmaz. zaten artik unlu dedikodusu falan yazmiyor. bence sen topla colugu cocugu surviver adasina yerles. bu dava cok sevimli olmayacak.
zaten hakkinda garip baska soylentiler var. tarikat uyesi oldugundan tutta aklina ne gelirse.
asagidaki soruya cevap vermesi gereken insan.
yarismanin mantigi nedir sizce?
normalde halktan insanlar gelir, yarisir ve giderler. eger bu insanlari alip baska projelede kulanirsan, o insanlar yarismaci olmaktan cikar, adeta oyuncu haline gelirler. farkli yarismalari farkli insanlar kazansada, yarismacilar ayni kaldigi surece, buna yarisma demek artik dogru olmaz. hep ayni insanlara para kazandirmak ne kadar dogru bir seydir bilemem ama bu sahiden isin kolayina kacmak bence. bir grup insan sec ve surekli onlarla program yap, sonrada bakin ben nasil basarili programlar yapiyorum diye kendini yere goge sigdirama.
başarısı bir çok medya mensubu tarafından çekilemeyen kişidir. bu bağlamda bir sürü eleştiri yapılmış ve yapılmaktadır bunların olması da normaldir ama iş özel hayata gelince orada durulmalıdır...
medya dünyasından o kadar çok alışmışız ki tuhaf ve anormal ilişkilere "kesin acun da tuttuğunu öpüyordur" fesatlığı ile yorumluyoruz olayları.
zira evli bir zurnacı ile ünlü şarkıcının metres hayatları yıllarca haber bültenlerimizde övüle övüle bitirilemedineyse vay bu ülkenin haline ki araya maphus hayatının girmesi ile noktalandı bu travma ,
evliyken başkasından çocuk yapanlardan tutun, evlenmeden bankadan aldığı spermle çocuk doğuranlara kadar,
sevgilisinden zorla hamile kalıp, çocuk doğurup hatta bunu amerikada yapıp çocuğun pasaport işlerini beleşe getirmeyi amaçlayanlara,
8. kez evlenmek için yeni çıtır erkek arayan dinazorlara,
kimin eli kimin cebinde belli olmayan manken piyasasından zengin züppelere servis edilen ortam kızlarına,
piyasaya yeni düşmüş yakışıklı erkekleri avlayan ibne iş adamlarına,
asistanlarını döve döve fantastik pozisyonlarda elden geçiren haberci-anchorman tiplerine kadar bir dünya sapkınlık,
kamyon dolusu kirli karmaşık ve mide bulandıran ilişkiler bütünü süslenip "ne kadar da olağan şeyler değil mi" diye sunuldu insanlara.
çünkü bunu sunanlardı bu pisliğin failleri... çelişmediler kendileriyle... doğrularını yaşayamadıkları için yaşadıklarını doğru olarak sattılar millete !
bu tablolara muhatap olan ve hatta sindiren yurdum insanı kendi iç bozukluğu ve kirlenmişliği ile, kendi iç dünyasını ortaya koyan yorumlarla "kesin acun da götürüyordur eline geçeni, zaten bu herif yurt dışında da çok programlar çektiydi boş dönmemiştir... vardır kesin" şeklinde özetliyorlar iddiaları. kendi aynı rolün öznesi olsa hakim olamacak kendine, yaftalaması ondan dolayıdır.
survivor yetenek sizsizin türkiye devler ligi varmısın yokmusun gbi tv programları vardır ayrıca acun ile ilgili merak ettiğiniz soruları http://www.acunmedya.com/modules/Jig/index.php sorablrsnz
ntv spor'da, ingiltere cezayir maçının ardından dünya kupasına yeni bir sistem önerisi sundu. dünya kupalarının son yıllarda futbolcuların teknik kapasitelerinin öneminden çıkıp fiziksel kapasiteye dayanması ile sıkıcı hale geldiğini dile getirdi öncelikle. bundan ötürü tüm takımların aşırı kontrollü oynadığını ve az gollü ve zevksiz maçların olduğunu; özellikle elemeler başlayınca maçların yarısının penaltıya gideceğini iddia etti. bu sıkıcılığı ortadan kaldırmak ve 70-80li yıllardaki gibi topun bir o kalede bir bu kalede olacağı maçlara dönmek için * elemelerde penaltıların kaldırılmasını, maçın berabere bitmesi halinde grupta kim daha başarılı ise onun bir üst tura çıkmasını önerdi. böylelikle ilk dakikadan itibaren bir taraf yenmesi gerektiği için açık oynucakmış. messi, c. ronaldo gibi topçuların yetenekleri de seyir zevkimizi özellikle arttıracakmış. rıdvan dilmen ise bu sisteme gülerek 'bunları özellikle düşünmek için zorlamadın heralde, çünkü bu birilerinin zaten akıllarına çok önceden gelmiş bir şey olsa gerek' cevap verdi.
penaltıların heyecanının çok farklı olduğunu düşünürsek pek de mantıklı bir öneri değil.