siyaset ahlakı bakımından turhan çömez ile birlikte nasıl akp gibi bir partinin içinde bulunabildiğini merak ettiğim saygın siyaset adamı..
chp'nin akp içinden cumhurbaşkanlığına aday gösterilip "hayır" demeyeceği ender
kişilerden birisiydi kendisi.. akp'den ayrılmasının en önemli sebeplerden birisi de belki bu oldu..
sonuçta turhan çömez de abdüllatif şener de aktif siyasetten ayrıldı. böylece seçimlerden sonra mecliste adam gibi siyaset yapabilecek kapasitede akp'de sıfır, diğer partilerde ise sayılı adam kaldı..
son açıklamalar ışığında 22 temmuzda kesin olarak milletvekilli adayı olmayacağını öğrendiğimiz siyasetçi.ak parti de siyasi hayatına devam edeceğini belirtmiştir.
akp'den onumuzdeki donemde aday olmayacagini aciklamis bakandir. cekilme sebebi olarak da "ilkesel" sorunlari oldugunu soylemistir.
ulen simdi meclisten degil de sivil cumhurbaskani secilmesi icin, askerin itiraz etmeyecegi (baksaniza, ilkesel olarak akp ile ayri teldeler'mis'.) birini aday gostermek isteyen akp'nin pr calismasi da olabilir tabi, supheci takiliyoruz.
geçen haftaki fermuar'da, kendisinin cumhurbaşkanlığı, rte'nin ağzından değerlendirilirken:
"yüksek rakımda, oksijeni çektikçe sola kayan yapısı var. olmaz."
tabiri kullanılmıştır.
kuvvetle muhtemel akp nin cumhurbaşkanı adayıdır. açıklamaları da bu tezi destekler niteliktedir. en son yapılan mitinge dair açıklamaları da beni memnun etmiştir.
not: ayrıca dün tv de gördüm. adamın oturması falan değişmiş. yayılmış koltuğa, üzerine bi cumhurbaşkanı havası gelmiş valla...
geçmişte yaptıklarını (artık ne yaptıysa,adam sanki katil) unutturma ihtiyacı olmayan insandır.ülkemiz siyasetçi,yazarlarında olmayan,farklı fikirleri liberal bir bakışla özümsüyebilme yeteneğine sahip insandır.
sözlerinde,ifade tarzında kasaba politikacılanda olmayan bir samimiyet vardır.şu andaki meclis aritmetiğinde seçilebilecek en iyi cumhurbaşkanı adayıdır.hatta part time olarak sözlükte modluk da yapsa ne güzeldir..
sürekli kendini geliştirdiğini düşündüğüm açık sözlü politikacı. samimi olup olmamasını değerlendirmeden, söylemlerine bakıldığında, görüşlerine önem verilmesi gereği öne çıkmaktadır. *
en basitinden, eğitim sistemindeki üniversite sınavlarını baz alırsak, bu da 4 senede 4 sınav demektir. yani bir diğer deyişle 1460 gün. kendi maaşına zam yapıcağın vakit bir gece yeterli oluyor ama sınav sistemini değiştirmek için 1460 gün yetmiyor.. hala değiştiremediysen daha ne diyeyim?
ayrıca eğitim sisteminin ciddiyetinden bahsedildiği zaman kapaklar çok olur insana dikkat etmeli kendine,, öyle ciddi işi aşağıdaki eserlerle halletmek.. bak bak bak ben de bunu hiç düşünmememiştim.
--spoiler--
üniversite sınavını daha adil yaparım
--spoiler--
ee o zaman yap be kardeşim, seni oraya yapasın diye seçmişler.. çözümü de şayet ben vereceksem, senin orada ne işin var. sadece oy kullanırken butona basma işini becerebiliyorsan, basma işini benim dedem de iyi yapardı, rahmetli..
üniversite sınavını daha adil yaparım demekle ve çözüm yolu sunmamakla kendisine nasıl kapak yapıldığını anlayamadığımız siyasetçi. söz konusu abbas güçlü insanı bu demagojik, öğrenci gönlünü okşayan saçma sapan iddiasının ardından herkesi ayrı sınava alacağını söyledikten sonra abdüllatif şenerin ardından üniversitedeki kontenjanları nasıl ayarlayacaksınız gibi gayet akıllı ve mantıklı bir soruya o sonraki aşama diyerek abdüllatif şenerden daha siyasetçi olduğu imajını çizmiştir. sanıyorum abbas güçlünün yemek yapamaması sorunsalı kendini göstermiş, kapak kime olmuştur anlamışızdır.
ha, bir de genç bakıştaki denyo öğrencilerin kimi alkışladığına bakarak kimin kime kapak yaptığına karar veren arkadaşlara da genç bakış alkışlarını armağan ediyorum.