3 yıl boyunca aralıksız elektrik verilesi bünyedir. ama yemeden içmeden de kesmemek gerek, eğer kesilirse 2 günde ölür en fazla. arada ekmek su vermeli ki yaşasın, daha çok acı çeksin. dediğim gibi 3 sene aralıksız elektrikten sonra parçalanıp organları martılara yem edilebilir. tercihe bağlıdır. ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, gerçek bir devrimci bu adamın baş düşmanı olmak durumundadır. çünkü bu adam faşonun önde gidenidir.
hapishane hayatına arkadaşlarıyla devam edecek terör örgütü lideri. Artık piştiye, tavlaya ikinci derdi kalmayacaktır. Devletimiz bunuda düşünmüştür. ileride ortaya çıkabilecek potansilyel poker'e 7. probleminin de el değmişken hallolunması faydalı olacaktır.
serbest bırakılırsa bir türlü halktan birinin kendi isteğiyle öldüreceği birisidir. bu sebeple serbest bırakılmaması gerekir. tam bir huzursuzluk sebebi olur bu i.ne.
tsk'nın varlık gerekçesi. aynı zamanda sözlüğümüzde küfrederek hem rahatlayabileceğiniz hem de artı oy alabileceğiniz argümandır.. ha bir de binlerce insanın uğruna arabaları , evleri yaktığı ve hatta ölüme gittiği biridir. (bkz: bu ne yaman çelişki)
bu adamın yaptıkları ettikleri ortadadır. tekrar tekrar anlatmaya yazmaya çizmeye gerek yok diye düşünüyorum. esas tartışılması gereken bundan uzun zaman önce yakalanıp da hapse tıkılan bu devrik liderin hala bir önder olarak görülmesi ve kitleleri yönlendirebilmesidir. bunu sağlayanlar tabiki bu işin yeni yöneticileri kimler olduğunu söylemeye gerek yok. yalnız bu adamı yakalayıp hapis ettikten sonra bu adam hala faal olabiliyorsa bunun üzerinde durulması lazım. en çok da yöneticilerin. bu adamı yakaladınız çok güzel müebbet hapis ettiniz eyvallah peki bu adamı sırf ab istiyor diye krallar gibi yaşatmak idam etmemek her istediğini yapmak* ne demek oluyor. bu adam özgürken daha rahatsızdı eminim.
sorun şu; yöneticiler ve bizler, bizleri sömürgeye yöneticileri sömürge valisine döndüren egemenlik haklarımızı elimizden alan ve leyla zana ve türevleri parlamentosunda konuşturan bu ab zihniyetine boyun eğerek parçalanmayı mı izlemeliyiz. üstelik haysiyetimizi de yitirerek. yoksa kapitalist dünyadaki ülkemizin öneminin farkına vararak bizden vazgeçemeyecekleri apaçık belli olan ab'ye resti çekerek atatürk ve milletinin binbir güçlükle elde etttiği haysiyetimizi şerefimizi özgürlümüzü geri almak mı. aslında cevabı o kadar da zor değil bu soruların tek yapılması gereken yöneticilerin birşeyleri değiştirmek için saklandıkları birilerinin arkasından çıkıp ülkenin menfaatine işler yapması. sırf kendine oy verenlerin değil. bütün türkiyede oluşabilecek en yüksek çoğunluğun menfaatine. o zaman bu devrik lider'in ben hapishanede ölürsem ülke karışır diyip diyemeyeceğini görürüz. belki de kısa zaman önce kaldırılan bir ceza geri döner ve belki tarihte ilk defa yarar için kullanılır. kim bilir.
türk annesinin rahimine düşen kürt babasının spermi ile dünyaya gelen terörist başı. iki milleti , imralı'da oturduğu yerden birbirine paranoya duyan kimseler haline getirmeyi başarmıştır.