bugün ki yaşanan şehit haberi için '' Terörle devleti hizaya getiremezler. '' demiştir. buradan sormak istiyorum kendilerine, Helikopter ''elverişsiz hava'' sebebiyle düşmedi mi? Bi'şey mi saklıyorsunuz?
twitter'daki etkinlikleri ile dünyanın en etkili diplomatları arasında 8. olmuş.
bu puanı twit atmak, takipçi edinmek ve fotoğraf paylaşarak başarmıştır.
twitter cumhurbaşkanı...
Hayır arkadaş yabancı siyasetçilere bakıyorsun, parodiler yapmalar, etkinlik gezmeler falan. Oysa benin reis-i cumhurum, köşkünde oturuyor, ara ara dış memleketlere geziyor, onda da kulağı ağrıyınca aklımız gidiyor.
Hani tamam kendisinden bir LMFAO üyesi kıvamında gezmesini beklemiyoruz ama halkla ilişki denen çılgın iş biçimini hâlen 1960'lar tarzı siyasi adam duruşunda tutması can sıkıcı.
Kendileri hakkında angelina jolie yi kabul edip 25 şehidin törenine gitmediği için haklı adam jolie bir kere geliyor şehit hergün ölüyor yorumu yapılmıştır.
kulagı agrıdıgı için zafer bayramına katılmayıp 1-2 gün sonra hastane odasında fotograf çekip twitter a koyan altına" dersime çalışıyorum" gibisinden bişey yazan resmi detaylı incelediginizde masada Bush'un hayatını anlatan kitabın elinde Suriye'nin haritası görülen Cumhurbaşkanı.
hakkında suikast düzenlenerek zehirlendiği bu yüzden yatak döşek hastanalerde kaldığı hakkında söylentiler ayyuka çıkmış olan siyasi.
--spoiler--
Pazartesiyi de bekledik ki..
Belki Cumhuriyet Savcıları harekete geçer, " Nedir bu Abdullah Gülün zehirlendiği iddiaları " diye YURT Gazetesinde yazan YURT un sesi köşesinin " Keskin Kalem " ini sorguya çeker umuduyla..
Pazartesi savcılardan çıt çıkmadı.
Keskin Kalem dördüncü gün adeta feryat etti:
" Üç gündür, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Güle suikast düzenlenerek zehirlendiğini yazıyoruz.
Kaynaklarımız çok sağlam.
Deyim uygunsa bu bilgiyi iktidar çevrelerinin pilot kabininden aldık " diye..
Salı günü de savcılar harekete geçmedi.
Bugün Çarşamba..
Keskin Kalem in iddiaları ise gerçeği ortaya çıkaracak Cumhuriyet Savcılarını o köşede öylece bekleyip duruyor..
O iddialar ki yenilir yutulur iddialar değil:
" Haberimiz Türkiye gündemini sarstı.
Ancak bu ciddi iddia üzerine bir araştırma ya da soruşturma açılmasını bekledik, bir şey olmadı.
Kimseden çıt çıkmıyor.
Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklama son derece zayıf.
iki satırlık rutin açıklama, beklendiği gibi haber yalanlanıyor ve Gülün sağlığının iyi olduğu bildiriliyor, o kadar. Adeta doğrulama gibi bir açıklama. "
Haklı olarak diyor ki Keskin Kalem :
Normal şartlarda böyle bir haber, devleti ayağa kaldırır. Medya bütün olarak olayın üzerine gider.
Düşünebiliyor musunuz; bir ülkede Cumhurbaşkanına suikast yapıldığını ileri sürüyorsunuz, kaynağınız sağlam, haberinizin arkasında duruyorsunuz ama o ülkede yaprak kımıldamıyor.
Gerçekten ilginç bir durum.
Kaynağım sağlam diyor.
Haberimin arkasında duruyorum diyor.
Ve ilave ediyor:
Daha da önemlisi, bu suikastın AKP iç iktidar mücadelesinden kaynaklandığını söylüyor ve şahit olarak da bizzat Abdullah Gülü gösteriyor:
Çünkü haberimiz doğru ve bunu Abdullah Gül biliyor.
işte biz de bu iddia üzerine, Abdullah Gül zehirlendiğini niye gizliyor? diye soruyoruz.
Öyle ya, bu kadar tutarlı, bu kadar ısrarlı bir iddia için nasıl savcılar harekete geçmez?
Mutlaka bir kıpırdanma olmuştur kanaati taşıyoruz.
Savcıların harekete geçmeme konusunda özel rica ile engellendiği hissine kapılıyoruz.
Hukukun normal olduğu ülkelerde böylesi durumlarda savcılar kendiliğinden harekete geçer.
Geçmese bile habere konu olan devlet büyüğü, Ne duruyorsunuz? diye hukukun işlemesine katkı sağlar.
Eğer Cumhurbaşkanı gerçekten kendisinin zehirlendiği ile ilgili haberin doğruluğuna inanmıyorsa, o zaman da yapması gereken, iddia sahibi hakkında suç duyurusunda bulunmalı, öyle değil mi?
Öyle ya, müddei hem ispata hazırım diyor, yetinmiyor, bir de bizzat Sayın Abdullah Gülü, Haberimiz doğru, o biliyor diye şahit gösteriyor.
Türkiye nin AKP dönemi aynı zamanda tuhaf davaların da dönemi olarak tarihteki yerini alacak?
Bir türlü çözülemeyen Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti, Deniz Feneri davası, Ergenekon, Balyoz ve Oda TV davaları ve bu iş böyle kapanırsa bir türlü davaya dönüştürülemeyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün zehirlendiği iddiaları, ilk aklımıza gelenler..