Aşk beraberinde layık olma isteğini de getirir. Hani hep diyoruz ya.. Benim için bir şey yapmıyor vs vs diye. Bunu da aslında kişi kendi için dolaylı yoldan sizin için yapıyor. Size ulaşabilmek için, belli yetenekleri kazanması gerekiyorsa, bu çaba bile aşkın kanıtıdır. Yoksa karşılıklı tavla atarak aşk olmaz arkadaşlar.
Aşk diye dilinizden düşmeyen eylem/duygu , kendinizi savunmanız için sizde bulunan silahı bi başkasına verip karşısında savunmasız kalmaktan ibaret. Vurursa öldüğün halde nefes almaya devam edersin, vurmazsa zaten o da kendi silahını bırakmıştır diğer bi ihtimal karşılığında sana kendi silahını verir birbirinizi yaralar durursunuz sonunda bi taraf diğer tarafı öldürmeye karar verir.
Aşk kor alevdir. Yanmayanın işi değildir aşk. Ufak bir rüzgarıyla sarıverir etrafını. içinden çıkılması imkansız gibi görünür. Ama sonra bir bakmışsın yavaş yavaş yağan yağmurlar cılız bir ateşe çevirmiş o koru. Sonrası malum.
her an boka sarabilme ihtimali olsa da güzel gibi bir şeydir;
şöyle ki üniversitedeki 6. yılım, mezun olmak için vermem gereken son 4 dersin tam 3 (üç)'ünden büte kaldım, stres artık midemi geçti boğazıma dayandı hala gün içinde sırıtırken falan yakalıyorum kendimi, ne bileyim yani güzel gibi o yüzden.
"insan Yaşamı Boyunca Bir Kişiyi Sever. Önceki ve Sonrakiler Birer Arayış, Kaçış ya da Aldanıştır."
goethe bu sözlerle açıklar âşkın ne olduğunu. arayış ve aldanışlar içinde kalan insan hüsrana uğrayınca aşka lanet eder. bilmez ki Aşık asla lanet etmez.
Fuzuli şöyle der;
Âşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
Evet Fuzuli öyle bir anlatı ile anlatır ki âşkı derdin de dermanında o olduğunu aşksızlığın zehir olduğunu söyler. lanet etmez Aşkın ne olduğunu bize aşikar eder.