bi kaç kere kapı çalındı. sucudur dedim, ev sahibidir dedim açmadım. En son çalındığında dayanamadım açtım kapıyı. Bir de ne göreyim sütçüymüş. işte aşk. hem de kapıyı çalan aşk...
aşk... her bünyede farklı nüfus eden ama yaşadıkça her duyguyu insanın kalbinde harman edip, dorukta hissetme...
aşk... karşıkık bulunca çok lezzetli bir bal,tek taraflı acıyı yaşayınca bir zehir...
seninle aldığım her nefes için binlerce teşekkür aşk...
zannımca genel bir tanımına ulaşmanın imkansız olduğu, herkesin kendince ve kendi yaşadıklarına göre tanımlayacağı, çünkü açıklanamayan, ancak hissedilen bir duygudur.
yerini zamanla sevgiye bırakmasından korkulan şey. heyecan aşaması.
insanın karşısındakini deli gibi arzuladığını anlaması için korkular vesaire ile çevrelenmiş bir daireye ihtiyacı yok. sevgilisinin dolgun dudaklarını ve pembe eteğinin içindeki baştan çıkartıcılıklarını görmek her şeye yetiyor.
gerçekten.
tabi beyaz, incecik bir benetton hırkamsısının altından "avuçlarına al beni" diye bağıran yerlerinden bahsetmiyorum.
ya da simsiyah, parıldayan güzel saçlarından,
ya da gözlerinden.