--alıntıdır--
MEVLA'nın her şeydeki sırrı SABıRdır.
Acıya sabredersin adı "METANET" olur,
Açlığa sabredersin adı "ORUÇ" olur,
insanlara sabredersin adı "HOŞGÖRÜ" olur,
Dileğe sabredersin adı "DUA" olur,
Duygulara sabredersin adı "GÖZYAŞı" olur,
Özleme sabredersin adı "HASRET" olur,
Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur...
--alıntıdır--
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.
Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.
Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.
Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...
Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.
Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen
iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi
kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.
Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.
Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.
Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.
Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.
Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.
Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
illet-i kara sevda. meşru olmadıkça devam eden, meşrulaşınca biten.
ne demiş cemal süreya; "aşk meşru bir şey olamaz, o da şiir gibi meşrulaşınca ölür."... işte budur!
mantığın duygulara yenik düştüğü, insana bir elektrik direğine bakarken bile çeşitli anlamlar yüklemesini sağlayan (o direğe) ve bütün seremonileri alt-üst eden duygular yığılması.
''aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur'' antoine bret
''aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır'' balley
aşkla ilgili söylenmiş çok güzel sözler olmasına rağmen bana göre aşk zihnin tutsaklığıdır . çünkü aşık olduğumuz zaman birşeye tam konsantre olamayız , aklımız hep ondadır . sağlıklı düşünemeyiz , onu görünce heyecanlanırız , kalp atışları yükselir . bu semptomları tanımadığımız biri devamlı olarak yaparsa salak damgası yapıştırırız . işte bu yüzden aşk zihin tutulmasıdır , kısacası salaklaşma durumudur.
kasıntı bir kalıntıdır. aşk üzerine binlerce entry girilir şudu budur tanımlar sıkılır geç abi hepsini şu saçma ortama onun size verdiği aşkı yazmaya kalkışıyorsanız eğer siz aşk nedir bilmiyorsunuzdur...
kaybettiğini anladığın en umutsuz anlarda bile tesadüflerin olacağına inanmaktır. ve o tesadüf denilen şeyin aslında bir tesadüf olmadığını ortaya çıkarmaktır.
dönüp dolaşıp aynı yere gelmektir aşk. tekrar, tekrar, tekrar...
ama bıkmamaktır. o'nu düşünmekten, her sabah aynı buruklukla karışık sevinçle uyanmaktan, kıskanmaktan, şefkat duymaktan, istemekten, sevmekten...
kaybetme korkusu kalbinizi titrettiği an, yanınızdaysa ellerine sarılıp ağlayasınız gelir. göğsüne yatıp saatlerce ağlayasınız... aşk, sebepsiz ağlayıp, sebepsiz gülmektir.
aşk, olmaması gerekendir. hataları gizler, dünyayı pembe bir perdenin arkasından gösterir.
aşk, karmaşıklıktır. hem acı hem tatlı, hem sert hem yumuşak, hem soğuk hem sıcak, hem gözyaşı hem sevinç... bazen de hissizlik...
sıradan bir gündü herşey bir anda gelişti. önce ben baktım çekinerek, sonra o çekindim ilk başlarda, belkide yakıştıramadım kendimi ona konuşamadım bir türlü. içimdeki ses tam sırası derken. ben kendimi tutar olmuştum. Yok yok odamı beni tutuyordu ne. yaşamak istiyordum sanki onu bütünleşmiş tek bir kalpte. ama nasıl ne yapmam gerekirdi. baksana oğlum ellerin titriyor onu görünce, kalbin ağzından çıkacak biraz daha hızlı atsa. git konuş diyor içimdeki ses. Tamam bugun konusmamı yapacağım ama ya kabul etmez ise. Ya oğlum saçmalama onunda gönlü var sende. oda titriyor seni görünce. oda yaklaşmak istiyor benliğinde.
Tamam Tamam Gidiyorum..
Selam şeyyy e ben.. ile başlayan konuşma gittikçe uzuyor taraflar arasında. sonrasımı. Birlikteyiz işte. O bende, ben onda tek bir kalpteyiz sonunda.
Artık benim içinde Aşk'ın değişik ifadeleri var.
onu inciteceğim diye elinden tutmaya çekinir olmuşum. Sarılamıyorum yanlış anlar diye. hafifce bırakıyorum parmak izlerimi vücudunda. Dudaklarında mühür oluyorum sonunda. ayrıldığımız an ın 10. dakikasında hüzün kaplıyor yüreğimi. Ya yarın onu göremezsem.
Ya ona bişey olursa.. kendimden vazgeçmişim ben, yeterki ona bişey olmasın diye cümleler kurar olmuşum bak.
Ben kendi yazdığım Aşk oyunumu oynuyorum. Başrolde 2 kişi
Sen ve ben.
aşk deyince hakan yeşilyurt sarkıları: Azalır geceler
Bu dertler biter
Sen üzülme, sen üzülme
Ölürüm sana ben Uzun uzun anlatılmaz
Tel bildiğim sen aşksın
Senin için yaşıyorum
Herşeyimsin sen aşkım.. Değişir mevsim
Yine yaz gelir
Sen üzülme, sen üzülme
Yanarım sana ben Uzun uzun anlatılmaz
Tel bildiğim sen aşksın
Senin için yaşıyorum
Herşeyimsin sen aşkım