çoğu insan başkasına aşık olduğunu sanarak farkında olmadan kendine olan aşkını dile getirir ki, narsizm denen bu olguyu ancak uzman psikoterapistler tanımlayabilir.
yoktur, en azından günümüzde. insanlar kendilerine en azından cinsel açıdan tatmin edici birini bulup kişiliğini bile önemsemeden ona bağlanıp buna aşk diyorlar. bunun ne kadar saçma olduğu da sorgulayıp araştıran deneyimli insanlar tarafından fark edilir. ki çoğunluk hayatlarını hiçbir şeyi fark etmeden, önemsemeden kendi halinde toz pembe mutlu bir şekilde sürdürmektedir. eksileyip toz pembe hayatlarınıza devam edebilirsiniz. okuyanlara teşekkürler.
denizde yüzen foklar gibidir aşk. uzaktan bakınca neşeyle gülüyorlar ama onlara yaklaştıkça sanki hiç orada olmamışlar gibi kayboluyorlar. aşk var mı , yok mu bilemiyorum, aynı o foklar gibi.
Oldukça soyut bir kavram. Varlığı şüpheli. Sevgili anlamında zaten yok denecek bir duygu. Kime kendimi aşık hissettiysem hepsi gitti. Gitmeseler bile, benden bu his çekip gidecekti. Yani bu nedenle aşka inanan bir insan değilim.
bir insanın günden güne kendini bitirmesidir bana göre. hatta şu şekilde de örnek verebilirim: ''Peki ya oksijen bizi ortalama 70-80 yılda öldüren zehirli bir gazsa ?''. peki bu aşk da bizi günden güne öldüren duyguların toplamıysa ? işin içinden çıkamıyorum.
üzerine yazılan şiirlerin, şarkıların ve yazıların haddi hesabı olmayan kavramdır. aynı zamanda da bi şanstır. kavramlarla tanımlarla uğraşmaya gerek yok aslında. tek yapılması gereken sadece değerini doğru zamanda bilmektir. gerisi teferruat zaten. umarım ki hepimiz bunu yapabiliriz. tekrar.