Ben aşka inanmıyorum. Çunku ask aslında bizim uydurdugumunz karsi cinse duyulan asiri sevgiye verilen ad. Fakat aslinda bu asiri sevgi erkekler de koruma ve ureme ic gudus kadinlar da ise korunma ve ureme ic gudusunun bir tezahürüdür. Yani siz suana kadar dizilerden filmlerden okudugunuz nice ask kitabindan kendinizi soyutlarsaniz aska aslinda gereginden cok fazla anlam yuklendigini ve askin merkezinde koruma/korunma ve urem icgidusunun yattigini rahatlikla farkedebilirsiniz.
Asosyal bir insandım,Aşktan falan hiç anlamazdım dalga geçeredim sevgili olanları görünce.Doğduğum yere gittim almanya'ya 1 aylığına tatil gibi ,dedim belki karı kız bulurum eğlenirim falan fıstık.internetten bir kızla tanıştım arkadaşlarım aracılığı ile izmirde oturuyormuş.konuştuk ısınmaya başladım.sonra bana up uzun bir mesaj yazdı ve seni seviyorum dedi.hayatımda ilk defa birisi beni karşılıksız sevmişti.Aylar geçti buluştuk.ilk buluşmamızda bile sanki 2-3 yıldır birbirini tanıyan insanlar gibiydik hiç utanmadık birbirimizden.birlikte olduk her buluştuğumuzda ayrılınca ağlıyordu.özlüyorduk birbirimizi.Farklı şehirde yaşadığımızdan dolayı toplam 3-4 defa görüştük.son görüşmemizde ise kavga ettik ayrı ayrı yerlerde yattık sonra kalktım haklı olmama rağmen özür dileyip yanıma getirdim.gece masustan yorganı attım üzerimden ne yapacak diye..üzerimi örtüp ağlayıp seni seviyorum dedi sarıldı ve uyuduk.O An yaşadığım mutluluğun tarifi yoktu.aylar geçti ve hayatının yalan olduğunu bana ihanet ettiğini öğrendim.ayrıldık, ayrıldıktan 2 gün sonra başka bir adama seni seviyorum dedi.işte onu diyene kadar aşk buydu sanırım.Aşk benim için izmirde alsancakta el ele onla gezerken yaşadığım şeydi.Erkek olmama rağmen onun için döktüğüm göz yaşıydı.Kalbimde umutlarımda izmirde onun yanında kaldı.aşk mı bilmiyorum nerede acaba..
onu tanıyana kadar aşk nedir bilmezdim.
aşkı da sevmeyide o kadından öğrendim.
Bir varlığı tutkuyla ve nâmütenâhî bir ozlemle sevme. Ayaklarını yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştuysan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz sevda.
Ulan 8000 tane bilim adamı çözememiş siz bir başlık altında mı çözeceksiniz mevzusudur.
ha ne olduğuna gelince;
zamanında köyün birinde ağaç dalında sallanan bir armut varmış, gün geçtikçe bu armut eskimiş çürümüş. bununla kalmayıp 'r' 'u' 't' harfleri silinmiş. diğer harfler gidince dımdızlak ortada kalan 'am' çok geçmeden köydeki eşek sever kardeşlerimiz tarafından farkedilmiş. Ağaç çok uzun ve ulaşılması güç bir yerde olduğu için kimse bir türlü 'am' a ulaşamıyormuş.
Köyün ileri gelenleri tarafından inşaa edilen merdivenler bile kimseyi 'am' a ulaştıramamış. 'am' gün geçtikçe herkes tarafından arzulanır olmuş. köylüler o kadar kendilerini kaybetmişler ki 30 kişi birden ağacın altında yatar olmuşlar. sonra bir gece köyün ileri gelenlerinden Berkecan Dede onları oracıkta bir güzel becermiş ve alayı ibne olmuş.
aşk
1. bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu.
"Ondaki yurt aşkı, sonsuzdu"
2. iki ayrı cinsin birbirine karşı duydukları bedensel ve ruhsal güçlü duygu, sevgi ilişkisi.
"Ona olan aşkını dile getiremiyordu" eş anlamlısı: sevi
3. sevgili. Sen arkadaşımın aşkısın
4. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duyarak harekete geçmek.
5. heyecanlanmak, coşmak.
En güzel duyguları yaşatan sonra da en hüzünlü günlerin yasanmasiyla son bulan muazzam bişey.Ne diyordu şair ; aşk,aşk öyle bişey ki ne onunla ne de onsuz olmuyor