dunyanın en guzel seyıdır. Karsılıkıysa tadımdan yenmez, sureklı sırıtmanıza yol acar, uykuları kacırır. Her seye ragmen herkesın yasaması gereken bır seydır.
Not:evet sozluk ben de asıgım.
insanların belki de hakkında en çok konuştukları konu olan "aşk"ı bilim insanları araştırdı. ABD'de bulunan Villanova Üniversitesi'nden uzmanlar kimlere aşık olduğumuzu araştırırken psikoloji dergisi Psychologies'in Fransa edisyonu da psikiyatr ve psikanalistlere "aşık olduğumuzu nasıl anlarız?"diye sordu.
Milliyet'in haberine göre, Villanova Üniversitesi, sosyal psikoloji bölümünün yaptığı araştırmalar sonucunda insanları karşı cinste, karşı kutupların ve negatif özelliklerin çektiği ortaya çıktı. 72 kişi üzerinde yapılan araştırmada katılımcılardan 24 kişilik özelliğini iyiden kötüye doğru puanlandırmaları istendi. Daha sonra da katılımcımlar kendilerini bunlardan dördü ile tanımladılar. Bunun ardından katılımcılara karşı cinsten kişilerin fotoğrafları gösterildi ve çekici buldukları kişileri de ilk listeden dört özellik ile tanımlamaları istendi.
Katılımcıların çekici buldukları ve beraber olmayı istedikleri kişilere kendilerini tanımlamak için kullanmayacakları kelimelerden biriyle niteledikleri görüldü. Bu nitelemelerde de dağınık, sakar, unutkan gibi negatif özelliklerin kullanılması dikkat çekti.
Peki karşı cinsten birinden etkilendiğinizde ona aşık olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?
Psychologies dergisi bu soruyu psikiyatr ve psikanalistlere sordu. Fransız psikanalist Alain Guy'a göre aşk tamamen bilincin dışında oluşuyor. Guy'a göre "Aşk ve bilinç iki ayrı şeydir. Aşk bir büyüdür, bilinçsizliktir. Hiçbir şeye mantıklı yaklaşamama halidir."
Sadakat aşk belirtisi değil:
Bir çok psikiyatr da aşkı bir alt üst olma hali olarak tanımlıyor. Hatta psikiyatrlar aşkı, kişinin farkında olmasına rağmen mantıksız davranmaktan kendini alıkoyamadığı obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna benzetiyor ve aşkta bu halin 6 ay ila 1 yıl arasında devam ettiğini söylüyorlar. Uzmanlara göre aşık olunanın her saniye akılda olması ve çok özlenmesi de aşkın diğer belirtilerini oluşturuyor. Uzmanların aşk konusunda hemfikir oldukları bir başka nokta da sadakatin bir aşk belirtisi olmadığı.Psikiyatrlar sadakatin tamamen bireysel ahlakla ilgili olduğunu söylüyorlar.
"kalp, kalp kası olarak bilinen özel bir tip çizgili kastan oluşmuş, içi boş, kendiliğinden kasılma özelliğine sahip kuvvetli bir pompadır."
kurulan hayaller, yaşanılmak için planlananların %90'ıdır. planlarımız ise hayatımızın kaderde olmayan kurgularıdır.
bu yüzden; insan yaşayamayacaklarının hayallerini kurmalı.
***
"içi dolu olmalı, dopdolu.
beni gördüğü an kasılmalı, artmalı atışları."
bu da benim hayalimdi genç hanım. ne olmuş yani oldurtamadıysak, satmadık en azından...
aşk savaşmaktı, emekti, uğraştı. aşk, senin gelmemen değildi hiçbir zaman.
tamam, "sen kal orada, ben gelirim." diyemezdim, sen oradan kaçmaya çalışırken. ama;
bekle deseydin, beklerdim... demedin, ben yine de bekledim.
inanmaya çalıştım kendi planladıklarıma, kaderimde olduğunu kurguladım. kurgularım hayallerim oldu bu sefer...
ben bunları yaparken sen hala oradaydın, yalnızlığınla başbaşa, yalnız bırakıldığın yerde.
ben hala bekliyorum ama, "ben gidemiyorum, sen gel" demedin. neden?
"neden bunca insan yalnızken, bunca insan yalnız?"
temelinde size sadık olma potansiyeli olan özel bir kadınla öümrünüz boyunca seks yapma iseiğinizle doğru orantılıdır. bu kadın sizin için yemek yaparsa daha güzel olur tabi bir de.
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
kesinlikle duygusal bir yanılgı olarak görüyorum. bittiği anda dönüp ardına baktığında neler yaptığını anlaman zor olmaz ve pişmanlıklarınla artık başbaşayasındır.
kişiden kişiye değişen; herkesin, kendi düşüncesinin doğru olduğuna körü körüne inandığı sorunsaldır.
imkansızı istemektir bazen.
asla elde edemeyeceğini bile bile ısrar etmektir.
gözlerle anlatmaktır her şeyi; dil tutulur söyleyemez hiçbir şey.
senin eriyip bitmene karşı, karşı tarafın her şeyin farkında olup artistliğinden taviz vermemesini bile kabullenmektir.
karşıdakinin bi taraflarını tavan yaptırmak, umursanmamak, acı çekmektir.
belki de onu vazgeçilmez yapan; çektiğin acıdır, öyle mutlusundur.*