beşeri,platonik ve tasavvufi olarak 3 e ayrilir
tasavvufi aşk: Allah a duyulan aşk
beşdari aşk: yaratilana duyulan aşk
platonik aşk: yaratilana duyulur yaratanin haberi vardir fakat yaratilanin haberi yokdu eski divan edebiyati şairleri daha çok platonik aski konu edinmişlerdir tabi tasavvufi şiirler daha tutulmuşdur .
garip bir şeydir aslında, ilk olarak benim için tip değil, karakter önemli dersiniz fakat aşık olduğunuz kişi sizi üzse bile terkedilmekten korkarsınız, onu kaybetmekten falan üzmesinin nedeni de karakter farklılığıdır aslında. e niye ayrılmıyorsun o zaman diye sorası gelir insanın, kaşı gözü için tabii ki neyi için olacak.. cinsel bir çekimdir aslında, yoksa kimse karakter için birbirine aşık olmuyor, yani ben hiç görmedim. kısa bir heyecandan sonra üzüntü vermekten başka bir şeye yaramıyor malesef.
kumarla eşleştirilir. oysa kumardan çok daha tehlikelidir.
kumarda kağıtlar bellidir, gelecek hamlenin olasılıkları hesaplanabilirken aşkta olasılıklar sonsuzdur. acı olan, hiçbir aşk denkleminin sonucu sonsuz çıkmaz. her aşık, her ihtimale net gözüyle kalbini yatırır ve genelde batırır!
düşünürsen, çok istersen olmaz. ne zaman umrunda olmadı ama gerçekten umrunda olmadı, işte o zaman gelir. ve sen bazen bunu göremezsin. nasip kısmet bi yerde. çok da şeyapmayın dindoşlarım.
aşk Adem ile Havva arasında başlayıp, onların da çocuklarının arasında zinaya yol açmasına neden olan ve hatta sonucu Adem'in ilk oğullarından birisinin ölmesine neden olan eylemdir. Aşk, bu güne dek hep kavgaya, şiddete neden olabilecek bir eylem olarak nesilden nesile aktarılmıştır.
Aşık olmak anlık bir şey. birden herşeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu. insan karar vererek aşık olmaz, sadece bir bakar, olmuş.
biraz daha yanmakmış aşk.
az biraz hüzünmüş.
gözlerin dolu dolu olmasıymış,
gülmekten ve ağlamaktan.
durmakmış.
susmakmış.
avazın çıktığı kadar haykırmakmış ismini.
her şiiri ona yazmak,
onu anlatmakmış herkese.
durmakmış.
yorulmak ama yılmamakmış
onun için yaşamamış aşk.
özlemekmiş.
aranda mesafeler vardır. çok büyük mesafeler. onu göremezsin konuşamassın. bu senin içini yakar. salak saçma gezersin. rüyalarına girer uyku uyuyamassın.