insan güzel bir tenin altındaki çirkin niyetleri
göremeyecek kadar kör olamazsa gerçek anlamda aşık olamaz.
büyük aşklar, doğuştan kör olanlar içindir.
"bir önyargı biçimidir aşk.
ihtiyaç duyduğun şeyi seversin,
sana iyi bir duygu veren şeyi,
işine geleni.
dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin?
ama asla tanımayacaksın o insanları..."
en çok entry girilen şeylerdendir. bi kez yaşadım çok acı verici. ikinci geliyor gibi. gelmesin arkadaş mutlu olmak istiyorum ben. tanımlanamıyor yahu.
Anlamı olmayandir. Sadece yasanabilen, yasayinca anlaşılabilen bir gercekliktir. Bazen insanı anlamsız düşüncelere sevkedebilendir. Bazen aglatabilen, bazen güldürebilendir. Kısaca karmakarışık biseydir ask.
birbirine bakarken, dünyanın en yakışıklı adamına/en güzel kadınına bakıyormuş hissi verir aşk. emin olmaktır, huzur bulmaktır, büyüsüne kapılmaktır, gözlerini kapattığında karşında olandır. onsuzken bile her an aslında onunla olmaktır, o duysun duymasın adını dilinden düşürmemektir.
Djikic & Oatley, 2004de yer aldığı şekliyle 6 çeşit aşk çeşidi varmış.
1. Eros: Tutkulu aşk diyebileceğimiz, ilişkide tatminle ve ilişkinin sürmesiyle doğrudan bağlantılı olduğu düşünülen bir aşk tipidir. Eros tipi aşıklar ilişkide risk almaya, kendilerini olduğu gibi ilişkilerine adamaya meyillidirler. Bu nedenle güçlü bir egoya sahip olmaları gerekir.
2. Ludus: Aşkı iki kişi arasında oynanan bir oyun olarak görür. Ve bu oyunun kuralları arasında monogami kesinlikle yoktur. Bu tür âşıklar için ilişkiler pek derin bir anlam taşımaz. Bu nedenle bu tip, ilişki tatminiyle ters orantı içindedir.
3. Storge: Ayakları yere basan bir aşk tipidir. Midedeki kelebeklerden çok arkadaşlığa önem verir. Bu nedenle gelişmesi, Erosun tersine, zamana ihtiyaç duyar.
4. Pragma: Aşka büyük ölçüde mantıksal olarak yaklaşır. Önemli olan, karşıdaki insanın nitelikleridir. Bu aşık tipleri için en önemli olan şey kafalarında tasarladıkları insanı bulabilmektir. Tutku gibi Erosu hatırlatan özelliklere odaklanmazlar. Pragma tipi aşk, uzun süreli ilişkilerde tatmin ile ilişkilidir.
5. Mania: Bağımlı aşık tipine işaret eder. Özgüveni genelde düşük olduğundan karşıdaki insana büyük ölçüde bağımlılık geliştirir (bağlılık değil, bağımlılık!). Bu aşıklar ilişkide duygusal açılıma çok açıktırlar. Mania tipi, ilişki tatminiyle ters orantılıdır.
6. Agape: Karşılık beklemeyen, taleplerde bulunmayan aşık tipidir. Sadakat, özgecilik, idealizm gibi kavramlarla özdeşleştirilir. Partnerini kendisinin önüne koyar. O mutlu olmadıkça ben mutlu olamam ya da O acı çekeceğine ben çekeyim daha iyi gibi düşünce yapıları bu aşık tipine örnek gösterilebilir.
aşk sümeyradır. sümeyra aşk. Yıldırım gibi düşer insanın yüreğine. yakar kül eder. dilin tutulur bişey söyleyemezsin.yüreğin minik bir serçe gibi çırpınır durur.onu görünce kalbin durur. ikinci bakışında yeniden hayata dönersin.o çok yakınında durur ama ona dokunamazsın. nasıl dokunabilirsin ki kıyamazsın. aşk yerini unuttuğun yüreğini hatırlamaktır. aşk sen varsan güzeldir.
uykuların kaçar. yolda düşünürsün , yatakta düşünürsün , arabada otobüste düşünürsün. gelsin istersin yanına. kalp atışlarını hiç normale dönmesin istersin. dönmezde zaten. hep ağzında atar adeta. sonra hiç bitmesin bu his diye düşünürsün. ama nafile.
bir daha acıkacağını bile bile yersin , titanic'in sonunda battığını bile bile izlersin , Romeo'nun zehirleyip kendini öldüreceğini bile bile okursun yine de vazgeçmezsin. Bitecek korkusuyla bir şeylere başlayamazsın zaten. en iyisi aşkın uğrunda yol kat etmektir.
athena'nın macera adlı şarkısında tanımını açık ve net bir biçimde yaptığı, nefrete çok yakın olduğuna inandığım tuhaf ve sevimsiz duygudur. Bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar sonucu platonik aşkların daha mutlu ettiği sonucuna ulaşmalarıyla kısa süreli bir şoka bağlı beyin felci geçirmişliğim vardır.
yaratandan başka hiç kimsenin önünde duramayacağı, yeryüzünün en güçlü olgusudur. öyle güçlüdürki, karşısına ne çıkarsa çıksın kendi fırtınasına katıp götürür.