insan güzel bir tenin altındaki çirkin niyetleri
göremeyecek kadar kör olamazsa gerçek anlamda aşık olamaz.
büyük aşklar, doğuştan kör olanlar içindir.
sertab erener ve demir demirkan ikilisinin konserlerinin en güzel anıdır. ikisi de o kadar duygulu söyler ki şarkıyı insanın aşık olası gelir. birbirlerine bakıp da şarkıyı söylemeleri şarkıyı daha da güzelleştiriyor.
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır, ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. Her iki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.
Aşk sadece bi kez yaşanır çünkü insan o kadar yoğun bi duyguyu başka bi kişiliğe bi kez daha aktaramaz diye düşünüyorum. Hani belkide sever, hatta çok sever ama 2.defa aşık olunmaz. Aşk bence, önüne kusursuz olan bi sürü şeyi, insanı, kişileri koyupta hiç birşeyi ona değişememektir."Dünyalara değişmem" misali. Aşık olduğun insanın çirkin olduğunu bile bile yüzüne baktığında dünyalar tatlısı bi insanmış gibi görürsün. Adını duyduğun zamanlar içini sıcacık bişeyin kaplaması ve yüzünde utanç bir ifadeyle gülümsemektir bence. Uyurken yastığına sarılmaktır bazen ona sarıldığını hissederek. O yanındayken aslında onca eksik olan şeylerin oldugunu bildiğin halde sanki herşeye sahipmişsin gibi hissetmektir. Hatta bazen onu tutup, kutuda saklamak istemek bence. Hiç kimsenin onun gözlerine bakmasını bile istemezsin. Tut bıçağı kes gözlerini ve kalbinde sakla. O derece kıskanmak işte. Aşk çok güzel fakat sonu hep acı. Henüz hiç acı bitmeyen bi sona rastlamadım çünkü. Ve birde, hoşlanıpta kendini aşık sanan insanlar beni ateşler arası hastalık hastası ediyor o derece sinir. Sen git "onu istiyoom ben ühühüğhğğ" dee. Sonra 2 gün geçsiin, "ya ben başkasına aşık oldum yeaaa" de. Alacaksın kalbini atacaksın. Bir boka yaramıyor zaten.
terazinin kefeleridir. bi taraf hep daha az çeker ve aradaki fark arttıkça her zaman yoğunlukta artar. çünkü umutsuzluk, imkansıza ulaşma isteğinden beslenir.