aşk

entry15917 ↑ galeri795
    8438.
  1. bana bu ruh halini yaşattığı için asla affetmicem.. aşk böyle bir şey işte, kendini adam yerine koydurtup laf anlattıran..
    0 ...
  2. 8437.
  3. hiç kimsenin, birinden kopmak istemediği bir hale gelene kadar anlamayacağı ve anlam veremeyeceği 3 harfli.. lan..
    1 ...
  4. 8436.
  5. en güzeldir. en çok özlenendir.
    0 ...
  6. 8435.
  7. ilk başta hissedilen keskin koku gibi, alıştıkca varlığı unutulan..
    0 ...
  8. 8434.
  9. ilk başta herkesin var zannettiği sonrasında ise yok saydığı saçmalık. *
    0 ...
  10. 8433.
  11. 8432.
  12. sınırları çok keskin.. sanki sürekli içinde kalman gereken çember gibi.. o çizginin dışına çıktığın an, aşk, en çok korktuğun şeye dönüşüyor.. çıkmadığın zaman en sevdiğin şeye.. ama asıl sorun şu ki o çember sürekli daralıyor.. ve her geçen gün çizgiyi aşmamak daha da zorlaşıyor.. bu yüzden zor..
    1 ...
  13. 8431.
  14. 8430.
  15. kimisi için mutluluk kapısı, kimisi içinse işkence odası kapısıdır.
    1 ...
  16. 8429.
  17. 8428.
  18. &feature=related
    1 ...
  19. 8427.
  20. insanın hayatını değiştiren müthiş duygu.ya hayata tutunursunuz yada hayattan soğursunuz sayesinde.
    1 ...
  21. 8426.
  22. --spoiler--
    Senin aşktan yana nasibin
    varsa;
    Dokunsan da yanacaksın
    dokunmasan da.
    iyi bil ki;
    Bazıları hasrette yanar bazıları vuslatta.
    --spoiler--

    (bkz: Hz.Mevlana)
    3 ...
  23. 8425.
  24. aşk var veya yok durumuna değil de karşılıklı aşk mevzusuna değinmek gerekirse aşk hiçbir çiftte %50 %50 eşit oranda değil kanımca. illa ki bir taraf daha çok sever ve sevilen taraf bunu hissettiğinde aşk bir kabusa dönüşür. kullanır çünkü seveni. tecrübeyle sabittir. ayrıca nice örneklerine de rastlanmıştır. aksini iddia eden varsa tartışmaya açığımdır...
    1 ...
  25. 8424.
  26. artık varlığına inanmadığım duygudur.
    1 ...
  27. 8423.
  28. "Aşk" adını unatacak kadar kaybetmektir kendini..
    2 ...
  29. 8422.
  30. Hiç gitmeyecek zannettiğimiz insanlarla hiç bitmeyecek gibi yaşadığımız bir şeydi aşk belki.

    Ya da alışkanlıkların ortaya çıkarttığı bir şeydi.

    Nefes almayı bile ona bağlayan bu duygu, yoksa bağımlılık mıydı?

    Onu uyurken izlediğin zamanlarda içini kaplayan şey miydi yoksa aşk?

    Yanında kendini rahat hissetmen, kollarındayken hiç korkmamaktı belki de. Güven miydi acaba?

    Başını omzuna yasladığında duyduğun huzur muydu?

    Başkasının ona baktığını gördüğün anda içinde kabaran öfke, kıskançlık mıydı?

    Çok sinirlendiğinde, bunu bana nasıl söyler dediğinde ortaya çıkan o kızgınlık mıydı?

    Bunu nasıl yapar, nasıl hatırlamaz, beni nasıl anlamaz dediğindeki o hayal kırıklığı mıydı yoksa?

    Tek bir vücut olmayı istediğinde, teninin tenine değmesine duyduğun özlem had safhaya çıktığındaki tutku muydu yoksa aşk?

    O ağladığında çocuk gibi, içinin acıması mıydı?

    Onun üzüntüsünü keşke ben çeksem dediğindeki ruh hali miydi?

    Yoksa o üzüntüyü geçirmek için bir şey yapamayacağını anladığındaki çaresizlikle karışık hüzün müydü?

    Hastalandığında ateşi düşsün diye başında beklemek miydi aşk?

    Üstünü açtığında sanki annesi gibi tekrar örtmek miydi, şefkat miydi?

    Onun için vazgeçtiğin, yeter ki o olsun dediğin şeyler miydi, fedakarlık mıydı yoksa?

    Sesini duymayı, yüzünü görmeyi, nefesini, kokusunu özlemek, hasret çekmek miydi?

    Onun için harcadığın onca şeyin toplamı mıydı, emek miydi?

    Onu öptüğünde başının dönmesi, her gördüğünde midendeki o kramp mıydı, heyecan mıydı?

    O konuştuğunda, dünya üzerinde başka canlı kalmamış, tek o varmış gibi bakmak mıydı, hayranlık mıydı?

    Onu herkesten korumak istemek miydi, anaçlık mıydı yoksa?

    O gittiğinde kalbini söküp çıkartmışlar gibi hissetmek miydi yoksa, acısı bile güzel diyebilmek miydi aşk?

    Ve aşk biter miydi?

    Bir kere sevdiysen, aşkına tutulduysan bu geçici bir şey olabilir miydi?

    Hiçbir şey olmamış gibi davranabilir miydin?

    Yeniden sevebilir miydin?

    Yoksa bunların hepsi miydi aşk? Tek bir şeyde aramak yerine hepsinin içinde olduğu o sevdamız bilmeden aşk mıydı yani?

    Neden bu kadar kolaydı peki vazgeçmesi, terk etmesi?

    Pişmanlık da aşka dahil miydi?

    Yoksa aşk sadece saf duyguların işi miydi?

    Aşk bazı şeylerle başa çıkar mıydı yoksa bazı şeyler olduysa dönüp bakmadan gitmek mi gerekirdi o aşkı hala temiz tutmak için?

    Aşk neydi, neden bu kadar yakmıştı canımızı?

    Daha ne olduğunu bilmeden biz nasıl girmişti kalbimize, aşk neydi sahiden? Cevabı var mıydı, tarifi mümkün müydü?
    4 ...
  31. 8421.
  32. öyle keskin kokar ki aşk, şöyle bir soluksuz kalırsın ,ölüm pahasına tutarsın son nefesi, o keskin koku bütün hücrelerini yakar. Dayanamaz bir nefes daha alırsın bir daha hiçbir şey aynı kokmaz!
    1 ...
  33. 8420.
  34. 8419.
  35. --spoiler--
    bulduğu her parayla bakkala koşan
    bir çocuk olarak karşındayım, benim
    aldığım en büyük hazzı seninle paylaşabilirim..
    --spoiler--
    1 ...
  36. 8418.
  37. toyluktur. yaşanmamışlıkların ilk olarak nefes bulduğu andır. belki deliliktir, belki heyecan. aşk ilk ve son olandır. hayatta bir kez yaşanandır. ellerin titremesi, dudakların kuruması, garip bir kıpırtıdır. sonrayı düşünememektir. arzulamak ve en önemlisi kavuşamamaktır. özlem duymak, ama bir türlü bu özlemi dindirememektir. belki tek taraflı hissedilendir, ki bu daha da acı veren, verdiği acıyla, garip bir zevke dönüşüp dolanmasıdır bedende. ne bileyim garip bişeydir aşk. ama bence ulaşamayacağını istemektir.
    1 ...
  38. 8417.
  39. bazen ilk görüşte, bazen uzun zaman sonra fark edilen hem güzel hem çirkin pis bi şey işte!
    2 ...
  40. 8416.
  41. Aşk en ilahi biçimiyle adalettir.
    (bkz: Pierre Leroux)
    1 ...
  42. 8415.
  43. bazen;
    tüm anlamlı sözlerin, bütün özel şarkıların ikiniz için yazıldığını düşünmektir..
    1 ...
  44. 8414.
  45. kitaplarda okudum, şiiirlerde söyledim, şarkılarda dinledim seni aşk.
    çok acı çektiriyormuşsun uğradığına. bana hiç uğramadın ama. acı çekmemi mi istemedin yoksa?
    tatlıymış senin acın, çekmeyen anlayamazmış. ben çekmedim. hiç bilmedim seni. ilgiler, hoşlantılar, takıntılar sarmış hep beni...yer açmamışım sana.
    bak aslında suçlu benmişim. sana yer ayırmamışım ki! istememiş miyim yoksa seni? ya da korkmuş muyum senden? belki de bana ağır gelirsin sen. taşıyamam o küçük kalbimde, ezilirim ağırlığında.
    nasıl bir şeysin ki sen, hem gel diyorum hem gelme!aklım karışıyor, gel diyorum galiba. tamam....tamam karar verdim gel o zaman bana.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük