cevabı olmayan ama herkesin fikir sahibi olduğu sorunsaldır,herkes yaşadıklarını anlamı sanır. ne yazıktır ki bu sorunsal tam anlamıyla hiç bir zaman cevap bulamayacaktır.
belki de herşey sevmeyi bilmediğim içindi..
uçamıyormuşum gibi geliyor bazen..anlam veremediğim şeyler bunlar benim..
tek isteğim seni çok sevmek.
keşke sende bana güvensen sana güvendiğim gibi bilsen kimseleri görmediğimi,göremeyeceğimi.
yarım kalıcam yine sensiz..bensiz..
olmayacak geçtiğimiz sokak olmayacak gölgemizi yaratan sokak lambaları..
Hani derler ya insan aşık olunca herkesi herşeyi siler gözünde. Gerçektende öyle aşık olduk mu kimseyi görmüyor kalbimiz. Bunun büyük bir hata olduğunu terk edildiğimiz gün anlıyoruz. Ama o gün herşey için geç kalmış oluyoruz.
ağır bir terk edilişten sonra 3 yıldır falan benim yakınımdan geçmeyen duygudur. duyguların en güzeli, sizi en kolay sarhoş edebilenidir. kalp atış ritminizin bozulmasına neden olabilir.
boşaldıktan sonraki sarılmadır. yok eğer boşaldıktan sonra kıçını dönüp bu ne zaman gidecek diye düşünüyorsan bu senin hala evrimini tamamlayamadığının göstergesidir. hayvansın yani..
herkes kendine aşık aslında. bu yüzden herkes kendiyle benzeşik birini arar. dinlediğim müziği dinlesin.. beğendiğim filmi o da beğensin.. şuyum aynı olsun, buyum aynı olsun.. kriterler şunlar.. bu bu bu olsun..
bok püsür şeyler..
kendimizi arıyoruz. hiç kimseyi olduğu gibi kabul etmiyoruz. bu durumda kimse bana aşktan söz etmesin. bu zihniyette birinin aşktan bi bok anladığı yok.
başlangıç ve bitişinde dağlar kadar fark vardır. geçen gün izlediğim bir filimde bunu oldukça güzel bir şekilde özetlediler.
başlangıç:
summer'a resmen aşık oldum.
gülüşünü seviyorum.
saçlarını seviyorum.
dizlerini seviyorum.
boynundaki kalp şeklinde olan doğum lekesini seviyorum.
konuşmadan önce bazen dudaklarını yalamasını seviyorum.
gülerken çıkardığı sesleri seviyorum.
uyurken ki halini seviyorum.
bu şarkıyı her duyduğumda aklıma onun gelmesini seviyorum.
bana hissettirdiklerini seviyorum.
sanki her şey mümkünmüş gibi.
yaşamaya değermiş gibi...
ve sonu:
summer'dan nefret ediyorum.
yamuk yumuk dişlerinden
1960'lardan kalma saç kesiminden.
kemikli dizlerinden.
boynundaki ezilmiş hamam böceğine benzeyen lekeden nefret ediyorum.
konuşmadan önce dudaklarını yalamasından nefret ediyorum.
gülerken çıkardığı sesten nefret ediyorum.
bu şarkıdan nefret ediyorum.
bir yanım unutmak istiyor.. bi yandan da,bu evrende beni mutlu edebilecek tek insanın o olduğunu biliyorum..
o kadar çok söz söylenebilir, o kadar çok cümle kurulabilir ki yanyana gelmiş bu üç harf hakkında... ama en kısa, en anlamlı ve yine üç harften oluşan bir kelime açıklayabilir aşkı; acı!