nihayetinde, sabah kahvaltılarının tadı katran gibi olur. Aşk yok, alışkanlık vardır aslında. Her duyguyu tadan bu bünye sanırım aşktan kuvvetlisine şahit olmadı.
aşk biraz sevmek biraz özlemek biraz endişe etmek biraz hüzün biraz heyecan ve bolca tutkudur. ama tablonun tamamına bakacak olursak aşk karşı cinsten belli ve özel birine duyulan cinsel isteğin yontulmuş halidir. sevgi ile aşk farklıdır aşk geçici ve nankördür sevgi kalıcı ve güven vericidir. aşk birden nefrete dönüşebilen komplex bir duygu iken sevgi daha insaflıdır.
aşık olduğunuz kişiyle aynı zaman dilimi içinde aynı şiddette hissedilip yaşanıldığında tadından yenmez. çoğu aşk, önce bir tarafın aşık olmasıyla başlar, daha sonra karşı taraf kendine aşık olanın, kendisine aşkını sever önce ve yavaş yavaş karşılık vermeye başlar. hah işte böyle olduğunda güzel olmuyor o aşk. eğer o'nun size aşık olduğu zaman siz de o'na aşıksanız, aynı şiddette özlüyorsanız of off offff.
sayfalarca tanım yapmaya çalışılabilir hakkında, hatta üstüne birkaç yazar ve şairden de destekleyici alıntılar yapılabilir ancak aşk tanımı yapılamayacak bir şeydir. insanlar aşkın bünyeye bu kadar zarar verdiğini bile bile hala aşka tutuluyorlarsa demek ki tam olarak aşk nedir bilmiyorlar. bu yüzden de aslında doğru tanım yapamıyorlar, yapamazlar, hiçbirimiz yapamayız.
Tek kişilik hayatta, çift kişilik hayaller kurmayacaksın... Kırılırsın..
ANLAMA BENi
Ey Sevgili anlama beni;
Ya da anlaşılmayalım birlikte;
Ben acını çekeyim sessizce,
Sen gül,
Ağlamaklı olalım ikimiz de ;
Biz dinlemeyelim mutluluk şarkılarını
Zaman fısıldamıyor mu zaten
Kulaklarımıza yeterince...
Unutulmasın sessizlik
Kaybolmasın Sesin
Ben de kalsın sadece
Ve dinlesin kainat
Sevginin günü olur
Ama tarihi olur AŞKIN
Mecnun olmuş ya Kays;
işte öyle...
Öylece dinleriz biz de
Okunmaz belki ismimiz
Yazılmaz bir mezarın taşına belki de
Ama konuşulur, anlatılır masum köşelerde
Bir SEN olur bir BEN olur,
Her AŞKIN her aşığın dilinde...