manevi değişkenlik gösterebilen insan'ın zihin boyutunu maddeden soyutlayan hayattan amaç yaşamak için kişinin özüne olan duygu yoğunlaşmasının evrensel bir "anlamı'dır aşk. "freud" ile "kasap nuri" görüşlerini duygu olarak aynı, irade olarak farklı yorumlasa da, yunus'un "gel gör beni aşk neyledi" dizesinde geçen "aşk" insanlığın ortak felsefesidir.
""Aşk, bir bağımlılıktır. Bizi kendimizden uzaklaştıracak, acılara, özlemlere, istenme isteğine duyulan bir bağımlılık. Bir kişiye değildir aşk. Kendimize yaklaştıkça azalan, uzaklaştıkça artan bir vazgeçilmez ego tatminidir.
Sevginin yüceliğini taşımaz. Güvenli alanlarda değildir aşk. Sahip olma isteği ve kaybetme korkusuyla bütünleşmiş, kendine başkaldırıştır. Evet.. Aşk bağımlılıktır Kendimize olan sevgisizliğimizden kaynaklanan bir bağımlılıktır .""
ilk başlarda güzel gelen, insanın yüzünden gülümsemeyi eksik etmeyen bir duygudur. gerçekten de insanın midesinde kelebekler uçurabilir. daha sonra bu duygu yerini sevgiye bıraktığı doğrudur. ilişkinin son evresi de alışkanlıktır sanırım.
nihayetinde, sabah kahvaltılarının tadı katran gibi olur. Aşk yok, alışkanlık vardır aslında. Her duyguyu tadan bu bünye sanırım aşktan kuvvetlisine şahit olmadı.
aşk biraz sevmek biraz özlemek biraz endişe etmek biraz hüzün biraz heyecan ve bolca tutkudur. ama tablonun tamamına bakacak olursak aşk karşı cinsten belli ve özel birine duyulan cinsel isteğin yontulmuş halidir. sevgi ile aşk farklıdır aşk geçici ve nankördür sevgi kalıcı ve güven vericidir. aşk birden nefrete dönüşebilen komplex bir duygu iken sevgi daha insaflıdır.